Kemoterapi ilaçları son 5 yılda en çok gelişmeyi meme ve kolon kanserleri tedavisinde gösterdi. Yeni ilaçlar metastaz olan hastalarda bile yaşam şansını önemli oranda artırıyor.

Soru:

Babam bağırsak kanseri. Tümör akciğer, karaciğer ve kemiklere yayıldı. Kan testinin yüksek çıkmasının sebebi nedir?
Babam (64) 2 yıl önce bağırsak kanseri (malign sigmoid kolon) kanseri tanısıyla ameliyat oldu. Bağırsağının 8 santimlik kısmı ameliyatla alındı. Kemoterapi gördü. Geçen yıl karaciğer ve akciğerinde metastaz ortaya çıktı. Kemoterapi 1 yıl süreyle devam etti. Tümörlerde küçülme olmayınca 8 ay sonra başka bir kemoterapi ilacına geçildi. 1.5 ay önce yapılan bilgisayarlı tomografi sonucunda karaciğerdeki nodulun silindiği, akciğerindeki nodülde bir değişiklik olmadığı tespit edildi. Geçen ay yapılan kontrollerde ise karaciğerdeki tümörün tekrarladığı, ek olarak kemiklerde de metastaz saptandı. Doktorlar “Yeni bir kemoterapiye başlayacağız” dedi. Babam aynı zamanda şeker hastası. Cea değerleri 6 ile 8 arasında değişiyordu. Ancak son 1 aydır bu değerler 98’lere ulaştı. Bu yükselmenin sebebi ne olabilir?

Cevap:

Son zamanlarda kolon kanserlerinin görülme sıklığında bir artış var. Ailesinde kolon kanseri olanlarda daha fazla ortaya çıkıyor. Anne, teyze, hala, dayı gibi birinci derece akrabalarında kolon kanseri olanların dışkıda gizli kan testi, kolonoskopi, tümör markerları gibi tetkikleri yaptırmasında yarar var. Kolon kanseri genellikle bağırsak polipleri zemininde gelişir. Bu nedenle polibi olanların düzenli aralıklarla doktor kontrolünden geçmesi gerekir. Aşırı miktarda kırmızı et tüketimi, alkol kullanımı, katkı maddesi içeren gıdalar, sebze ve meyvenin az tüketilmesi kolon kanserinin diğer Önemli nedenleridir.

Belirtilerine gelince…

Son zamanlarda dışkılamada düzensizlik (sık sık ishal ya da kabızlık), dışkıda kan, geçmeyen karın ağrıları en önemli belirtileridir. Erken tanı hayat kurtarıcı olabilir. Kolonoskopi tümörün yerini, tipini tayin etmek için gerekli. Kolonoskopiden sonra bilgisayarlı tomografi, ultrasonografi, PET, akciğer grafisi, beyin MR, kemik sintigrafisi gibi tetkiklerle uzak metastaz aranmalı. Tümörün evrelemesinde ve teşhiste tümör markerları (belirteçleri) de çok önemli. Özellikle Cea en önemli teşhis kriterlerinden, yüzde 70 oranında tümör varlığını gösterebilir. Ancak cea’nın yalancı pozitiflikleri de var. Mesela sigara içenlerde, kolit hastalarında, ateşli rahatsızlıklarda yalancı pozitiflik elde edilebilir. Ca19 9’a da bakılmalı, karaciğer metastazını göstermek için önemli bir tümör işaretidir. Bütün tetkiklerden sonra uzak metastaz yoksa tümör ameliyatla mutlaka çıkarılmalı. Ancak tümörün yeri rektumdaysa (kalınbağırsağın son kısmı) tedavi yaklaşımı değişir. Bu tip tümörlerde radyoterapi, kemoterapi ve ameliyat bir arada kullanılır. Ancak kolon tümörlerinde cerrahi yapıldıktan sonra tümörün evresine göre tedaviye kemoterapi ilave edilir. Tümör lenf bezlerine atladıysa, 2 santimden büyükse ve seroza dediğimiz kalınbağırsağın bir tabakasını aşmışsa anjuvan dediğimiz kemoterapi devreye girer. Bu hastalarda 6 kür kemoterapi yapılır. Ancak metastaz varsa kemoterapi farklı olmalı, her 3 kemoterapiden sonra değerlendirmeye gidilmeli. Eğer tümör ortadan kaldırıldıysa ya da cevap oranı yüksekse aynı kemoterapiye devam edilir. Cevap alınamıyorsa başka bir kemoterapiye geçilir. Bu arada da tümör markarlarından cea’nın iyi çıkması tedavinin iyi gittiğini gösterir. Karaciğer metastazı olanlarda tümörün bulunduğu yere, kemoterapiye verilen cevaba göre kemoterapinin arkasından ameliyat devreye girebilir. Şu nokta unutulmamalı: Bağırsak ameliyatı sırasında karaciğer metastazına rastlanırsa bu da çıkartılmalı. Eskiden karaciğer metastazı olanlarda ömür aylarla sayılıyordu. Ama şimdi kemoterapiyi iyi yanıt veren ve karaciğerdeki tümörü ameliyatla alınabilen hastaların yüzde 65 oranında temelli kurtulma şansı var. Karaciğer metastazı olanlarda kemoterapi tümör silininceye kadar devam edilir. Kemoterapi ilaçları son 5 yılda en çok gelişmeyi meme ve kolon kanserlerinde gösterdi. Elimizde çok etkili ilaçlar var. Son zamanlarda kolon kanserinde vücudun başka organlarına zarar vermeden direkt tümörü bulup onu yok eden hedefe yönelik ilaçlar da kullanılıyor. Bu ilaçlar hastanın daha uzun yaşamasını ve kurtulma şansını artırıyor. Beslenme önerilerine gelince.

Babanıza önerilerim şunlar:

■ Kemoterapi sırasında kan tablonuzun düşmemesi için haftada 1 kez kırmızı et yemeyi ihmal etmeyin. Ancak kemoterapi bittikten sonra kırmızı eti çok nadir tüketin. Et tercihleriniz balık, hindi ve tavuk olsun.
■ Her gün 1 porsiyon ete karşılık 5-7 porsiyon da sebze-meyve yiyin.
■ Tuzlu, salamura gıdalardan, kızartılmış yiyeceklerden uzak durun.
■ Haşlanmış yumurta beyazı en zararsız proteinlerden biri, günde 2-3 tane yiyin.
■ Haftada 2 kez nohut, kuru fasulye, mercimek gibi kurubaklagilleri tüketmeyi ihmal etmeyin.
■ Beta karoten içeren koyu yeşil, koyu kırmızı ve siyah renkli meyve sebzelere daha fazla ağırlık verin.
■ Tatlı kabak ve kabak çekirdeğini bol miktarda tüketin.
■ Beyaz şeker, beyaz un ve tuz bütün kanserlerin dostudur. Esmer ekmeği tercih edin. Şeker ihtiyacınızı meyvelerden karşılayın.
■ Kabızlığı önlemek için meyveleri posasıyla yiyin. Kilo kaybınız varsa havuç, elma, ananas, portakal, mandalina suyu tüketebilirsiniz.
■ Sebzeleri buharda pişmiş tüketin. 1 saatte pişireceğiniz yemeği 3 saatte çok kısık ateşte pişirin.
■ Yoğurdu sofranızdan eksik etmeyin.
■ Brokoli, karnabahar, beyaz lahana, kırmızı lahana ve semizotunu bol tüketin.
■ Her gün 1 çorba kaşı keten tohumu yiyin.
■ Zeytinyağı, kanola ve soya yağını tercih edin.
■ Kemoterapinin meydana getireceği yan etkilerden korunmak için milk thistle (devedikeni sütü kapsülü), dandelion (karahindiba hapı), burdock (dulavrat otu tableti) kullanın. Kolon kanserlerinde coriolus versicolor, shiitake mantarı hapı gibi destekler de yararlıdır.

Bunu okuyanlar şunları da okudu: