Herkes için ayrı tedavi

Öncelikle akupunktur uygulayacak hekim, hastaya sorular sorarak ve muayene ederek kişin fazla kilosunun sebebini bulmaya çalışır. Fazla kilolar bazen sadece psikolojik bazen fiziksel ya da başka bir nedenden kaynaklanabilir. Ayrıca doğu tıbbına göre hangi kanalda enerji dengesizliği var, ona bakılır. Asıl sebep bulunmalı ki, tedavi de kişiye özel ve bütünsel olsun. Parmak izi gibi ayrı olan kişilere fotokopi gibi aynı tedavi uygulamak doğru olmaz. Burada kilo verdirmek değil, kilo tedavisi ve kilo kontrolü daha uygun olur.

Önce kiloya neden olan sorunlar bulunuyor

Akupunkturu yapan hekim, aynı anda pek çok hedefe yönelik tedavi uygular. Yani kan dolaşımı, sinir sistemi, hormonlar, bağışıklık sistemi dahil tüm sistemlerin dengeye getirilmesi ve problemin ortadan kaldırılması sağlanır. O zaman sağlıklı ve kalıcı kilo verilir. Fakat akupunkturu sadece iştah kesme olarak kullanmamak gerekiyor. Çünkü diyet bittiğinde kişiler daha çok acıkıyor ve kurumuş süngerin suyu daha çok emdiği gibi daha fazla kilo alıyor. Burada problem akupunktur gibi mükemmel bir sistemden ziyade uzmanın uygulamadaki tarzıdır. İştah kesmenin yanında az ya da fazla çalışan sistem varsa dengeye getirilir. Bu arada kiloya sebep olan problemler ortadan kaldırılır. Kabızlık, boyun problemi, stres veya kronik bir rahatsızlık, alerji kilo vermedeki engellerden sadece birkaçıdır. Bahsettiğimiz gibi sıfır yan etkiyle bu problemlerin ortadan kaldırılması ile kilo kontrolü sağlanabilir. Yeme alışkanlığını sigara ya da alkol bağımlılığı gibi kabul edersek akupunktur sizin duygusal ve düşünsel alışkanlıklarınızı değiştirmede yardımcı olur.

1- Hipotalamustaki iştah merkezinin çalışmasını dengeler ve böylece diyet yapan kişi az yemekle doymaya başlar. Yemek yediğimiz zaman ortaya çıkan endorfin (mutluluk hormonu) salgısının artmasına gerek kalmaz. Çünkü akupunktur tedavisi vücuda endorfin salgılatır. Bu endorfînler sayesinde akupunktur diyet yapmayı kolaylaştırır.

2- Sinir sistemi üzerine etki yaparak hormon sistemi, kan dolaşımı ve gastrointestinal sistem organlarının doğru ve dengede çalışmasını sağlayarak metabolizma hızını ve aktivitesini düzenler. Bu organların çalışmasını düzenleyerek az miktardaki gıdadan maksimum yararlanmayı ve bunların yağ olarak daha az birikmesini sağlar.

3- Mide yanması ve ekşimesi, tansiyon, kabızlık, kan şekerinin oynaması ve stres gibi diyet uygulanırken ortaya çıkabilecek yan etkileri azaltır. Kan şekeri düşmesine ve strese bağlı olarak yaşanan acıkma veya gastrit olgusundaki mide yanmasını bastırmak amacı ile yemek yenilmesini ortadan kaldırır.

4- Bu sayede stresten kaynaklanan ve kilo vermeyi engelleyen hormon ve enzim aktivitelerini düzenler. Çünkü stres sonucu yavaş yeme olmaz ve bedenin yemeği yağa dönüştürme oranı artar. Doğru tedaviyle ‘Yemeği çiğnersen enerji, yutarsan yağ olarak size döner.’

Bunu okuyanlar şunları da okudu: