<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam &#187; Böbrek</title>
	<atom:link href="http://www.dersimizsaglik.com/category/bobrek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dersimizsaglik.com</link>
	<description>Sağlıklı yaşamanın online yolu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Aug 2010 09:00:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Belimde bir acı var</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/belde-aci/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/belde-aci/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Aug 2010 22:56:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek havuzu]]></category>
		<category><![CDATA[damar baskısı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=3289</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Belimde bir acı var 23 yaşında bir kızım. 3 aydır belimin sağ tarafından başlayan bir acı duyuyorum. Bu yüzden bir ürologa başvurdum. Elle muayene etti ama anlayamadı. Ultrason ve idrar tahlilimi istedi. Ultrasonda sol böbrek normal çıktı, sağ böbrek için yazılanları ise size gönderiyorum. Benim için yorumlar mısınız? Cevap: Böbrek havuzunun hemen çıkışında bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p><strong>Belimde bir acı var</strong><br />
23 yaşında bir kızım. 3 aydır belimin sağ tarafından başlayan bir acı duyuyorum. Bu yüzden bir ürologa başvurdum. Elle muayene etti ama anlayamadı. Ultrason ve idrar tahlilimi istedi. Ultrasonda sol böbrek normal çıktı, sağ böbrek için yazılanları ise size gönderiyorum. Benim için yorumlar mısınız?<span id="more-3289"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Böbrek havuzunun hemen çıkışında bir damar baskısı olduğu anlaşılıyor. Eğer ağrı, iltihap, böbreğe zarar verme ortaya çıkar ise ameliyat ile düzeltebileceğimiz bir durumdur. Şikayetler çok hafif ve katlanılabilir ise, yani yaşam kalitenizi bozmuyorsa yılda bir ultrason çekilerek ürologunuz tarafından takip edilebilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/belde-aci/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek taşı olanlar yaz mevsimine dikkat</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/babrek-tasi-yaz/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/babrek-tasi-yaz/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 03 Aug 2010 18:07:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>
		<category><![CDATA[kum dökmek]]></category>
		<category><![CDATA[sitrat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=3222</guid>
		<description><![CDATA[Yazın sıcakları şüphesiz ki herkesi aşırı derecede rahatsız ediyor. Yüksek sıcaklıklar vücuttaki bazı rahatsızlıkları da artırabiliyor. İşte onlardan bir tanesi de böbrek rahatsızlığı. Doç.Dr. Ömer ÖĞE&#8217;nin Posta gazetesinde yazmış olduğu yazıda böbrek rahatsızlığının yaz ayındaki artışı ve muhtemel çözüm önerileri yer alıyor&#8230; Böbrek Taşı Oluşumu ve Sancısı Böbrek taşları insanlara en acı veren hastalıkların başında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yazın sıcakları şüphesiz ki herkesi aşırı derecede rahatsız ediyor. Yüksek sıcaklıklar vücuttaki bazı rahatsızlıkları da artırabiliyor. İşte onlardan bir tanesi de böbrek rahatsızlığı. Doç.Dr. Ömer ÖĞE&#8217;nin Posta gazetesinde yazmış olduğu yazıda böbrek rahatsızlığının yaz ayındaki artışı ve muhtemel çözüm önerileri yer alıyor&#8230;<span id="more-3222"></span></p>
<p><strong>Böbrek Taşı Oluşumu ve Sancısı</strong></p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-3223" title="Böbrek Taşları" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//böbrek-tasi.jpg" alt="" width="217" height="161" /></p>
<p>Böbrek taşları insanlara en acı veren hastalıkların başında gelmektedir. Bayanların söylediğine göre böbrek taşı sancısı doğum sancısına eşit şiddettedir. Taş coğrafyasında yaşadığımızdan ve ayrıca genetik yatkınlık nedeniyle Türk insanı için böbrek taşları ciddi bir sağlık problemidir. Yaklaşık olarak her 10 kişiden biri hayatının bir döneminde böbrek taşından etkilenmektedir. Taş, idrarın içerisinde bulunan bazı maddelerle kalsiyumun kristalleşmesi sonucunda oluşan istenmeyen bir üründür. Taş oluşumunu engelleyici maddelerin en önemlisi olan sitrat (sitrik asit ya da limon asidi olarak bilinir) idrarda taş oluşturan maddelerin bir araya gelerek kristalleşmelerini engeller. Aksi takdirde kristallerin birbirine yapışması ve üzerlerine kalsiyum çökerek büyümesiyle taş oluşumu gerçekleşecektir. Sitrat reçel ve şekerleme üretiminde şekerin kristalleşmesini engellemek için de kullanılmaktadır.</p>
<p><strong>Böbrek Taşı Oluşumu Nasıl Engellenebilir</strong></p>
<div id="attachment_3224" class="wp-caption alignright" style="width: 179px"><img class="size-medium wp-image-3224" title="Böbrek Taşına Su" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//su-233x300.jpg" alt="Yeterince sıvı alımı olmaz ve idrar üretimi az olursa böbrek taşı büyür" width="169" height="218" /><p class="wp-caption-text">Yeterince sıvı alımı olmaz ve idrar üretimi az olursa böbrek taşı büyür</p></div>
<p>Henüz kristal ya da milimetrik taş halindeyken yerçekimi ve idrarın yıkayıcı etkisiyle böbrekten atılırsa pek problem yaratmaz ve halk arasında kum dökmek olarak tarif edilen olay budur. Ancak yeterince sıvı alımı olmaz ve idrar üretimi az olursa taş büyür ve tedavi gerektiren cesamete ulaşır. Taş böbrekte durduğu sürece büyümeye devam eder ve bunu bir çaydanlığın içindeki kireçlenmeye benzetebiliriz. Nasıl zaman içerisinde çaydanlığın içindeki kireç katmanı büyür ve kalınlaşırsa böbrekteki taş ya da taşlar da büyür. Çaydanlık temizlenmediği zaman kireç nasıl çaydanlığın ağzını tıkar ve suyun akışını engellerse büyüyen taş da böbrek kanallarını tıkayarak idrar üretimini ve böbreğin boşalmasını engellemeye başlar. İşte bu aşamaya gelindiğinde böbrek hasarı ve kaybı oluşacaktır. Bazen taşlar o kadar büyürler ve böbreğin tüm içini doldururlar ki, şeklen benzediği için bu tip taşlara geyik boynuzu taş adı verilir ve tablonun ciddiyetini vurgular. Artık cerrahi tedavi acil ve kaçınılmazdır. Böbrek taşı daha sıklıkla 30&#8242;lu yaşlarda karşımıza çıkar ve erkekler kadınlara göre üç kat daha fazla görülür. Bir kez taş oluşturan kişinin daha ileriki yıllarda da yeniden taş oluşturma şansı kabaca yüzde 50 olarak söylenebilir. Ülkemiz taş coğrafyası olarak adlandırılan bir konumda olduğu için taş hastalığının görülmesi açısından dünyada en ön sıralarda yer almaktadır. Bunun en önemli sebebi çevresel faktörler ve genetiktir. Sonuç olarak Türk halkı taş hastalığı açısından önemli bir risk taşımaktadır. Çocuklarda o kadar sık olmasa da ülkemiz çocuk taş hastalığı açısından da dünyada ileri sıralardadır.</p>
<p><strong>Taş oluşumu engellenebilir mi?</strong></p>
<div id="attachment_3225" class="wp-caption alignright" style="width: 213px"><img class="size-medium wp-image-3225" title="Fırın" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//firin-300x225.jpg" alt="Fırın" width="203" height="152" /><p class="wp-caption-text">Sıcak ortamlarda çalışan kişilerde daha çok taş görülüyor</p></div>
<p>Taş oluşumundan korunmak için bol su ve sıvı tüketmek gerekir. Taş hastalığı idrar üretiminin azaldığı sıcak mevsimlerde ve iklimlerde daha sık görülür. Ayrıca fırın işçileri gibi sıcak ortamlarda çalışan kişilerde daha çok taş görülüyor. Hiç kuşkusuz bu kişiler terle sıvı kaybettiklerinden idrarları az ve yoğun oluyor ki, bu da taş oluşumuna davetiye çıkarıyor. Ne kadar sıvı derseniz, günde en az 1.5 litre idrar çıkartacak kadar derim. Zaten önemli olan, içilen sıvı miktarı değil, üretilen idrar miktarıdır. Bu miktarda idrar çıkarmak için en az 2.5 litre sıvı almak gerekir. Yazın doğal olarak bu miktarı çok daha fazla artırmak gerekecektir. Sitrat içeren turunçgilleri bolca tüketmek ve özellikle limonata içmek koruyucudur. Ben hastalarıma günde yarım limon yemelerini öğüt veriyorum. Limondan hazırlanan gerçek limonata içmelerini öneriyorum. Limonatanın böbrek taşı riskini azalttığı bilimsel olarak da kanıtlanmış bir gerçektir. Ayrıca içimi de zevkli olduğundan suya göre daha kolay ve bol içilebilen bir sıvıdır. Ayrıca bazı hastalarda koruyucu ilaç tedavisi uyguluyoruz. Aman dikkat edin, güzel yaz mevsimi böbrek sancılarıyla canınızı sıkmasın. İyi yazlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/babrek-tasi-yaz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taş ağrıya sebep olur mu?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/tas-agri/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/tas-agri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 15:45:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>
		<category><![CDATA[kasıklarda ağrı]]></category>
		<category><![CDATA[varikosel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=3135</guid>
		<description><![CDATA[Soru: t Cevap: 9 ay önce kasıklarım ağrılar oldu. Sol yumurtalıkta varikosel tespit edildi. Ameliyat oldum. Ancak hem ameliyat izi kaldı, hem de ağrılarım geçmedi. Doktora gittim, böbreğimde pirinç tanesinin çeyreği büyüklüğünde taş olduğunu, bunun ağrı yapabileceğini söyledi. Yumurtalıklarımda hassasiyet hissediyorum. Nedeni ne olabilir? CEVAP Sol böbrekteki taş da varikosel de sol torbanıza yansıyan ağrıya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>t<span id="more-3135"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>9 ay önce kasıklarım ağrılar oldu. Sol yumurtalıkta varikosel tespit edildi. Ameliyat oldum. Ancak hem ameliyat izi kaldı, hem de ağrılarım geçmedi. Doktora gittim, böbreğimde pirinç tanesinin çeyreği büyüklüğünde taş olduğunu, bunun ağrı yapabileceğini söyledi. Yumurtalıklarımda hassasiyet hissediyorum. Nedeni ne olabilir?<br />
CEVAP<br />
Sol böbrekteki taş da varikosel de sol torbanıza yansıyan ağrıya neden olabilir. Varikosel ameliyatı her zaman ağrıya çözüm olmaz, ameliyat sonrası iz kalması ise gayet normal bir durumdur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/tas-agri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek taşı tekrarlar mı? Ne yapmak lazım?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-tasi-tekrar/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-tasi-tekrar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Mar 2010 18:47:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2799</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Böbrek taşı tekrarlar mı? Ben böbrek taşı düşürdüm. Çok eziyet çektim. Tekrar oluşmaması için neler yapabilirim? Cevap: Taşlı hastalarda taş tedavi edildikten sonra, genellikle yüzde 30’unda tekrar oluşur. Bu oranı düşürebilmek için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bu noktaları yıllarca dikkatli bir şekilde uygularsanız taş hastalığına yakalanma oranınız bariz bir şekilde düşer. Yapılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p><strong>Böbrek taşı tekrarlar mı?</strong><br />
Ben böbrek taşı düşürdüm. Çok eziyet çektim. Tekrar oluşmaması için neler yapabilirim?<span id="more-2799"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Taşlı hastalarda taş tedavi edildikten sonra, genellikle yüzde 30’unda tekrar oluşur. Bu oranı düşürebilmek için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bu noktaları yıllarca dikkatli bir şekilde uygularsanız taş hastalığına yakalanma oranınız bariz bir şekilde düşer. Yapılan taş tahliline taş hastasının kullanması gereken özel ilaçların yanı sıra bir de her taş hastasının dikkatle uygulaması gereken önlemler vardır.</p>
<p><a href="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//bobrek-tasi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2801" title="Böbrek Taşı" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//bobrek-tasi-300x222.jpg" alt="" width="300" height="222" /></a>Bunlar;</p>
<p><strong>1- Hareket<br />
2- Su içmek<br />
3- Gıda</strong></p>
<p>olmak üzere 3 ana grupta toplanabilir. Böbrek taşı genel olarak daha çok oturan şişman insanlarda görülen bir hastalıktır. Kilonuzu normale düşürmek ve aşırı alışkanlıklardan kaçmak (aşırı sigara, alkol kullanmak, gazoz gibi çeşitli şekerli mayilerden çok miktarda almak ya da çok yemek) sizin için zararlıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-tasi-tekrar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbreğimde kitle varmış, ne yapacağım?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-kitle/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-kitle/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 12:29:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrekte kitle]]></category>
		<category><![CDATA[kitle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2554</guid>
		<description><![CDATA[Soru: 10 yıldır Hepatit B tedavisi görüyorum. 3 ay önce yapılan ultrasonda her şey temizdi. Başka bir muayenede doktor “Sol böbrekte 30 mm çapında kitle var” dedi. İkinci çekilen ultrason raporunda yazılanları size yolluyorum. Bu konuda ne yapabilirim? Cevap: Böbrekteki kitleler günümüzde genellikle sağlık taramalarında ultrason veya MR yöntemleri ile erken safhada tesbit edilebilmekte böylelikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>10 yıldır Hepatit B tedavisi görüyorum. 3 ay önce yapılan ultrasonda her şey temizdi. Başka bir muayenede doktor “Sol böbrekte 30 mm çapında kitle var” dedi. İkinci çekilen ultrason raporunda yazılanları size yolluyorum. Bu konuda ne yapabilirim?<span id="more-2554"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Böbrekteki kitleler günümüzde genellikle sağlık taramalarında ultrason veya MR yöntemleri ile erken safhada tesbit edilebilmekte böylelikle tedavileri de daha başarılı olmaktadır. Fakat bu durum küçük boyutlu ve habis olup olmadığının anlaşılması zor olan birçok kitleyi de ortaya çıkardığından tanı ve tedavide zorluklara da neden olmaktadır. Böbrekteki habis kitlelere biyopsi yapılması tercih edilen bir yöntem olmadığından, kaliteli MR cihazları ile çekilen filmlerin bu konuda deneyimli uzmanlar tarafından değerlendirilmesi çoğunlukla çözüm sağlamaktadır. Nadiren de olsa tanı ancak ameliyat esnasında konulmak zorunda kalabilir. Böbrekte saptanan tüm kitlelerin bir kanser odağı olabileceği göz önünde tutularak tetkikler detaylı olarak yapılmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-kitle/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek nakli nasıl olur? Kimler verebilir? Avantajları nelerdir?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-nakli-nasil-olur-kimler-verebilir-avantajlari-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-nakli-nasil-olur-kimler-verebilir-avantajlari-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2009 05:00:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek nakli]]></category>
		<category><![CDATA[diyaliz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=1528</guid>
		<description><![CDATA[Diyaliz yöntemleri en iyi şartlarda bile bir böbreğin yaptığı işin yüzde 5&#8242;ini yapabiliyor. Oysa nakil yapıldığında vericiden alınan böbrek, sağlıklı bir böbrek gibi çalışıyor. 35 yaşındaki bir hastanın diyalizle beklenen yaşam süresi ortalama 8 yıl. Böbrek nakliyle bu rakam 24 yıla çıkıyor&#8230; Böbrek nakli nedir? Prof. Dr. Alper Demirbaş: Böbrek naklini, canlı ya da ölmüş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diyaliz yöntemleri en iyi şartlarda bile bir böbreğin yaptığı işin yüzde 5&#8242;ini yapabiliyor. Oysa nakil yapıldığında vericiden alınan böbrek, sağlıklı bir böbrek gibi çalışıyor. 35 yaşındaki bir hastanın diyalizle beklenen yaşam süresi ortalama 8 yıl. Böbrek nakliyle bu rakam 24 yıla çıkıyor&#8230;<span id="more-1528"></span></p>
<h3>Böbrek nakli nedir?</h3>
<p><img class="alignright" title="Böbrek nakli" src="http://img220.imageshack.us/img220/9206/35124664.jpg" alt="" width="129" height="93" />Prof. Dr. Alper Demirbaş: Böbrek naklini, canlı ya da ölmüş birinden alınan organın, böbrek yetmezliği olan bir hastaya nakledilmesi olarak özetleyebiliriz. Bu ameliyattan sonra hastalar bazı ilaçlar kullanır ve tamamen normal hayatına devam ederler. Yani eskisi gibi çalışabilirler, kadınlar çocuk doğurabilirler; ancak en önemlisi nakille birlikte hastaların yaşam süresi uzar.</p>
<h3>Böbrek naklinin diyalize göre avantajları nelerdir?</h3>
<p><img class="alignright" title="Diyaliz" src="http://img220.imageshack.us/img220/3765/diyalizdoktorlar.jpg" alt="" width="150" height="113" />Prof. Dr. Alper Demirbaş: Hiç şüphesiz son dönem böbrek hastaları için böbrek nakli en iyi tedavi yöntemidir. Diyaliz yöntemleri (hemodiyaliz veya periton diyaliz) en iyi şartlarda sağlıklı bir insanın yaptığı işin yüzde 5&#8242;ini yapabilir. Başarıyla nakledilen böbrek ise bunun 10 katını (sağlıklı bir insanın her iki böbreğinin yaptığı işin yüzde 50&#8242;si) sağlar. Naklin, böbrek yetmezlikli hastalara sağladığı en büyük yararlardan biri &#8216;diyalizden kurtulmaktır&#8217;.</p>
<h3>Çapraz nakil nedir?</h3>
<p>Prof. Dr. Alper Demirbaş: Yakınlarından kan grubu uyumlu vericileri olmayan hastalara uygulanan bir yöntemdir. Kan grubu uymadığı halde yakınına böbrek vermek isteyen çiftler, organ nakli merkezinde doku uyumları göz önüne alınarak çapraz nakle hazırlanır. Örneğin kan grubu A olan bir alıcının, kan grubu B olan yakını, böbreğini kan grubu B olan başka bir hastaya verirken, ikinci hastanın kan grubu A olan vericisi de böbreğini ilk hastaya verir. Kan grubu A veya B olan hastalar kan grubu uyumlu vericileri olmaması durumunda çapraz nakil adayı olabilirler. Burada bilinmesi gereken önemli nokta, kan grubu 0 veya AB olan hastaların çapraz nakil olma şansı daha düşüktür. Sonuçta çapraz nakillerdeki vericiler de akraba olmadığından bu nakillerde her iki çiftin etik kurul onayı alması zorunludur.</p>
<h3>Kimler böbreğini verebilir?</h3>
<p>Prof. Dr. Alper Demirbaş: Sağlık Bakanlığı tarafından canlıdan organ ve doku nakillerinin denetiminin kolaylaştırılması amacı ile &#8216;Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Sistemi&#8217; yönergesinin 7&#8242;nci bendinde yapılan değişiklik 28 Haziran 2004 tarih ve 4690 sayılı onay ile yürürlüğe girdi. Buna göre, canlıdan organ ve doku nakli, alıcının dördüncü dereceye kadar (dördüncü derece dahil) kan ve kayın hısımlarından yapılabiliyor. Bu kapsam dışında kalan organ ve doku verici adayların durumları, ilgili organ ve doku nakli merkezindeki yerel etik kurul tarafından değerlendirilip uygun bulunması halinde nakli gerçekleştirilebilir. Dördüncü derece hısımlık bağı ile ilgili olarak; Türk Medeni kanununun 17&#8242;nci Maddesi&#8217;nde &#8216;kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur&#8217; deniyor. Buna göre; kan hısımlığında kişinin akrabalık derecelerine göre;</p>
<p><strong><img class="alignright" title="Böbrek nakli yapanlar" src="http://img145.imageshack.us/img145/9499/bbreknakli.jpg" alt="" width="119" height="150" />Birinci derece akrabaları: </strong><br />
Annesi-babası-çocuğu</p>
<p><strong>İkinci derece akrabaları:</strong><br />
Kardeşi-dedesi-ninesi-torunu</p>
<p><strong>Üçüncü derece akrabaları:</strong><br />
Amcası-halası-dayısı-teyzesi-yeğeni (kardeş çocuğu)</p>
<p><strong>Dördüncü derece akrabaları:</strong><br />
Üçüncü derecedekilerin çocuklarıdır. Kayın hısımlığında ise kişinin eş tarafından akrabaları aynı şekilde derecelendiriliyor.</p>
<h3>Doku uyumu nedir, böbrek nakli için doku uyumu gerekli midir?</h3>
<p><img class="alignright" title="Doku uyumu" src="http://img150.imageshack.us/img150/7166/cbrgirl.jpg" alt="" width="144" height="150" />Prof. Dr. Alper Demirbaş: Böbrek nakli dendiği an akla doku uyumu gelir. Organ naklinde doku uyumuna sadece böbrek naklinde bakılır. Yani ne pankreas, ne karaciğer, ne kalp, ne incebağırsakta doku uyumuna bakılmaz. Doku uyumu, kan grubu gibidir. Her insanın doğal olarak 6 doku grubu vardır. Dokuların üçünü anneden, üçünü de babadan alırız. Yani genellikle doku uyumumuz annemizle yüzde 50, babamızla yüzde 50&#8242;dir. Kardeşlerle bu oran daha yüksek olabilir ya da daha az olabilir. Hatta bazı kardeşler arasındaki doku uyumu yüzde 100 yani 6&#8242;da 6 olabilir. Amerika&#8217;nın resmi verilerine göre; canlı vericili böbrek nakillerinde 5 yıllık başarı oranı, Türkiye&#8217;de daha önce bilinenin aksine yalnızca doku uyumu yüzde 100 olan alıcı ve vericiler arasında diğer uyum oranlarına göre farklıdır. 6 doku grubundan 5&#8242;inin uyum gösterdiği çiftler arasında yapılan böbrek nakillerinde, 5 yıl sonrası başarı oranı yüzde 80 iken, hiç doku uyumu olmayan çiftler arasında bu oran yüzde 79&#8242;dur. Bu nedenle böbrek nakillerinde çağdaş uygulamalarda doku uyumu sorunu büyük ölçüde ortadan kalkmıştır. Çünkü burada şu mantıkla hareket ediliyor: Yüzde 100 uyumu varsa böbrek nakli yapalım ama yoksa da o hastayı diyalize terk etmeyelim.</p>
<h3>Diyaliz ve böbrek naklinde yaşam süresi ne kadardır?</h3>
<h3><img class="alignnone" title="Diyaliz-Böbrek nakli ortalama yaşam süreleri" src="http://img198.imageshack.us/img198/3433/diyalizt.jpg" alt="" width="350" height="375" /></h3>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-nakli-nasil-olur-kimler-verebilir-avantajlari-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek taşı tedavisi: Ameliyat-İlaç</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-tasi-tedavisi-ameliyat-ilac/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-tasi-tedavisi-ameliyat-ilac/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 May 2009 20:17:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>
		<category><![CDATA[endoüroloji]]></category>
		<category><![CDATA[perkütan]]></category>
		<category><![CDATA[şok dalga]]></category>
		<category><![CDATA[üreteroskopik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=703</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Böbrek taşına ameliyat ne zaman gerekir? Cevap: Prof. Dr. Sinan Zeren: Böbrek içindeki taşları bazen çok iri boyutlarda görebiliriz. Taş büyüdüğü dönemde tıkanıklık yapmazsa farkına varılmadan çok büyüyüp böbreğin tamamını doldurabilir. Bu taşlara girintili çıkıntılı yapılarından dolayı staghorn (geyik boynuzu) veya koraliform (mercan biçiminde) taşlar denir. Mutlaka ameliyatla taşların temizlenmesi gerekir. İlaçlarla tedavi mümkün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Böbrek taşına ameliyat ne zaman gerekir?<span id="more-703"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
Böbrek içindeki taşları bazen çok iri boyutlarda görebiliriz. Taş büyüdüğü dönemde tıkanıklık yapmazsa farkına varılmadan çok büyüyüp böbreğin tamamını doldurabilir. Bu taşlara girintili çıkıntılı yapılarından dolayı staghorn (geyik boynuzu) veya koraliform (mercan biçiminde) taşlar denir. Mutlaka ameliyatla taşların temizlenmesi gerekir.</p>
<p><strong>İlaçlarla tedavi mümkün mü?</strong><br />
Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
Taş sancısının çok şiddetli olduğu durumlarda hasta genellikle acil serviste görüldüğünden tedavi amacıyla güçlü ağrı kesicilerin kullanılması gerekir. Ancak böyle bir tedavinin verilebilmesi için taş dışı olabilecek sebepler kesin ekarte edilmelidir. Bunun dışında taş hastalarında koruyucu amaçla bazı ilaç tedavileri verilir. Taşın cinsi biliniyorsa ve bazı kan-idrar tahlilleriyle altta yatan problemirj ne olduğu saptanabiliyorsa nedene yönelik risk azaltıcı ilaç tedavileri verilebilir.</p>
<p><strong>Hangi durumlarda girişim gerekir?</strong><br />
Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
3-4 haftalık bir süre içinde hasta, taşını düşüremediyse ya da tanı konduğunda 10 milimetreden iri bir taşın olduğu saptanmışsa girişimsel tedaviler planlanır. İdrar yolunu tıkamayaı hastaya herhangi bir rahatsızlık vermeyen, böbrek içindeki kaliks denilen küçük odacıklar içinde yerleşmi taşlar bir süre takip edilebilir. Ancak genel kanı bu tür taşların da hasta için en az riskli yöntemlerden birini seçerek tedavi edilmeleridir. Böbreğin tamamını ya da büyük kısmını dolduran taşlar bir rahatsızlık vermese de zaman içinde enfeksiyon, böbrek fonksiyonlarını ciddi bozma ve kansere yol açma gibi riskleri nedeniyle mutlaka ameliyatla çıkarılmaları gerekir. Böbreklerin girişim sonrası taşsız hale gelmeleri çok önemlidir.</p>
<p><strong>Endoürolojik girişimler neler?</strong><br />
Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
• Şok dalga (SWL): vücut dışından gönderilen ses dalgalarıyla taşın kırılması.<br />
• Üreteroskopik (URS): İdrar yolundan girilerek yapılır.<br />
• Fleksıbl üreteroskopik (F-URS): Önceleri yalnızca üreter (böbrekle mesane arasmdaki kanal) taşları için uygulanıyordu. Gelişen teknolojilerin yardımıyla gövdesi kıvrılıp bükülebilen, ucu yönlendirilebilir çok ince cihazlarla böbrek içindeki fazla iri olmayan taşlara müdahalede kullanılıyor.<br />
• Perkütan (PNL): İri böbrek taşlarında artık ideal tedavi olarak kabul ediliyor. Bu yöntemde önce sırtın yan tarafından yaklaşık 1.5 santimlik bir keşi yapılıyor. Sonra 1 santimlik borunun içinden böbrekteki taşlar temizleniyor.</p>
<p><strong>Taşlar bütün olarak mı çıkarılıyor?</strong><br />
Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
Vücut içinden taşa ulaşılarak yapılan endoskopik tedavilerde küçük boyuttaki taşlar bütün olarak çıkarılıyor. Bütün çıkarılması mümkün olmayan iri taşlar ise lazer, pnömatik, ultrasonik gibi değişik sistemlerle çalışan taş kırma jeneratörlerinin yardımıyla ile kırıldıktan sonra özel taş yakalayıcı kateterler ile almıyor.</p>
<p><strong>Hastanede yatmak gerekir mi?</strong><br />
Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
SWL tedavisi hastanede yatmadan uygulanıyor, URS tedavisinde hastalar aynı gün veya bir gün sonra taburcu edilirken PNL uygulamaları sonrasında genellikle 2-3 gün hastanede kalmaları gerekir.</p>
<p><strong>Şok dalga tedavisi nasıl uygulanıyor?</strong><br />
Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
1-2 santime kadar oları böbrek taşlarında ve üreter taşlarında X-ray ya da ultrasonografik görüntüleme kılavuzluğunda uygulanır. Kuvvetli ağrı kesiciler ya da anestezi altında vücut dışından gönderilen ses dalgalarıyla taşın üzerine odaklanarak taşların kırılması amaçlanır. Seans sonrası hastalar bol su içip hareket ederek kırılan taşlarını dökmeye çalışır. Nadiren, irice taşların tedavilerinde taşların rahat dökülmeleri ve bu süreçte tıkanıklığa yol açmamaları için tamamı idrar yollarının içinde kalan özel bazı kateterler yerleştirmek gerekebilir (DJ kateter). Böbrek taşlarının tedavilerinde şok dalgaları kaçınılmaz şekilde böbreğin parankim denen etli kısmına da gelir ve genellikle tedavi sonrası birkaç gün devam eden kanlı idrar yapma gözlenir. Bu nedenle bu tür tedaviler öncesinde kan sulandırıcı ilaçlar mutlaka kesilir.</p>
<p><strong>Perkütan böbrek cerrahisi nedir?</strong><br />
Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
2 santimden büyük, şok dalga tedavisinin başarısız olduğu veya olacağı düşünülen diğer tüm taşlar için uygulanan bir ameliyattır. Her yaş grubuna yapılabilir. İşlemi şöyle özetleyebiliriz: Önce sırtın yan tarafından böbrek üzerine yakın bir yere 1.5 santimlik bir keşi yapılır. Buradan börek içine 1 santimlik boru yerleştirilir. Borunun içine konulan özel endoskoplarla (nefroskop) ulaşılan taşlar bütün olarak ya da kırılarak çıkarılır. Ameliyatın sonunda genellikle böbrek içine bir kateter yerleştirilir (nefrostomi). Ertesi gün çekilen kontrol grafileri sonrası kateter çekilir ve yara yerinden gelen idrarın kesilmesiyle hastalar taburcu edilir.</p>
<p><strong>Hastanede ne kadar yatmak gerekir?</strong><br />
Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
Ameliyat genellikle hastanede 2-3 gün yatmayı gerektirir. Taburcu olduktan 7-10 gün sonra normal yaşantıya dönülür. Ameliyat öncesi ve sonrası erken dönemde Aspirin ve benzeri kan sulandırıcı ilaçlar mutlaka kesilmelidir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-tasi-tedavisi-ameliyat-ilac/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek taşlarının düşme durumu</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-taslarinin-dusme-durumu/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-taslarinin-dusme-durumu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 May 2009 20:15:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=701</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Hangi büyüklükte taşların düşme şansı yok? Cevap: Prof. Dr. Sinan Zeren: 10 milimetreden büyük taşlar düşmez kabul edilir. Hastalar taşlarını düşürmeye çalışırken zaman zaman çok şiddetli ağrılar yaşarlar. Bu dönemde günde 2-3 litre su içmek ve hareketli olmak gerekir. Hasta ağrıyı kaldırabiliyorsa, idrarında belirgin kanama, enfeksiyon yoksa ve bu süreçte böbrek fonksiyonları fazla etkilenmiyorsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Hangi büyüklükte taşların düşme şansı yok?<span id="more-701"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
10 milimetreden büyük taşlar düşmez kabul edilir. Hastalar taşlarını düşürmeye çalışırken zaman zaman çok şiddetli ağrılar yaşarlar. Bu dönemde günde 2-3 litre su içmek ve hareketli olmak gerekir. Hasta ağrıyı kaldırabiliyorsa, idrarında belirgin kanama, enfeksiyon yoksa ve bu süreçte böbrek fonksiyonları fazla etkilenmiyorsa taşın düşmesi için bir süre beklenebilir. Ağrının ilk başladığı günden itibaren 3-4 haftalık bir süre geçmiş ve taş hâlâ düşürülememiş ya da tanı konduğunda taş zaten 10 milimetreden büyükse girişimsel tedavi planlanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-taslarinin-dusme-durumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek taşının belirtileri ve tedavisi</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-tasinin-belirtileri-ve-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-tasinin-belirtileri-ve-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 May 2009 21:52:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=663</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Böbrek taşlarının belirtileri neler? Cevap: Prof. Dr. Sinan Zeren: Böbrek içinde yerleşmiş olan taşlar eğer idrar akışını engellemiyorsa şiddetli ağrıya neden olmaz. Bel ve sırt bölgelerinde hafif adale ağrısı benzeri yakınmalar olabilir. Böbreğin tamamı taşla dolu olduğu halde hasta hiç rahatsızlık hissetmeyebilir. Ağrı, taşm idrar yolunu tıkadığı durumlarda ortaya çıkar. Tıkanmanın ani ve tama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Böbrek taşlarının belirtileri neler?<span id="more-663"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
Böbrek içinde yerleşmiş olan taşlar eğer idrar akışını engellemiyorsa şiddetli ağrıya neden olmaz. Bel ve sırt bölgelerinde hafif adale ağrısı benzeri yakınmalar olabilir. Böbreğin tamamı taşla dolu olduğu halde hasta hiç rahatsızlık hissetmeyebilir. Ağrı, taşm idrar yolunu tıkadığı durumlarda ortaya çıkar. Tıkanmanın ani ve tama yakın olması şiddetli taş sancısına neden olur. Ağrının nedeni taşm gerisindeki idrar yolu içinde basıncm artmasıdır. &#8220;Doğum sancısından bile kötü&#8221; diye tarif edilen ağrı sırasında sıklıkla bulantı, kusma gözlenir. Ağrı, taş böbrek çıkışını tıkıyorsa ya da üretere (böbrekle mesane şeklinde tarif edilen idrarda kanamadır. Ayrıca idrarın bulanık ve tortulu gelmesi, kokulu idrar yapma gibi bulgular da olabilir. Bir de idrar yolu taş hastalığına sıklıkla enfeksiyon eşlik eder. îdrar yaparken yanma, sık idrara çıkma gibi bulgular görülebilir. Enfeksiyonun böbrekleri etkilediği durumlarda yüksek ateş gözlenebilir.</p>
<p><strong>Nasıl tanı konur?</strong><br />
Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
Bazı böbrek taşları genel sağlık muayeneleri sırasında çekilen filmlerde tesadüfen saptanır. Daha sıklıkla şiddetli ağrı ve idrarda renk değişikliği olan hastalarda yapılan idrar tahlili ve ultrasonografık görüntülemeyle tanı konur. Böbrek ve mesane arasındaki kanal (üreter) içine girmiş taşların tanısında ultrasonografık inceleme yetersiz kalıyor; bilgisayarlı tomografiyle net tanı konması mümkün oluyor. Kontrast vererek çekilen görüntüleme yöntemlerinde ise böbrek fonksiyonları yanında idrar yolları anatomisinin değerlendirilmesi de mümkün.</p>
<p><strong>Tedavi seçenekleri nelerdir?</strong><br />
İdrar yollarında taş saptandığında eğer hastanın çok şiddetli ağrısı varsa öncelikle ağrının kesilmesi ve hastanın rahatlatılması gerekir. Daha sonra taş ya da taşlarla ilgili ayrıntılı değerlendirme sonucuna göre tedavi planlanır. Çok iri olmayan bazı taşlar böbrekten çıkıp böbrek -mesane arasındaki üreter denilen yaklaşık 4 milimetre çapındaki kanal içinden &#8216;fazla ağrı yapmadan&#8217; mesaneye inebilir ve oradan da idrar yaparken üretra denilen mesaneden sonraki yol içinden geçerek dışarı atılır. Zaman zaman ağrı yapsa da yüzde 85 olguda taşlar rahat düşebilecek boyuttadır ve 2-3 günlük süre içinde idrarla atılırlar. Daha irice olan taşların düşürülmesi sıkıntılıdır. 5 milimetre çapındaki taşın düşme olasılığı yaklaşık yüzde 50&#8242;dir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-tasinin-belirtileri-ve-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek taşı nedir? Kimlerde görülür?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-tasi-nedir-kimlerde-gorulur/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-tasi-nedir-kimlerde-gorulur/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 May 2009 21:50:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek taşı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=661</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Böbrek taşı nedir? Cevap: Prof. Dr. Sinan Zeren: Normalde böbreklerimiz kandan süzülen, vücut için gereksiz olan fazla sıvıyı idrar şeklinde atar. Bu sırada bazı katı maddeler idrar yollarının içine çökerek böbrek taşlarını oluşturur. İdrarı oluşturan suyun az, beraberinde atılan maddelerin fazla olması, idrar içinde taş oluşumunu engelleyici bazı maddelerin azlığı gibi faktörler böbrek taşlarında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Böbrek taşı nedir?<span id="more-661"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
Normalde böbreklerimiz kandan süzülen, vücut için gereksiz olan fazla sıvıyı idrar şeklinde atar. Bu sırada bazı katı maddeler idrar yollarının içine çökerek böbrek taşlarını oluşturur. İdrarı oluşturan suyun az, beraberinde atılan maddelerin fazla olması, idrar içinde taş oluşumunu engelleyici bazı maddelerin azlığı gibi faktörler böbrek taşlarında rol oynar.</p>
<p><strong>Kimler risk altında?</strong><br />
Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
Erkeklerde 2-3 misli daha fazla görülür. Taş öyküsü olan hastaların yarısında sonraki 10 yıl içinde tekrar taş oluşumu rastlanır. Diğer risk faktörlerini şöyle sıralayabiliriz:<br />
• 20-40 yaş arasında olanlar,<br />
• Ailede taş öyküsü,<br />
• Tek ya da anormal yapıdaki böbrekler,<br />
• Sık idrar yolu enfeksiyonu geçirenler,<br />
• Kullanılmakta olan ilaçlar (bazı idrar söktürücüler. mide asidini azaltıcı ilaçlar, guatr ilaçları, kalsiyum, D vitamini, C vitamini, kortizon, bazı antibiyotikler),<br />
• Proteinden zengin beslenenler,<br />
• Az su içenler,<br />
• Fazla hareket etmeyenler, yatalak hastalar,<br />
• Bazı ince bağırsak hastalıkları veya ameliyatları geçirmiş olanlar,<br />
• idrarda kalsiyum, oksalat, ürik asit gibi minerallerin yüksek düzeylerde bulunması,<br />
• İdrarda sitrat azlığı (sitratm taş oluşumunu önleyici etkisi vardır),<br />
• İdrar pH&#8217;ındaki değişiklikler (çok düşmesi ya da çok yükselmesi),<br />
• Aşırı egzersiz yapan, sıcak iklimlerde yaşayan, sıcak ortamlarda çalışmak zorunda olan kişiler (daha çok terlemeyle sıvı kaybettiklerinden idrar miktarları azalır).</p>
<p><strong>Böbrek taşlarının hepsi aynı yapıda mıdır?</strong><br />
Prof. Dr. Sinan Zeren:<br />
İdrar yollarında çok farklı yapıda taşlar oluşabilir. Kalsiyum taşları en sık görülen taşlardır. Sıklıkla kalsiyum oksalat bazen de kalsiyum fosfat yapılarında oluşurlar. Kalsiyum ve oksalat idrarda fazlaysa bu tür taşların oluşumuna neden olurlar. Vücuttaki paratiroid hormonunun fazlalığı, kanser, bazı böbrek hastalıkları bu tür taşlara zemin hazırlayabilir. Enfeksiyon taşları genellikle iri böbrek taşları halinde karşımıza gelirler. Bazı mikroorganizmaların idrardaki üreyi parçalayan enzim salgılamasıyla alkali hale gelen idrarda çöken taşlardır. Kadınlarda daha sık görülür. Ürik asit taşları etten zengin diyetle beslenenlerde oluşan asit yapıdaki idrarda çöken taşlardır. Gut hastalığı ve bazı kemoterapiler oluşumunu kolaylaştırır. Direkt çekilen röntgen filmlerinde görünmeyen taşlardır. Ultrasonografı ve bilgisayarlı tomografi incelemeleri ile tanı konur. Sistin taşları sistin metabolizmasının bozuk olduğu durumlarda görülebilen taşlardır. Çok nadir görülür ancak sık nüks ederler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-tasi-nedir-kimlerde-gorulur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyaliz tedavisi nedir? Çeşitleri nelerdir?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/diyaliz-tedavisi-nedir-cesitleri-nelerdir/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/diyaliz-tedavisi-nedir-cesitleri-nelerdir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 23:59:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[diyaliz]]></category>
		<category><![CDATA[hemodiyaliz]]></category>
		<category><![CDATA[kateter]]></category>
		<category><![CDATA[periton]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=586</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Diyaliz tedavisi nedir? Çeşitleri nelerdir? Cevap: Doç. Dr. Alp Gürkan: Diyaliz tedavisi hemodiyaliz ve periton diyalizi olmak üzere iki şekilde uygulanabilir. Hemodiyaliz (halk arasında makine diyalizi); bir makine aracılığıyla hastanın kanının özel bir filtreden süzdürülerek, içindeki zararlı maddelerin temizlendiği ve temizlenen kanın tekrar hastaya geri verildiği bir tedavi şeklidir. Genellikle haftada 3 gün dörder [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Diyaliz tedavisi nedir? Çeşitleri nelerdir?<span id="more-586"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Doç. Dr. Alp Gürkan:<img class="alignright" title="Diyaliz Tedavisi" src="http://img26.imageshack.us/img26/4572/ihafotografa0058565.jpg" alt="" width="320" height="240" /><br />
Diyaliz tedavisi hemodiyaliz ve periton diyalizi olmak üzere iki şekilde uygulanabilir. Hemodiyaliz (halk arasında makine diyalizi); bir makine aracılığıyla hastanın kanının özel bir filtreden süzdürülerek, içindeki zararlı maddelerin temizlendiği ve temizlenen kanın tekrar hastaya geri verildiği bir tedavi şeklidir. Genellikle haftada 3 gün dörder saat yapılır. Aynı zamanda hemodiyaliz sırasında vücutta fazladan birikmiş suyun çekilmesi de mümkündür. Periton diyalizi (karın diyalizi) ise; karna takılan plastik bir tüp (kateter) ve karın boşluğuna verilen özel bir sıvı (periton diyaliz solüsyonu) aracüığıyla hastanın periton zarından (karın zarından) filtre olarak yararlanılarak yapüan diyaliz yöntemidir. Tüm yerine koyma tedavilerinin birbirine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Bununla birlikte böbrek nakli son dönem böbrek yetersizliğinde tüm dünyada en ideal tedavi yöntemi olarak kabul ediliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/diyaliz-tedavisi-nedir-cesitleri-nelerdir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek yetmezliği nasıl tedavi edilir?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-yetmezligi-nasil-tedavi-edilir/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-yetmezligi-nasil-tedavi-edilir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 23:55:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek nakli]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>
		<category><![CDATA[diyaliz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=584</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Böbrek yetmezliği nasıl tedavi edilir Cevap: Doç. Dr. Alp Gürkan: Kronik böbrek yetersizliğinin geri dönüşümsüz son evresi olan son dönem böbrek yetersizliği&#8217;nde kaybedilmiş olan böbrek fonksiyonları sadece &#8216;diyaliz&#8217; veya &#8216;böbrek nakli&#8217; ile yerine konulabilir. Bu nedenle adı geçen tedavi yöntemleri &#8216;renal replasman tedavileri&#8217; (böbrek yerine koyma tedavileri) olarak adlandırılır. Son dönem böbrek yetmezliği dendiğinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Böbrek yetmezliği nasıl tedavi edilir<span id="more-584"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Doç. Dr. Alp Gürkan:<br />
Kronik böbrek yetersizliğinin geri dönüşümsüz son evresi olan son dönem böbrek yetersizliği&#8217;nde kaybedilmiş olan böbrek fonksiyonları sadece &#8216;diyaliz&#8217; veya &#8216;böbrek nakli&#8217; ile yerine konulabilir. Bu nedenle adı geçen tedavi yöntemleri &#8216;renal replasman tedavileri&#8217; (böbrek yerine koyma tedavileri) olarak adlandırılır. Son dönem böbrek yetmezliği dendiğinde artık böbreklerin işlevinin yüzde 90&#8242;nından fazlasmı kaybettiğini anlıyoruz. Bu durumda böbreğinin görevini üstlenecek bazı tedavi yöntemleri gerekiyor. Elbette böbrek yetmezliği yaşayan hastalar bu açıdan diğer organ yetmezliği yaşayan hastalara kıyasla daha şanslılar, bir nevi kötünün iyisi. Çünkü kalp, karaciğer gibi diğer organ yetmezlikli hastaların diyaliz gibi bir şansları yok. Bu hastalar organ bulamadıkları takdirde kısa süre içinde hayatlarım kaybediyor. Halbuki böbrek yetmezliği olan hastalar diyaliz yöntemlerinden biriyle yaşamlarını şöyle veya böyle idare ediyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-yetmezligi-nasil-tedavi-edilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek yetmezliğinde tuz ve protein alımı</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-yetmezliginde-tuz-ve-protein-alimi/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-yetmezliginde-tuz-ve-protein-alimi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 23:53:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=582</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Tuz sınırlanmalı mı? Cevap: Doç. Dr. Alp Gürkan: Böbrek yetersizliğinde vücuda alınan tuzun atılması azalır ve vücutta birikir. Fazla miktarda tuz tansiyonu yükseltir ve vücutta su birikmesine ve kalp yetmezliğine yol açar. Günlük tuz alımı 2-3 gram olmalıdır. Potasyum içeren diyet tuzlarının kullanımı ise böbrek hastalarında çok tehlikeli olduğundan önerilmez. Protein içeren yiyecekler kesilmeli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Tuz sınırlanmalı mı?<span id="more-582"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Doç. Dr. Alp Gürkan:<br />
Böbrek yetersizliğinde vücuda alınan tuzun atılması azalır ve vücutta birikir. Fazla miktarda tuz tansiyonu yükseltir ve vücutta su birikmesine ve kalp yetmezliğine yol açar. Günlük tuz alımı 2-3 gram olmalıdır. Potasyum içeren diyet tuzlarının kullanımı ise böbrek hastalarında çok tehlikeli olduğundan önerilmez.</p>
<p><strong>Protein içeren yiyecekler kesilmeli mi?</strong><br />
Doç. Dr. Alp Gürkan:<br />
Et, balık, tavuk, hindi, süt ve yumurta hayvansal protein kaynaklarıdır. Proteinler, vücutta değişik görevler için kullanıldıktan sonra yıkılır. Bunun sonucu protein yıkım ürünü olan üre, ürik asit gibi vücut için zararlı maddeler açığa çıkar ve sağlıklı kişilerde böbrek tarafından idrarla dışarı atılır. Böbrek yetersizliğinde söz konusu maddeler dışarı atılamaz. Buna bağlı olarak halsizlik, iştahsızlık, bulantı, kusma, ağızda kötü koku gibi hastalık belirtileri ortaya çıkar. Böbrek yetmezliği hastalarında protein alımının kısıtlanmasıyla bu zehirli maddelerin üretimi de azaltılmış olur. Bu amaçla kilogram basma günde 0.6-0.8 gram hayvansal kaynaklı protein içeren diyet önerilir. Kan üre değerini iyice düşürebilmek amacıyla diyette proteinin tamamen kesilmesi çok yanlıştır. Çünkü protein; büyüme, gelişmenin sağlanması, dokuların onarımı ve vücut savunması için en önemli besin türüdür. Vücudun proteine mutlaka ihtiyacı vardır. Büyüme ve gelişmenin sağlanması dokuların onarımı ve vücut savunması için en önemli olan besin türüdür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-yetmezliginde-tuz-ve-protein-alimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek yetmezliğinde suyun önemi nedir?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-yetmezliginde-suyun-onemi-nedir/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-yetmezliginde-suyun-onemi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 23:49:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=579</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Böbrek yetmezliğinde suyun önemi nedir? Cevap: Doç. Dr. Alp Gürkan: Böbrek yetersizliğinin ileri evrelerine kadar hastalar genellikle içtikleri suyla orantılı miktarda idrar çıkarırlar. Bu nedenle böbrek yetersizliğinin yeni başladığı dönemde kanda üre ve diğer zararlı maddelerin çok yükselmemesi için alınacak en iyi önlem fazla miktarda su içmektir. Ancak böbrek yetmezliğinin son dönemlerinde idrar miktarı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Böbrek yetmezliğinde suyun önemi nedir?<span id="more-579"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Doç. Dr. Alp Gürkan:<br />
Böbrek yetersizliğinin ileri evrelerine kadar hastalar genellikle içtikleri suyla orantılı miktarda idrar çıkarırlar. Bu nedenle böbrek yetersizliğinin yeni başladığı dönemde kanda üre ve diğer zararlı maddelerin çok yükselmemesi için alınacak en iyi önlem fazla miktarda su içmektir. Ancak böbrek yetmezliğinin son dönemlerinde idrar miktarı iyice azalır ve su içmekle idrar miktarı artmaz. Fazla suyun vücutta kalması tansiyon yüksekliği, kalp yetmezliği ve nefes darlığına yol açar. Bu nedenle bir gün önce çıkarılan idrar miktarına 500 mililitre (3 su bardağı) kadar su eklenirse alınması gerekli su miktarı bulunur. Bu dönemde hastanın mümkünse her gün tartılması önerilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-yetmezliginde-suyun-onemi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Böbrek yetersizliğinde diyetin rolü nedir?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-yetersizliginde-diyetin-rolu-nedir/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-yetersizliginde-diyetin-rolu-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 23:46:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek yetmezliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=577</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Böbrek yetersizliği hastalığında diyetin rolü nedir? Cevap: Doç. Dr. Alp Gürkan: Böbrek hastalıklarının tedavisinde diyet büyük rol oynamakla birlikte, altta yatan nedenin tedavisi önemli. Böbrek hastasının diyetinde dikkat edilmesi gereken en önemli maddeler su, tuz ve proteindir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Böbrek yetersizliği hastalığında diyetin rolü nedir?<span id="more-577"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Doç. Dr. Alp Gürkan:<br />
Böbrek hastalıklarının tedavisinde diyet büyük rol oynamakla birlikte, altta yatan nedenin tedavisi önemli. Böbrek hastasının diyetinde dikkat edilmesi gereken en önemli maddeler su, tuz ve proteindir. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/bobrek-yetersizliginde-diyetin-rolu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
