• Verilen bitki kürlerine üç hafta devam edilip, 1 hafta ara verilmesi tavsiye edilir.
• Bahsedilen kürleri, doktorunuza danışmadan asla kullanmamalısınız.
• Hamile bayanların, kadın doğum uzmanına danışmadan kürleri kullanması sakıncalıdır. Birçok bitkinin düşük riskini artırdığı unutulmamalıdır.
• Aktarlardan bitkileri alırken, o yılın bitkisi olmasına, küflü ve ıslak olmamasına dikkat edilmelidir.
•Verilen kürler hasta tedavi etmek amacıyla değil, sağlıklı yaşamak ve hastalıklardan korunmak amacıyla tavsiye edilmiştir.
• Bitkilerin toksite değerleri ve doz aşımları dikkate alınmalıdır. Kürlerin karışımdan ziyade tek tek demlenerek, içilmesi önerilir. “Bitki demlemek”, bitkinin şifalı kimyasallarının ayrılıp suya geçmesi için 10 ile 20 dakika bekletilmesi demektir.
• Bitki çaylarını fincan ya da bardakla içtiğimizde, kaynamış suya konulan bitkiler, içindeki etken maddelerini suya bırakır. 100 derece kaynatmış olduğunuz su, fincana konulduğunda aralarında ısı iletişimi olduğundan dolayı, ortalama 30 derece düşerek, 65-70 dereceyi bulur. Ayrıca bunun içine 25-30 derece ısıda bulunan bitki konulduğunda, suyun ısısı iyice düşeceğinden bitkinin demlenmesi mümkün olmaz. Bu şekilde bitki içindeki etken maddelerin açığa çıkıp suya geçmesi mümkün olmayacağından, bitki çayının bedene gereken etkiyi göstermesi mümkün değildir.
• Demleme poşetlerinin minimum 200-250 gramlık suda demlenmesi gerekirken, Türkiye’de böyle bir kültür oluşmadığından dolayı çaylar küçük fincanlarda demlenir. Bu nedenle oluşan acı tattan kurtulmak isteyenler, tatlandırmak için çayın içine fazla şeker koymayı tercih eder. Unutmamalıdır ki bu şekilde içilen bitki çayları fayda yerine zarar verir.

En çok yorum alan sayfalar: