<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam &#187; Form-Kilo-Diyet</title>
	<atom:link href="http://www.dersimizsaglik.com/category/form-kilo-diyet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dersimizsaglik.com</link>
	<description>Sağlıklı yaşamanın online yolu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Aug 2010 09:00:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Kilo yüzünden sertleşme sorunu olur mu?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/kilo-sertlesme/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/kilo-sertlesme/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 26 Jul 2010 21:00:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=3144</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Kilo sertleşmeyi azaltır mı? 17 yaşındayım. 1.80 boyundayım. 10-15 kilo fazlam var. Kilo sertleşme sorununa yol açar mı? Bir de kilo versem penisim büyür mü? Cevap: Değerli okurum, ne yap et, kilo ver. Kilo sorununun ileride yaratacağı problemler dağ kadarsa, penisle ilgili sorduğun sorun dağdaki bir moloz taşı kadar. Hele şu dağı bir halledelim, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p><strong>Kilo sertleşmeyi azaltır mı?</strong><br />
17 yaşındayım. 1.80 boyundayım. 10-15 kilo fazlam var. Kilo sertleşme sorununa yol açar mı? Bir de kilo versem penisim büyür mü?<span id="more-3144"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Değerli okurum, ne yap et, kilo ver. Kilo sorununun ileride yaratacağı problemler dağ kadarsa, penisle ilgili sorduğun sorun dağdaki bir moloz taşı kadar. Hele şu dağı bir halledelim, Taşları meydana çıkar. Her türlü çözüm de bulunur. Sana 6 ay ile 1 yıl arasında süre veriyorum. Boyunun son iki rakamının ölçüsünden 2 kilo aşağıda olmanı istiyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/kilo-sertlesme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tiroid ilacı zayıflamak amacıyla kullanılır mı?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/tiroid-ilaci-zayiflama/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/tiroid-ilaci-zayiflama/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Jul 2010 17:00:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid hormonu]]></category>
		<category><![CDATA[tiroid ilacı]]></category>
		<category><![CDATA[tiroksin]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=3126</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Yüksek dozda tiroid hormonu kullanarak metabolizmayı hızlandırmak, yağ dokularını eritmek ve şişmanlığın önüne geçmek doğal bir zayıflama yöntemi sayılabilir mi? Cevap: Herhangi bir ürünün doğal olması, o ürünün serbestçe kullanılabilir olduğu anlamına gelmez. Sokrates, baldıran otu ile zehirlenmişti. Baldıran otu sentetik bir ilaç değil, bir bitkidir. Yüksek dozda digital ile intihar etmek mümkündür. Digitalin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Yüksek dozda tiroid hormonu kullanarak metabolizmayı hızlandırmak, yağ dokularını eritmek ve şişmanlığın önüne<br />
geçmek doğal bir zayıflama yöntemi sayılabilir mi? <span id="more-3126"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Herhangi bir ürünün doğal olması, o ürünün serbestçe kullanılabilir olduğu anlamına gelmez. Sokrates, baldıran otu ile zehirlenmişti. Baldıran otu sentetik bir ilaç değil, bir bitkidir. Yüksek dozda digital ile intihar etmek mümkündür. Digitalin kaynağı da yüksük otudur. Yılan zehiri doğaldır, hiçbir fabrikanın ürünü değildir. Demek ki, &#8216;doğal olandan zarar gelmez&#8217; anlayışı ya aldanmaca, ya aldatmacadır. Tiroid hormonu çok ucuz bir ilaçtır. Özellikle Türkiye&#8217;de en ucuz ilaçlar tiroid hormonlarıdır. Bu kadar ucuz bir ilacı bol miktarda kullanarak metabolizmayı hızlandırabileceğimiz gerçeği de tıp fakültelerinin üçüncü sınıflarında öğrenilir. Maalesef bazı doktorlar bu ilaçları şişmanları zayıflatmak için kullanıyor. Oysa gerekmediği halde tiroid hormonu kullanmak çok tehlikeli olabilir. Örneğin orta yaşın üzerindeki hastalarda aşırı dozda &#8216;tiroksin&#8217; kalp yetmezliğine yol açar. Tiroid hormonlarıyla insanları zayıflatmak meslek ahlakıyla bağdaşmıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/tiroid-ilaci-zayiflama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şişmanlık depresyonuna karşı neler yapılmalı?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/sismanlik-depresyonu/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/sismanlik-depresyonu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Jun 2010 17:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Stres]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=3056</guid>
		<description><![CDATA[İngiliz Daily Mail Gazetesi, fazla kiloları nedeniyle depresyona giren kadınların bu durumdan çıkmalarını sağlayacak 10 adımlık formülü yayınladı. Habere göre izlenecek adımlar sırasıyla şunlar: Sürekli giysi almaktan vazgeçin. Kadınlar gardıroptaki giysilerinin sadece yüzde 20’sini sürekli giyer. İçine giremeyeceğiniz kıyafetler alıp sonra da onları giyebilmek için zayıflayacağınızı düşünmek yanlış bir inanıştır. Üzerinize olan giysileri alın. Pasta [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İngiliz Daily Mail Gazetesi, fazla kiloları nedeniyle depresyona giren kadınların bu durumdan çıkmalarını sağlayacak 10 adımlık formülü yayınladı. Habere göre izlenecek adımlar sırasıyla şunlar:<span id="more-3056"></span></p>
<ol>
<li><span style="color: #ff0000;">Sürekli giysi almaktan vazgeç<span style="color: #000000;">in</span></span>. Kadınlar gardıroptaki giysilerinin sadece yüzde 20’sini sürekli giyer. İçine giremeyeceğiniz kıyafetler alıp sonra da onları giyebilmek için zayıflayacağınızı düşünmek yanlış bir inanıştır. Üzerinize olan giysileri alın.</li>
<li><span style="color: #ff0000;">Pasta yapmak ve yemekten vazgeç<span style="color: #000000;">in</span></span>. Eğer illa pasta yapacaksanız bunun için birinin doğum gününü ya da bir kutlamayı bekleyin.
<p><div id="attachment_3057" class="wp-caption alignright" style="width: 176px"><img class="size-medium wp-image-3057" title="Şişmanlık ve Depresyon ilişkisi" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//depresyon1-166x300.jpg" alt="" width="166" height="300" /><p class="wp-caption-text">Şişmanlık ve Depresyon ilişkisi</p></div></li>
<li><span style="color: #ff0000;">Hastayken çalışma<span style="color: #000000;">yın</span></span>. Nezle olan erkeklerin ne kadar ‘nazlandığını’ aklınıza getirin. Siz de onlar gibi davranın. Hastaysanız işten izin alın.</li>
<li><span style="color: #ff0000;">Mankenlere bakma<span style="color: #000000;">yın</span></span>. Mankenlerin vücutlarına bakmak moralinizi bozar.</li>
<li><span style="color: #ff0000;">Sürekli evi temizlemekten vazgeç<span style="color: #000000;">in</span></span><span style="color: #000000;">.</span></li>
<li><span style="color: #ff0000;">Çocuğunuzun odasını temizleme<span style="color: #000000;">yin</span></span>. Bu iş çocuğunuzun görevidir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;">Yorgunluğu görmezden gelmeyin</span>. Yorulunca mola verin. Çünkü aşırı yorgunluk depresyonu artırır.</li>
<li><span style="color: #ff0000;">Beğenmediğiniz bir kitabı okuma</span>ya çalışıp sıkıntıya girmeyin.</li>
<li><span style="color: #ff0000;">Herkesin ‘renkli’ cinsel yaşamı olduğunu düşünmekten vazgeç</span>in. Araştırmalara göre evli çiftlerin yüzde 90’ı ilk yıldan itibaren cinsel hayatlarından fanteziyi uzaklaştırıyor. Bu yüzden cinsel hayatınızın monoton olduğunu düşünüp moralinizi bozmayın.</li>
<li><span style="color: #ff0000;">Biriktirdiğiniz parayı</span> mutfağı yenilemek ya da otomobil almak gibi harcamalar yapmak yerine <span style="color: #ff0000;">tatile çıkarak değerlendirin</span>.</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/sismanlik-depresyonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazın sağlık açısından neler yemeliyiz?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/yazin-beslenme/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/yazin-beslenme/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 Jun 2010 20:59:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[bağırsak temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[buzlu çay]]></category>
		<category><![CDATA[elektromanyetik kirlilik]]></category>
		<category><![CDATA[karpuz]]></category>
		<category><![CDATA[lassi]]></category>
		<category><![CDATA[peynir]]></category>
		<category><![CDATA[tatlı ayran]]></category>
		<category><![CDATA[yazın tüketilecek besinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=3047</guid>
		<description><![CDATA[Yaz sıcakları bastırmak üzere. Sıcağın bedendeki etkisini dengelemek ve sağlığı korumak için Ayurveda’ya göre, yapılması ve yapılmaması gerekenler, artırılması, azaltılması gereken yiyecekler vardır. Size bunların genel bir listesini veriyorum. Ayrıca serinletici lezzetleri ve sıcaklarda vücudun dengesini korumak için bazı önerileri de bu sayfada bulacaksınız. Yazın çok tüketilmesi gerekenler: Tatlı, buruk, kekremsi, serin, ılık, çok sulu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcakları bastırmak üzere. Sıcağın bedendeki etkisini dengelemek ve sağlığı korumak için Ayurveda’ya göre, yapılması ve yapılmaması gerekenler, artırılması, azaltılması gereken yiyecekler vardır. Size bunların genel bir listesini veriyorum. Ayrıca serinletici lezzetleri ve sıcaklarda vücudun dengesini korumak için bazı önerileri de bu sayfada bulacaksınız.<span id="more-3047"></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yazın çok tüketilmesi gerekenler</strong></span>: Tatlı, buruk, kekremsi, serin, ılık, çok sulu olmayan gıdalar.</p>
<p><strong><img class="alignright size-medium wp-image-3048" title="Besin Piramidi" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//besin_piramidi-300x266.jpg" alt="" width="300" height="266" />Tahıl</strong>: Buğday, pirinç, yulaf, arpa.</p>
<p><strong>Bakliyat ve fasulyeler</strong>: Mercimek hariç genelde hepsi iyidir. (Sarı mercimek, kuru fasulye, soya fasulyesi, barbunya, nohut, iç bakla).</p>
<p><strong>Sebzeler</strong>: Kuşkonmaz, enginar, tüm yeşil lifli yapraklı sebzeler (ıspanak, pazı, semiz otu, ebegümeci) yeşil kabak, hindiba, karnabahar, brokoli, yeşil fasulye, lahana, kereviz, bakla, patates, tatlı patates, bezelye, tatlı yeşil biber, yeşil papaya, filizler, Brüksel lahanası, acur, rezene, salatalık, mantar, marul, bamya, dereotu, roka, nilüfer kökü, zeytin.</p>
<p><strong>Süt ürünleri</strong>: Sadeyağ, süt, tereyağı, tatlı ayran, krema; taze, tuzsuz, yağlı peynirler, ekşimemiş yoğurt, cacık. Kilo veya kolesterol sorununuz varsa yağsız süt ürünlerini tercih edin.</p>
<p><strong>Tatlandırıcılar</strong>: Beyaz veya yarı arıtılmış şeker, az miktarda bal. Ancak kilo sorununuz varsa sadece az miktarda esmer şeker tüketin.</p>
<p><strong>Yağ</strong>: Zeytinyağı, Hindistan cevizi, ayçiçek yağı, soya yağı.</p>
<p><strong>Çerezler</strong>: Ayçekirdeği, kabak çekirdeği, Hindistan cevizi. Baharat: Kişniş, kimyon, az miktarda zencefil, zerdeçal, safran, rezene, tarçın, kakule, az miktarda limon suyu, nane, dereotu.</p>
<p><strong>Meyveler</strong>: Üzüm, nar, kestane, muz, avokado, mango, Hindistan cevizi, kavun, elma, armut, kuru üzüm, hurma, kuru incir, incir, kayısı, tatlı portakal, tatlı ananas, Trabzon hurması, papaya, kivi, kiraz, kavun, karpuz, mandalina gibi olmuş tatlı veya buruk meyveler.</p>
<p><strong>Et</strong>: Et tüketimi pek fazla önerilmemekle birlikte, kişi eğer et tüketiyorsa, tavuk, karides, hindi önerilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yazın az tüketilmesi gerekenler</strong></span></p>
<p><strong>Acı, ekşi, tuzlu tatlar</strong>: Çok sıcak tüketilen yiyecek ve içecekler.</p>
<p><strong>Tahıllar</strong>: Darı, arpa, kara buğday, çavdar. Bakliyat ve fasulye: İri fasulye (azuki) ve mercimek.</p>
<p><strong>Sebzeler</strong>: Domates, pancar, havuç, acı turp, çiğ soğan ve sarımsak.</p>
<p><strong>Süt ürünleri</strong>: Ekşi süt ürünleri, yoğurt, peynir, özellikle eski ve çok mayalı tuzlu peynirler, tuzlu tereyağı.</p>
<p><strong>Tatlandırıcılar</strong>: Pekmez ve fazla miktarda esmer şeker.</p>
<p><strong>Yağ</strong>: Badem yağı, susam yağı, mısır yağı.</p>
<p><strong>Çerezler</strong>: Ayçekirdeği ve kabak çekirdeği, Hindistan cevizi hariç tümü azaltılmalıdır.</p>
<p><strong>Baharatlar</strong>: Isıtıcı ve sıcak olanlar (acı biber, pul biber, karabiber, hardal tohumu, karanfil, kereviz tohumu ve çimen tohumu).</p>
<p><strong>Meyveler</strong>: Papaya, greyfurt, tuzlu zeytin, ekşi portakal, şeftali, ekşi üzüm, ekşi ananas, böğürtlen, çilek, ekşi erik gibi asitli ve ekşi meyveler.</p>
<p><strong>Et</strong>: Genel olarak et, özellikle kanlı, kırmızı et (büyük baş hayvan; sığır, domuz gibi) ve deniz ürünleri.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Serinleten iki tarif </strong></span></p>
<p><strong>Lassi (Tatlı ayran) nasıl yapılır?<br />
</strong></p>
<p><strong><img class="alignright size-full wp-image-3049" title="Lassi (Tatlı Ayran)" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//lassi.jpg" alt="" width="300" height="199" />Malzemeler</strong>:<br />
- 1/4 çay kaşığı kakule<br />
- 1 tutam safran<br />
- 3 çorba kaşığı sıcak su<br />
- 2 su bardağı yoğurt<br />
- 2 su bardağı soğuk su<br />
- 2 çorba kaşığı şeker<br />
- 1/4 su bardağı krema<br />
- Birkaç damla gülsuyu</p>
<p><strong>Hazırlanışı:</strong><br />
Kakule, safran ve sıcak suyu mikserde karıştırın. Soğuk su, şeker ve yoğurdu ilave edin. Karışımın tadı keskin gelirse isteğe göre krema ilave edebilirsiniz. Birkaç damla gülsuyu aşırı sıcak etkiyi dengeler.</p>
<p><strong>Buzlu çay tarifi</strong></p>
<p><strong><img class="alignright size-medium wp-image-3050" title="Buzlu Çay" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//buzlu-cay-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" />Malzemeler</strong>:<br />
- 1.5 litre temiz içme suyu<br />
- 6-7 adet orta büyüklükte taze nanenin yaprakları<br />
- Yarım tatlı kaşığı yeşil çay<br />
- Yarım tatlı kaşığı yasemin<br />
- Yarım tatlı kaşığı melissa<br />
- 1 orta boy gülün yaprakları<br />
- 2 çorba kaşığı esmer şeker<br />
- 4-5 kaşık veya 1 ince dilim olgun kavun<br />
- Yarım limon</p>
<p><strong>Buzlu çayın hazırlanışı:</strong><br />
Suyu kaynatın, içine nane, yeşil çay, yasemin, melisa ve gül yapraklarını atın. 5 dakika demlensin. Sonra süzün ve içine limon suyunu sıkın. Esmer şekeri, kavunu katıp mikserden geçirin. Bol buz ekleyin. İçeceğiniz zaman taze nane yaprakları, limon dilimleri ile süsleyin ve gün içinde bol bol için. İsteyenler ayranı veya buzlu çayı su dışında maden sodası kullanarak da yapabilirler. Özellikle aşrı terleyen veya yazın tansiyonu düşen kişiler için bu daha bile iyi olabilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Dengeleyici öneriler:</strong></span></p>
<p>1) Kulak arkası, ense, saç dipleri, eller ve ayakları sık sık ıslatın veya suyla sıvazlayın. Özellikle kulak arkalarını serin tutmak ısı merkezini dengelemek için çok önemlidir.</p>
<p>2) Meyan kökü hapları veya şurubu harika bir yaz dopingidir. Serinletir, enerji verir, düşük tansiyonu dengeler. Yazın evde de meyan kökü şurubu yapabilir ve taze nane yapraklarıyla süsleyip içebilirsiniz.</p>
<p>3) Gül şerbeti, sulu ekşi olmayan ayran, maden sodası, limonata, cacık, serin komposto, buzlu kahve ve hoşaflar da sağlıklı içeceklerdir.</p>
<p>4) Yüzme yazın en iyi spordur. Yazın aşırı terleten, kan revan içinde bırakan sporları yapmayın. Su sporlarını tercih edin. Eğer yapamıyorsanız o zaman sabah erken veya akşamüstü saatlerinde yürüyüşü tercih edin. Mutlaka egzersizden sonra ılık duş alın ve baş bölgenizi serin tutun.</p>
<p>5) Akşam asla ağır ve hazmı zor gıdaları tercih etmeyin, ağır gıdaları yatmaya yakın tüketmeyin.</p>
<p>6) Alkole çok dikkat önce keyif verir, rahatlatır hatta bazıları buzlu içilip serinletebilir. Ama acısı sonradan çıkar bedeninize zarar verir. Akşam uykuda daha da çok terler, sıvı kaybeder ve iyi bir uyku uyuyamazsınız.</p>
<p>7) Asla aşırı soğuk-buz gibi içecek ve gıdalara yüklenmeyin. Oda ısısına yakın olanlar uzun vadede daha iyi ısı dengeleyicidir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Karpuz, peynir, ekmek üçlüsü</strong></span></p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-3051" title="Karpuz Peynir" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//karpuz_peynir.jpg" alt="" width="236" height="334" />Yazın öğünü geçiştirmek isteyenlerin veya diyet yapanların belki de en lezzetli ve pratik kurtarıcısı karpuz-peynir ikilisi. Ancak karpuz çok miktarda yenirse ve tam da sevdiğiniz gibi kan kırmızı ve şekerli olursa bu kez de bedene fazla şeker yüklenmiş oluyor. Peynir de eğer yağlıysa (eski kaşar, tulum, rokfor, gouda, yağlı lor) ve fazla tuzluysa o zaman bu ikili değil diyet yapmak, tersine fazla yağ ve şekerle kilo aldırıcı bile olabiliyor. Karpuz-peynir ikilisinin yanına eğer ekmek veya simiti de eklerseniz o zaman bu masum gibi gözüken yaz ara öğünü veya akşamı karpuz-peynir-ekmekle geçiştiririz düşüncesi tam bir kilo faciasına dönüşebiliyor. Ama birkaç kurala dikkat ederseniz yazın kilo almadan da karpuz peynir veya meyve-peynir ikilisini tüketebilirsiniz.</p>
<p>1) Karpuz-peynirin yanına simit, ekmek gibi hızlı bir karbonhidrat eklemeyin.</p>
<p>2) Karpuz bir normal dilimden fazla olmamalı. Peynir kendi parmağınızla 4 parmaktan fazla tüketilmemeli.</p>
<p>3) Karpuzun daha çok kırmızı, şekerli olan tarafı değil, daha pembe, az şekerli, diri olan kısmı hatta çok yararlı olan beyaz kısımları da tüketilecek.</p>
<p>4) Peynirler taze lor, çökelek, taze dil, suda mozarella gibi az tuzlu, az yağlı olmalı. Eğer karpuz sevmiyorsanız ama meyve peynir ikilisinden de vazgeçemem diyorsanız o zaman seçtiğiniz meyveler sert, diri, aşırı şekerlenmemiş, taze mevsim meyveleri olsun. Erik, şeftali, nektarin, karadut, çilek, vişne, kiraz gibi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yazın bağırsak temizliğinin önemi</strong></span></p>
<p>Aşırı sıcaklarda sizin de sağlık dengeniz olumsuz etkileniyorsa o zaman ayda 1 seferi geçmemek koşuluyla bir gece yatmadan önce 3 çorba kaşığı (kabıza yakınsanız), bağırsaklarınız normalse 2 çorba kaşığı Hint yağını biraz meyve suyuyla karıştırıp için. Ertesi sabah sadece ılık komposto ve semizotukabak çorbası tüketin. Sakin bir gün geçirerek detoks yapın, bol bol oda sıcaklığında su için.</p>
<p><img class="alignright size-full wp-image-3052" title="Elektromanyetik" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//elektromanyetik.jpg" alt="" width="264" height="300" /><span style="color: #ff0000;"><strong>ELEKTROMANYETİK KİRLİLİKTEN KORUNUN</strong></span></p>
<p>Bu yıl özellikle gözle görülmeyen sağlık tehditlerinin daha çok konuşulduğu ve fark edilmeye başlandığı bir yıl oldu. Bunlardan bir tanesi GDO’lu gıdalardı. Bu konuyla ilgili gittikçe artan bir bilinçlenme söz konusu. Şimdi ise, modern hayatın getirdiği teknolojik iletişim için kurulan alt yapı ve düzen, güvenlik kontrolü için içinden geçtiğimiz cihazlar, kısacası modern hayatta sık sık karşı karşıya kaldığımız pek çok cihaz, televizyonlar elektro manyetik alan riski oluşturabiliyor. Gittikçe artan bir radyasyon ve gözle görülmeyen bir elektromanyetik kirlilikle karşı karşıyayız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Peki bunun için ne yapacağız?</strong></span></p>
<p>Elimiz kolumuz bağlı, teknolojiden uzak, seyahat etmeden, televizyon seyretmeden mi yaşayacağız? Elbette hayır! Ne mi yapacağız? Sık sık ormanlık alanlara gideceğiz, göl kenarı, deniz kenarı gibi yerlerde bulunacak, yalın ayak toprağa basarak enerji alanımızı iyiye çevireceğiz. Tüm bunların yanı sıra gelişmiş ülkelerde iyi ve güvenilir teknoloji ile üretilmiş elektromanyetik koruyucul</p>
<p>ardan da yararlanabiliriz. Yapılan incelemelerde bu tür koruyucuların bedeni radyasyon ve elektromanyetik kirliliğe karşı koruyucu bir etki gösterdiği ortaya konulmuş. Özellikle kapalı binalar, iş merkezleri ve yoğun elektromanyetik iletişimin yaşandığı yerde çalışan ya da yaşayanların telefon ve bilgisayarlarına bir tür koruyucu çiplerden koymaları veya ortam koruyucu ürünlerden kullanmaları, hatta üzerlerinde koruyucu çip içeren kolyeler taşımalarında yarar olduğuna inanıyorum.<br />
<em>Dr. Ender Saraç</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/yazin-beslenme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Her gün ne kadar keten tohumu almalıyız?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/ne-kadar-keten-tohumu/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/ne-kadar-keten-tohumu/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 14:34:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[keten tohumu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2959</guid>
		<description><![CDATA[HER GÜN 1 TATLI KAŞIĞI KETEN TOHUMU Keten, 50-60 santim yükseklikte 1 yıllık ince gövdeli bir bitkidir. Ketenin kullanılan kısmı, olgun tohumları ve bu tohumundan elde edilen yağlarıdır. Ülkemizde keten grubu açısından çok zengindir. İçinde sabit yağlar ve yüksek oranda protein bulunur. Tohum kabuğunda suyu emerek şişen bir madde vardır. Bu nedenle keten tohumu, müshil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>HER GÜN 1 TATLI KAŞIĞI KETEN TOHUMU</strong></p>
<p><img src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//keten_tohumu.jpg" alt="" title="Keten Tohumu" width="250" height="174" class="alignright size-full wp-image-2960" />Keten, 50-60 santim yükseklikte 1 yıllık ince gövdeli bir bitkidir. Ketenin kullanılan kısmı, olgun tohumları ve bu tohumundan elde edilen yağlarıdır. Ülkemizde keten grubu açısından çok zengindir.</p>
<p>İçinde sabit yağlar ve yüksek oranda protein bulunur. Tohum kabuğunda suyu emerek şişen bir madde vardır. Bu nedenle keten tohumu, müshil etkisi gösterebilir. Ağız yoluyla kullanıldığında kabızlıkta, sindirim sistemi tahrişlerinde, gastritin kısa süreli tedavisinde yardımcı olarak mukoza tahrişlerinde kronik öksürük ve bronşitte kullanılır.<span id="more-2959"></span></p>
<p>Yağı ise cilt iltihaplarında yararlıdır. Keten tohumu aynı zamanda öksürüklerde de solunum sistemini yatıştırıcı bir etki gösterir. Kısmen de balgam söktürücü etkisi vardır. Keten tohumunun Omega 3 yağı ve B 12 vitamini içermesi de beyin sağlığı unutkanlık ve hafıza kaybına karşı yararlıdır.</p>
<p><strong>NOT: </strong>Keten tohumu, ışığa ve ısıya karşı hassastır. Bu yüzden 50-100 gram gibi küçük ölçülerde alın. Un gibi değil iri granüller halinde kabaca öğütün.<br />
Güneş ışığı görmemesi için saklama kabı folyoya sarabilir ya da ışık geçirmeyen bir kap kullanabilirsiniz. Nem almaması için de ağzını sıkıca kapayın.</p>
<p>Arzu edenler buzdolabında saklayabilir. Diyetlerde görülen kabızlığın azalması için keten tohumunu her gün 1-1.5 tatlı kaşığı kadar sabahları tüketmenizi öneririm. İçinde çok az miktarda östrojen içerdiğinden meme kanseri tedavisi görenlerin kullanmasını önermem.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/ne-kadar-keten-tohumu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tabağınızın rengi iştahınızı etkiliyor</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/tabak-istah/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/tabak-istah/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 14:30:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[iştah merkezi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2954</guid>
		<description><![CDATA[LACİVERT TABAK İŞTAH AZALTIYOR Beş duyumuzun iştah üzerine etkileri var. İştah merkezimizi uyaran bir koku, iştahı artırarak daha çok yemek yemeyi sağladığı gibi hatta dokunma duyusunu bile etkileyebilir. Bazı kişilerin şeftalinin tüylerini elleyince irkildiklerini ve iştahlarının kapandığını biliriz. Renkler de iştah üzerinde etkili. Hangi renkler iştah açar/kapatır? Kırmızı ve turuncu renkler iştahı açarken, koyu lacivert [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-2955" title="Lacivert Tabak" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//tabak.jpg" alt="" width="179" height="125" /><strong>LACİVERT TABAK İŞTAH AZALTIYOR</strong></p>
<p>Beş duyumuzun iştah üzerine etkileri var. İştah merkezimizi uyaran bir koku, iştahı artırarak daha çok yemek yemeyi sağladığı gibi hatta dokunma duyusunu bile etkileyebilir. Bazı kişilerin şeftalinin tüylerini elleyince irkildiklerini ve iştahlarının kapandığını biliriz. Renkler de iştah üzerinde etkili.<span id="more-2954"></span></p>
<p><strong>Hangi renkler iştah açar/kapatır?</strong></p>
<p>Kırmızı ve turuncu renkler iştahı açarken, koyu lacivert iştahı baskılayıcı özellik gösterir. Sofrada önce görsel açıdan doymak önemlidir. Halk arasında söylenen ‘Önce gözün doysun’ sözü çok anlamlıdır. İlk önce görsel uyaranları doğru ayarlamamız gerekir. Bu nedenle, bugünden itibaren diyet yapanların sofraya koyu lacivert ve kahvaltı tabağı ebadında tabaklarla oturmasını öneriyorum.</p>
<p>Daha küçük bir tabakla yemek yiyince koyduğunuz porsiyonlar tabağı daha dolu gösterecektir. Eğer büyük bir tabakta yemek yiyorsanız o zaman da size önerim; yemeğin çevresini bolca yeşillik ile süslemeniz.</p>
<p>Bu arada ortamda sakinleştirici bir hafif müzik de çalıyorsa sinir sisteminin sakinleşeceğini, iştahın ve sindirimin daha dengeli olacağını vurgulamak isterim.<br />
<em>Dr. Ender SARAÇ</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/tabak-istah/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makarna kilo aldırır mı? Aldırmaması için&#8230;</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/makarna-kilo/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/makarna-kilo/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 27 May 2010 14:18:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[makarna]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2941</guid>
		<description><![CDATA[Haşlarken&#8230; Günlük tüketimi yüksek olan makarnayı eğer fazla haşlamazsanız çok hamurlaşmaz ve midenize oturmaz. Makarnayı haşlarken içersine bir parça zeytinyağı koymak yapışmasına engel olur. Makarnayı sudan çıkartmadan önce ya da başlangıçta bir tatlı kaşığına yakın tuz atarsanız tadı ve kıvamı daha iyi olur. Haşladıktan sonra&#8230; Makarnayı haşladıktan sonra soğuk suyla yıkamak aslında yanlış bir uygulama. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haşlarken&#8230;</strong></p>
<p><img class="alignright" src="http://img215.imageshack.us/img215/8245/makarena.jpg" alt="" width="200" height="161" />Günlük tüketimi yüksek olan makarnayı eğer fazla haşlamazsanız çok hamurlaşmaz ve midenize oturmaz. Makarnayı haşlarken içersine bir parça zeytinyağı koymak yapışmasına engel olur. Makarnayı sudan çıkartmadan önce ya da başlangıçta bir tatlı kaşığına yakın tuz atarsanız tadı ve kıvamı daha iyi olur.</p>
<p><strong>Haşladıktan sonra&#8230;</strong></p>
<p>Makarnayı haşladıktan sonra soğuk suyla yıkamak aslında yanlış bir uygulama. Çünkü makarna sonuçta irmik yani buğdaydan yapılan bir yiyecektir ve içerisinde değerli B vitaminleri içerir. B vitamini ise suda eriyen bir vitamindir ve siz makarnayı ne kadar çok suda ve ne kadar uzun süre kaynatırsanız ve ne kadar çok yıkarsanız bu vitaminler de o kadar çok kaybedilmiş olur.<span id="more-2941"></span></p>
<p>En uygunu diri bir şekilde haşlanmış makarnayı hemen süzgece dökmek ve orada 1-2 dakika kendiliğinden iyice süzülmesine izin verdikten sonra tekrar pişirildiği kaba alıp çok az miktarda sızma zeytinyağı ve tahta kaşıkla birkaç kere döndürüp taze sebzelerin yanına servis yapmaktır.</p>
<p><strong>Mantarlı, Peynirli ya da Ispanaklı Yapın</strong></p>
<p>Kepekli makarna normal makarnaya göre fazla lif içerdiğinden biraz gaz yapabilir. Bu nedenle sebzelerin üzerine kimyon ve zencefil serpmek akıllıca olabilir.</p>
<p>Bu yemeğin üzerine de 15–20 dakika sonra 1 fincan hazmettirici rezeneli, anasonlu, yeşil çaylı çaylar içmek yararlı olabilir. Aslında makarna sanıldığı kadar korkulacak ve şişmanlatan bir yiyecek değildir. Aksine gayet besleyici bir gıdadır. Önemli olan çok sık tüketmemek ve yediğiniz miktara dikkat etmektir.</p>
<p>Makarnada şişmanlatan daha çok içine konulan yağlar, ağır soslar, kıymalar, yağlı peynirler gibi ek katkılardır. Az sıvı yağ ile yapılan yağsız peynirler, mantar ve ızgara sebze gibi katkılarla beraber yenen makarnalardan fazla korkmanıza gerek yok. Makarna diyetlerdeki vazgeçilmezlerden biridir.</p>
<p>Son yıllarda rengi koyu olan entegral, tam buğday unundan yapılan esmer makarnalar da (kepekli değil) tam usulüne uygun pişirilirse ve diri diri yenirse lezzetli oluyor, kabızlık yapmıyor, vitamin oranı yüksek kalıyor. Dolayısıyla öncelikle tam buğday unundan yapılan makarnaları öneriyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/makarna-kilo/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıflayamıyorum! Ne yapmam gerekir?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/zayiflayamiyorum/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/zayiflayamiyorum/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Mar 2010 23:26:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2762</guid>
		<description><![CDATA[Eyvah ben zayıflayamıyorum diyenler bize kulak verin&#8230; Son dönemde pek çok kişiden, “Eyvah bir türlü zayıflayamıyorum”, “Ne yapsam olmuyor, aç yaşıyorum ama bir türlü kilo veremiyorum” gibi konuşmaları çok duyar olduk. “Gerçekten de su içsem yarıyor” veya “Bir türlü kilo veremiyorum, aman benim kilo vermem imkansız” gibi bir durum söz konusu olabilir mi yoksa bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eyvah ben zayıflayamıyorum diyenler bize kulak verin&#8230;</strong></p>
<p>Son dönemde pek çok kişiden, “Eyvah bir türlü zayıflayamıyorum”, “Ne yapsam olmuyor, aç yaşıyorum ama bir türlü kilo veremiyorum” gibi konuşmaları çok duyar olduk. “Gerçekten de su içsem yarıyor” veya “Bir türlü kilo veremiyorum, aman benim kilo vermem imkansız” gibi bir durum söz konusu olabilir mi yoksa bu kişiler farkında olmadan bazı gerçekleri atlıyorlar mı? Veya farkında olmadan bazı hatalar mı yapıyorlar? Eğer siz de bir türlü kilo veremediğini düşünenlerdenseniz bu yazıyı dikkatli okuyun ve bir kez daha doğru hareket edip etmediğinizden emin olun.<span id="more-2762"></span></p>
<p><strong>Eğer kilo veremediğinizi düşünüyorsanız</strong></p>
<p><a href="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//zayiflayamiyorum.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2763" title="Zayiflayamiyorum" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//zayiflayamiyorum-300x199.jpg" alt="" width="300" height="199" /></a><strong>1) Yardım almaktan çekinme:</strong> Öncelikli olarak bu konuda deneyimli bir hekime başvurun. Tiroid fonksiyon testleri HOMA İnsülin direnci, hemoglobinA1C gibi son aylardaki şeker ortalaması, tiroid antikorları, açlık kan şekeri, demir, depo demir, kan sayımı, kan yağları, ürik asit, kanda proteinler, alerji testleri, karaciğer fonksiyon testleri, üre kreatinin, tam idrar tahlili, C-Peptit gibi bazı tahlilleri yaptırmanızda yarar var. Pek çok kişi az yer, ama kilo veremez. Oysa bunun altından gizli bir şeker hastalığı, insülin direnci ya da guatr gibi bir durum ortaya çıkabilir.</p>
<p><strong>2) Acaba yeterince hareket ediyor musunuz ya da çok hareket ettiğinizi mi düşünüyorsunuz?</strong></p>
<p>Türk toplumu olarak son dönemde iyice tembelleşmeye ve az hareket etmeye başladık. Çoğu kimse gerçekçi olarak ne kadar hareket ettiğini değerlendirmiyor. Bazı hastalarım “Ben çok hareketliyim doktor bey” diyor. Sorduğumda ise sadece biraz ev işi yaptıkları, yalnızca markete gidip geldikleri ve ufak tefek hareketler dışında ciddi hareket yapmadıklarını ortaya çıkartıyoruz. Eğer kalori tüketmek ve yağ yakmak istiyorsanız günde ortalama 1 saat kadar tempolu yürüyüş ya da buna muadil bir egzersiz yapmanız gerekir. Siz sabah biraz erken kalkıp egzersiz yaparsanız ondan sonraki hareketler kilo vermenize ve kalori tüketmenize yardımcı olur. Hiç spor yapamıyorsanız, o zaman sabah ve akşam en az 10’ar dakika ip atlayın. Kendinize bir adet pedometre yani adımölçer alın ve akşama kadar yaklaşık 10 bin adım atmayı hedefleyin.</p>
<p><strong>3) Gerçekten az mı yiyorsunuz ya da az yediğinizi mi zannediyorsunuz?</strong></p>
<p>Yine pek çok kişi “Doktor bey gerçekten bir şey yemiyorum. Su içşem yarıyor derler ya, galiba ben o gruptanım” der. Ben de onlara öncelikli olarak şimdi tarif edeceğim bir deneyi yapmalarını öneririm. Siz de az yediğinizi zannediyorsanız lütfen 1 gün boyunca yediğiniz veya içtiğiniz her şeyin bire bir aynısını mutfak masasının üzerine koyun. Akşama kadar midenize attığınız her şeyin aynısından masanızda biriktirmeye başlayın. Örneğin sabah çayınıza iki şeker mi attınız, bir bardak çay mı içtiniz. Masanın üzerine bir bardak çay ve iki şeker koyun. İki dilim ekmek ve 1 kaşık reçel, 1 salatalık, biraz maydanoz, bir tavuk butu, 4-5 kaşık pilav, 1 tabak zeytinyağlı, 4 kayısı, 3 bisküvi, bir dilim kek, 4 köfte, biraz makarna, bir kase yoğurt, bir tabak salata, biraz kabak çekirdeği, 5-6 bardak çay, yanında birer şeker, 1 kola, 1 meşrubat, bir parça çikolata derken orta boy bir mutfak masasının neredeyse tepeleme dolduğunu görecek ve hayretler içinde kalacaksınız. Lütfen sabahtan gece yatana kadar yediğiniz ve içtiğiniz her şeyin, kahveye attığınız şeker ve kremadan, yemeklere kattığınız sıvı yağa kadar her şeyin aynısı biriktirin. Hiçbir şey yemediğinizi zannederken midenize ne kadar çok gıdanın girdiğini görün, hayretler içinde kalacaksınız. “Aman Allahım bu kadar yiyeceği ben mi yedim?” diyeceksiniz. Biz Türk toplumu olarak az yediğimizi sanıyoruz ama harcadığımızdan çok gıda tüketiyoruz.</p>
<p><strong>4) Gizli depresyonda olabilirsiniz.</strong><a href="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//depresyon.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2764" title="Depresyon" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//depresyon.jpg" alt="" width="250" height="190" /></a></p>
<p>Azımsanmayacak bir oranda da, kilo veremeyen kişilerde gizli depresyon olabilir. Yine günümüzde yoğun strese bağlı olarak bedenin işleyişi değişebilmekte, stres altında olan fizyoloji bu durum uzadığı zaman özellikle göbek ve bel civarında yağ depolamaya başlamakta ve metabolizma yavaşlayabilmekte. Böyle durumlarda iyi bir psikoterapinin, sarı kantaron haplarının ve bol güneş ışığının yararı olabilir.</p>
<p><strong>5) İlaç kullanımı:</strong></p>
<p>Eğer bazı ilaçları kullanıyorsanız metabolizmanız yavaşlayabilir ve gayret etmenize rağmen çok zor kilo verebilir hatta tersine kilo alabilirsiniz. Kortizon, bazı diğer hormon preparatları, anti depresanlar ve bazı diğer psikiyatri ilaçları, tiroidi yavaşlatmak için kullanılan ilaçlar ve daha pek çok kimyasal maddeler metabolizmada yavaşlamaya, su tutmaya ve yağ dokusunda artış eğilimine yol açabilir. Siz de kilo vermekte zorlanıyorsanız ve kimyasal ilaçları kullanıyorsanız mutlaka hekime danışın. Gerekiyorsa kullandığınız ilacın dozunun azaltılmasını veya cinsinin değiştirilmesini talep edin. Bazı ilaçlar ise kilo aldırmasa bile iştahı açarak dolaylı olarak da kilo alınımına yol açabilir. Bazı kişilerde B vitaminleri veya alerji hapları bu tarz bir duruma yol açabilir.</p>
<p><strong>6) İçeceklere dikkat!</strong></p>
<p><a href="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//icecekler.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2765" title="İçecekler" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//icecekler-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a>Pek çok kişinin dikkati kilo alınımında genelde yiyeceklere yöneliktir. Oysa bazen içeceklerle aldığımız kalori ya da yağ miktarı yiyeceklerle aldığımız yağ ve kalori miktarının önüne geçebilir. Örmeğin “Ben hiçbir şey yemiyorum ki” diyen kişileri tıbbı açıdan sorguladığımda gerçekten de az yediklerini ama şekerli kahve, çay, kola, meşrubat, kremalı kahve ve yağlı ayran gibi ciddi kalori bombardımanı içecekleri bol tükettiklerini saptıyorum. Size yine minik bir deney. Bir küçük şişe kolada yaklaşık 6 küp kesme şeker var. Günde 1 kola içiyorsanız 6 küp kesme şeker etti. Diyelim ki gün boyunca 5 çay içtiniz. Az şekerli içiyorsanız ve sadece 1 kesme şeker attınız, etti 11. O gün sadece iki tane kahve içtiniz, onlara da 1’er küp kesme şeker attınız, etti 13. Bir bardak da şeker eklenmiş meyve sularından içtiniz, yaklaşık 20 küp kesme şeker etti. 20 küp kesme şekeri 2 avucunuza doldurun ve bu kadar şekeri yakmak için o gün ekstradan en az 1.5 saat daha spor yapmanız gerektiğini hatırlayın. Bir orta boy cafe latte’de 270 kalori olduğunu biliyor musunuz? Bu pek çok sağlıklı yemeğin bir porsiyonundan daha yüksek kalori değeridir.</p>
<p><strong>7) Öğün atlıyor musunuz?</strong></p>
<p>Öğün atlıyorsanız kötü. Çünkü bütün gün aç kalıp akşam geç ve ağır yiyen bir kişide düşük kan şekerini ve uzun süren açlığı beden bir tehdit olarak algılar ve yediğini süratle yağ olarak depolama eğilimine girer. Bu nedenle asla kan şekerini düşürmeyin. Gün içinde 3 ana 3-4 de ara öğün yaparak kan şekerini dengeleyin. Asla stres altında, yüksek sesli müzik, sigara dumanı, tartışma ortamı içinde yemek yememeye gayret edin. Aslında kilo veremiyorsanız daha başka faktörler de var ama ben size en önemlilerini sıraladım. Şimdi bir kez daha düşünün. Gerçekten bu kuralları uyguluyor musunuz karar verin. Keyifli ve sağlıklı bir cumartesi dileğimle.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/zayiflayamiyorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kiloyu nasıl kontrol edebilirim diyenler, işte ipuçları</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/kiloyu-kontrol-etmek/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/kiloyu-kontrol-etmek/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 15:21:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[ideal kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2730</guid>
		<description><![CDATA[Kilo kontrolünde 25 altın kural Kış aylarında kilomuzu korumak her zamankinden daha zor oluyor. Havaların soğumasıyla hareket azalıyor, yağlanma başlıyor ve kilo alıyoruz. Ancak yaşam tarzınızda yapacağınız ufak değişikliklerle kilonuzu koruyabilir, daha sağlıklı bir hayat sürebilirsiniz. İşte size kilo kontrolü için gerekli 25 altın kural. 1) Akşam geç ve ağır yeme! (Hazmı daha zor ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #ff6600;">Kilo kontrolünde 25 altın kural</span></h3>
<p>Kış aylarında kilomuzu korumak her zamankinden daha zor oluyor. Havaların soğumasıyla hareket azalıyor, yağlanma başlıyor ve kilo alıyoruz. Ancak yaşam tarzınızda yapacağınız ufak değişikliklerle kilonuzu koruyabilir, daha sağlıklı bir hayat sürebilirsiniz. İşte size kilo kontrolü için gerekli 25 altın kural.<span id="more-2730"></span></p>
<p>1) Akşam geç ve ağır yeme! (Hazmı daha zor ve daha bol miktardaki yiyecekleri gündüz saatlerinde yerseniz akşam ise hafif beslenirseniz sindirim sistemi daha rahat eder).</p>
<p><a href="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//kilo-kontrol.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2733" title="Kilo kontrol" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//kilo-kontrol-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a>2) Yemekleri yavaş yavaş oturarak, küçük küçük lokmalar halinde ve dikkatini vererek çiğne.</p>
<p>3) Alışverişe tok karnına çık. (Asla aç karnına alışverişe çıkmayın, çok gereksiz ve fazla gıda maddesi alıp evde de gereksiz bir tüketime yol açabilirsiniz)</p>
<p>4) Bağırsakları günde iki kez boşalt. Sabah mutlaka bağırsaklar boşaltılmalı ama akşamları da ikinci kez bağırsakları boşaltırsanız genel sağlığa ve kilo kontrolüne yararı olacaktır.</p>
<p>5) Günde 5-6 fincan çay iç. (Yeşil, siyah, beyaz fark etmez. Yeter ki şekersiz olsun ve koyu olmasın)</p>
<p>6) Tok karnına tatlı veya şekerli meyve yeme. (Fazla insülin salgılanmazsa kilo kontrolü çok daha kolaylaşır)</p>
<p>7) Küçük lacivert renkli tabaklar al ve yemeklerini bu tabaklarda ye. (Lacivert rengin iştahı baskılayıcı etkisi var. Turuncu ve kırmızı renkler ise iştahı açar)</p>
<p>8) Derin nefes al. Gün içerisinde derin derin nefes alarak bedenini oksijenlendir.</p>
<p>9) Stresliyken yemek yeme, 2 kase çorba iç. (En iyisi süzülmemiş, posalı bakliyat çorbaları ve sebze)</p>
<p>10) Gün içinde bol bol sıcak su iç (Kışın sıcak, yazın oda sıcaklığında).</p>
<p>11) Buzdolabının kapağına ve yatak odandaki aynana eski, ince ve şık bir fotoğrafını as.</p>
<p><a href="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//diyet.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-2734" title="Diyet" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//diyet-300x170.jpg" alt="" width="300" height="170" /></a>12) Haftada birden fazla detoks yapma. Bazı kişiler ve klinikler ağır detoks programları veriyorlar. Önce zayıflatıyor gibi gözüken ve yanlış yapılan detoks programları kişideki kas, kemik, protein, mineral gibi kaliteli dokulardan kayba yol açıyor ve oluşturduğu açlıkla sonradan bir iştah patlaması yaparak yağlanmayı artırabiliyor.</p>
<p>13) Formülünde 7 şifalı madde olan doğal destekten yararlan. (Tere tohumu, funda yaprağı, zencefil, Quenzim Q 10, L Carnitin, krom ve yeşil çay)</p>
<p>14) İştahın çoksa yemeklerden önce ıhlamur ve mate karışımı çay iç.</p>
<p>15) Beslenme programında özellikle kışın acıyı artır. (Sivri biber, zencefil başta olmak üzere kırmızı pul biber, wasabe gibi)</p>
<p>16) Yeşil elma, nane ve zerdeçal kokuları iştahı azaltmaya yardımcı olur. (Bu kokuların iştah merkezini sakinleştirici etkisi olduğu biliniyor)</p>
<p>17) Sağlıklı kilo kontrolü yaparken bu yiyecekleri hemen artır: Yeşil mercimek, ceviz, sarı leblebi, bulgur, yumurta beyazı, az yağlı yoğurt, yulaf, çavdar, tam buğday, balık.</p>
<p>18) Kendini mutsuz, depresif ve ruhen yorgun hissediyorsan diyet yaparken St. John’s Worth (sarı kantaron) haplarından yararlan.</p>
<p>19) Ara öğünde canın hem tatlı, hem de kıtır kıtır sert bir şey yemek isterse hem tok tutucu hem de enerji verici özelliği olan keçiboynuzunu dene.</p>
<p>20) Ağır spor yok ama düzenli egzersiz mutlaka. Ağır spor ancak genç ve sporcu olanlar içindir. Düzenli egzersiz ise herkes içindir.</p>
<p>21) Ayna prosesi: Her gün çamaşırınla hem önden hem de yandan kendini seyret. Beğenmediğin ve fazla yağlı, kalın gördüğün yerlerine konsantre ol. Daha ince olma konusunda seni motive edecektir. Zayıfladıkça oluşan fark daha iyi görmeni sağlayacaktır.</p>
<p>22) Gün içerisinde stres altındayken ve iştahın patladığı zaman sık sık ve uzun uzun iyice gerinerek esne.</p>
<p>23) Masaj yapılanı mı yoksa yapanı mı daha çok zayıflatır bilemem ama susam yağının içerisine kekik yağı, biberiye yağı, melissa yağı ve portakal yağı karıştırarak kalın bölgelerine, güçlü bir şekilde bastırarak masaj yap.</p>
<p>24) Mutlaka içe dön. Zayıflama sadece bedende olmamalı, aslında ruh da obezleşmiş olabilir. Nasıl ki hatalı beslenme, hareketsizlik, bedeni şişmanlatıyorsa, fazla yalan, hırs, negatif duygular, öfke, kıskançlık gibi olumsuz düşünceler de obez yapar. Eğer ruhunuzu da detokslamazsanız sadece ağırlık kaybına uğramış olan bir beden yarım sağlık oluşturur.</p>
<p>25) Baharattan faydalan. Toz zerdeçal zayıflama kürlerinin vazgeçilmezlerindendir. Çünkü zerdeçal karaciğer ve safrakesesinin toksin atmasına yardımcı olur. Diyetlerimizde eksik olan buruk ve kekremsi tatları tamamlar. Aynı zamanda bedenin genel sağlığı açısından çok olumlu etkiler yapar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/kiloyu-kontrol-etmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obezlerde şeker riski yüksek</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/obezlerde-seker/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/obezlerde-seker/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 20:28:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2571</guid>
		<description><![CDATA[Obezlerde şeker riski yüksek Obezlerin şeker hastalığına yakalanma riskinin, sağlıklı insanlara göre daha fazla olduğu belirtildi. Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Emre Atabek, obezitenin, fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olan, vücutta aşırı yağ depolanmasıyla ortaya çıkan enerji metabolizması bozukluğu olduğunu söyledi. Çocukluk çağı obezitesinin oluşmasında değişik faktörlerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #ff6600;"><strong>Obezlerde şeker riski yüksek</strong></span></h3>
<p><em>Obezlerin şeker hastalığına yakalanma riskinin, sağlıklı insanlara göre daha fazla olduğu belirtildi.</em></p>
<p>Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mehmet Emre Atabek, obezitenin, fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olan, vücutta aşırı yağ depolanmasıyla ortaya çıkan enerji metabolizması bozukluğu olduğunu söyledi.<span id="more-2571"></span></p>
<p><a href="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//obez.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2572" title="Obezite" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//obez.jpg" alt="" width="300" height="225" /></a>Çocukluk çağı obezitesinin oluşmasında değişik faktörlerin rol oynadığını, çocukluk çağı obezitesi olanların yüzde 80’ninin erişkin dönemde de obez kaldığını belirten Doç. Dr. Atabek, şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Obezitenin, ortaya çıkmadan veya başlangıç döneminde önlenmesi gerekiyor. Çocukluk çağında obezite, özellikle ruhsal ve fiziksel problemlere yol açan bir enerji metabolizması bozukluğudur. Çocukluk çağındaki obezitenin en büyük nedenleri ise beslenme bozukluğu ve hareketsiz yaşam tarzıdır.&#8221;</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>ŞEKER RİSKİ YÜKSEK</strong></span></p>
<p>Obezitenin kısa ve uzun vadede birçok hastalığa neden olduğunu, çok ciddi sorunlara yol açan bu durumun yaşam kalitesini ve süresini de olumsuz etkilediğini bildiren Doç. Dr. Mehmet Emre Atabek, şunları kaydetti: &#8220;Obezlerin sağlıklı insanlara göre şeker hastalığına yakalanma riski daha fazladır.</p>
<p>Bazı obez çocuklarda ergenlik dönemi öncesinde bile şeker metabolizması bozuklukları, yüksek kan basıncı, şeker hastalığı hatta damar sertliği belirtileri ortaya çıkabiliyor.</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;"><a href="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//cocuk_obez.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2573" title="Çocuklarda obezite" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//cocuk_obez.jpg" alt="" width="167" height="200" /></a></span></strong>Yapılan çalışmalarda, 3-8 yaş arası obez çocuklarda bile erken damar bozukluklarının ortaya çıktığı ve damar sertliğinin başladığı görülmüştür. Yaptığımız bir araştırmada atardamarların duvar kalınlıklarının obez çocuklarda, normal çocuklara göre daha büyük olduğunu tespit ettik.&#8221;</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">PSİKOLOJİSİ BOZUK ÇOCUK KİLO VEREMİYOR</span></strong></p>
<p>Doç. Dr. Atabek, obeziteyle gelen en önemli sorunlardan birinin de psikolojik problemler olduğunu vurgulayarak, &#8220;Özellikle okulda arkadaşları tarafından kendilerine değişik tavırlar takınılması, obez çocukların psikolojilerini bozmaktadır.</p>
<p>Oysa kilo vermede çocuğun psikolojisi çok önemlidir. Eğer obez olan çocuğun psikolojisi bozuksa, kilo vermekte gerçekten zorlanır&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/obezlerde-seker/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fazla tuz kullanımının zararları</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/tuzun-zarari/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/tuzun-zarari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2010 19:02:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[7 Şubat Dünya Tuza Dikkat Haftası]]></category>
		<category><![CDATA[aşırı tuz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2630</guid>
		<description><![CDATA[Aşırı tuz tüketimi vücudu vuruyor Aşırı tuz tüketiminin, yüksek tansiyon, kemik erimesi, böbrek hastalığı, mide kanseri ve kalp hastalığı gibi birçok hastalık için risk oluşturduğu belirtildi&#8230; Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ülver Derici, 7 Şubat Dünya Tuza Dikkat Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, gereğinden fazla tuz tüketiminin başta hipertansiyon olmak üzere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><strong><span style="color: #ff6600;">Aşırı tuz tüketimi vücudu vuruyor</span></strong></h3>
<p><em>Aşırı tuz tüketiminin, yüksek tansiyon, kemik erimesi, böbrek hastalığı, mide kanseri ve kalp hastalığı gibi birçok hastalık için risk oluşturduğu belirtildi&#8230;</em><span id="more-2630"></span></p>
<p><a href="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//tuz.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2631" title="Tuz" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//tuz.jpg" alt="" width="250" height="250" /></a>Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ülver Derici, <strong>7 Şubat Dünya Tuza Dikkat Haftası</strong> dolayısıyla yaptığı açıklamada, gereğinden fazla tuz tüketiminin başta hipertansiyon olmak üzere çok sayıda hastalığa yol açabileceğini söyledi.</p>
<p>Bu yılın teması olarak &#8220;<em>Tuz sağlığınıza zarar verebilir</em>&#8221; sloganının seçildiğini anlatan Derici, &#8220;<em>Aşırı tuz tüketimi, <span style="text-decoration: underline;">yüksek tansiyon, kemik erimesi, böbrek hastalığı, mide kanseri, inme, şişmanlık ve kalp hastalığı</span> açısından ciddi bir risk faktörüdür</em>&#8221; dedi.</p>
<p>Derici, Dünya Tuza Dikkat Haftası boyunca, aşırı tuz tüketiminin zararları hakkında toplumda farkındalığı artırmayı amaçladıklarını dile getirdi.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;"><strong>ERKEKLER, KADINLARDAN DAHA FAZLA TUZLU TÜKETİYOR</strong></span></h3>
<p>Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneğince 2008 yılında yapılan çalışmada, bir kişinin günlük tuz tüketiminin normalde olması gerekenin üç katı (ortalama 18 gram) olarak tespit edildiğini belirten Derici, şunları kaydetti: &#8220;Çalışmada, erkeklerin kadınlardan daha fazla tuzlu yediği saptanmıştır.</p>
<p>Zeytin, peynir, turşu, salamura ve konserve gıdalar tuz oranı yüksek ve toplumumuz tarafından yoğun tüketilen gıdalardır. Ekmeğimizdeki (ortalama 300 gramlık ekmek) tuz miktarı yaklaşık yedi gram kadar olup günde bir ekmek tüketen birey zaten alması gerekeni fazlasıyla almaktadır.&#8221;</p>
<h3><strong><span style="color: #ff6600;">MAKSİMUM 6 GRAM TUZ TÜKETİLMELİ</span></strong></h3>
<p>Derici, tuz kullanım miktarının toplumsal özelliklere ve coğrafi bölgelere göre değişebildiğini de ifade ederek, &#8220;Normal sağlıklı bireylerde günlük olarak yemeklerle alınması gereken ortalama tuz miktarı 5 gramdır (maksimum 6 gram)&#8221; dedi.</p>
<p>Bu miktarın üzerinde tuz tüketilmesi halinde, &#8220;kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm oranlarının yükseldiğini&#8221; vurgulayan Derici, fazla tuz kullanımının astım hastalığında da şikayetleri tetiklediğini bildirdi. Derici, bu nedenle, sağlığın korunması, dengeli beslenme alışkanlığının kazanılması ve olası hastalıklara karşı riski artırmamak için günlük alınan tuz miktarının azaltılması gerektiğini kaydetti.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/tuzun-zarari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şişmanlık ve obeziteye vergi geliyor</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/sismanlik-obezite/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/sismanlik-obezite/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 20:11:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[fast-food]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[opioid]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2563</guid>
		<description><![CDATA[Obeziteye ilginç çözüm önerisi: VERGİ Medyada yer alan bir habere göre şişmanlığa ya da obeziteye sebep olan şekeri azaltmak için ilginç bir öneri ve hatta uygulama var. Prof. Dr. Şükrü Hatun, ABD&#8217;de 33 eyaletin, şekerli içeceklere ortalama yüzde 5.2 oranında vergi uyguladığını belirterek, Türkiye&#8217;de de benzer bir uygulamaya gidilmesi gerektiğini söyledi. Kocaeli Üniversitesi Çocuk Sağlığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #ff6600;"><strong>Obeziteye ilginç çözüm önerisi: VERGİ<br />
</strong></span></h3>
<p>Medyada yer alan bir habere göre şişmanlığa ya da obeziteye sebep olan şekeri azaltmak için ilginç bir öneri ve hatta uygulama var. Prof. Dr. Şükrü Hatun, ABD&#8217;de 33 eyaletin, şekerli içeceklere ortalama yüzde 5.2 oranında vergi uyguladığını belirterek, Türkiye&#8217;de de benzer bir uygulamaya gidilmesi gerektiğini söyledi.<span id="more-2563"></span></p>
<p><a href="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//obezite.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2565" title="Obezite" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//obezite.jpg" alt="" width="250" height="271" /></a>Kocaeli Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ve Endokrinoloji ve Diyabet Bilim Dalı Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Hatun, dünya genelinde her geçen gün obezite oranın arttığını ve bundan en çok çocukların etkilendiğini söyledi.</p>
<p>ABD’de son 20 yılda şişmanlık sıklığının yüzde 100 arttığını, şişmanlığın yoksul ülkelere &#8220;ihraç&#8221; edildiğini ve dünya nüfusunun büyük bölümünün &#8220;obesite pandemisi&#8221; riski taşıdığını öne süren Hatun, fazla kalori ve yağ içeren besinlerin, daha ucuz olduğunu ve bunun şişmanlığı yoksul hastalığı haline getirdiğini belirtti.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;"><strong>1 MİLYARDAN FAZLA KİŞİ KİLO SORUNU YAŞIYOR</strong></span></h3>
<p>Hatun, dünyada 1 milyardan fazla kişinin şişman veya fazla kilolu olduğunu, son 30 yılda fazla kilolu çocuk sayısının 3 kat arttığını ifade etti. Hatun, &#8220;Dünyada 5 yaş altındaki 20 milyon çocuğun fazla kilolu veya şişman olduğu tahmin edilmektedir&#8221; diye konuştu.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;"><strong>ABUR-CUBUR, ŞEKER VE HAREKETSİZLİK EN BÜYÜK ETKEN</strong></span></h3>
<p>Kızarmış patates, kola çeşitleri, dondurma, patlamış mısır, hamburger gibi beslenme alışkanlığının çocuk menülerini &#8220;istila ettiğini&#8221; dile getiren Hatun, çocukların günlük yaşamda çok az yürümesinin de obezitenin gelişmesinde önemli bir etken olduğunu söyledi.</p>
<p>Hatun, &#8220;abur cubur&#8221; gıdaların içindeki şeker, tuz, yağ üçlüsünün &#8220;opioid&#8221; olarak bilinen &#8220;haz&#8221; sinyali ileticilerini hızla uyardığını belirterek, şöyle devam etti:</p>
<p>&#8220;Besin endüstrisi de stratejisini bu bilgi üzerine kurmakta ve bağımlılık manipülasyonu için en önemli hedef grup olarak çocuklar seçilmektedir.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;"><strong>ŞEKERLİ İÇECEKLERE VERGİ!</strong></span></h3>
<p>Şu anda ABD’de 33 eyalette şekerli içeceklere ortalama yüzde 5,2 oranında vergi uyguluyor, ama bu oran şekerli içecek tüketimini caydırıcı olmaktan uzak görünüyor.</p>
<p>Bilim adamları, her 30 mililitre şeker eklenmiş içecek için 1 cent ek vergi konmasını öneriyorlar ve bu şekilde ABD ilk yılda 20 milyar dolar para birikeceğini ve bunun da çocuk beslenmesi, obezitenin önlenmesi ve sağlık güvencesi olmayanlara destek için kullanılabileceği üzerinde duruyorlar&#8221; diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/sismanlik-obezite/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zayıf olmak sağlık açısından iyi midir?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/zayif-olmak-iyi-midir/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/zayif-olmak-iyi-midir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 03 Jan 2010 12:53:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[ideal kilo]]></category>
		<category><![CDATA[kilo almak]]></category>
		<category><![CDATA[zayıf olmak]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2510</guid>
		<description><![CDATA[Zayıfım diye sevinmeyin! Zayıflığın ciltte kolay yaralanma, saçlarda güçsüzlük, dişlerde çürüme ve dökülme gibi sorunlara yol açtığı belirtildi&#8230; Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz; gazetelerde, dergilerde, televizyonda en çok şişmanlık ve kilo verme konusunun gündemde olduğunu, kilo ile ilgili tek sorunun şişmanlık zannedildiğini, ancak zayıflığın da sorun olduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3><span style="color: #ff6600;"><strong>Zayıfım diye sevinmeyin!</strong></span></h3>
<p>Zayıflığın ciltte kolay yaralanma, saçlarda güçsüzlük, dişlerde çürüme ve dökülme gibi sorunlara yol açtığı belirtildi&#8230;<span id="more-2510"></span></p>
<div id="attachment_2511" class="wp-caption alignright" style="width: 165px"><img class="size-full wp-image-2511" title="zayif" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//zayif.jpg" alt="Zayif olmak" width="155" height="426" /><p class="wp-caption-text">Zayıf olmak</p></div>
<p>Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz; gazetelerde, dergilerde, televizyonda en çok şişmanlık ve kilo verme konusunun gündemde olduğunu, kilo ile ilgili tek sorunun şişmanlık zannedildiğini, ancak zayıflığın da sorun olduğunu belirterek, şöyle dedi:</p>
<p>&#8220;Zayıflık, ciltte kolayca yaralanma, saçlarda güçsüzlük ve dökülme, tırnaklarda kolay kırılma, dişlerde çürüme ve dökülme gibi sorunlara yol açabilir.</p>
<p>Bağışıklık sistemleri de çok güçlü olmadığından, bulaşıcı hastalıklara daha kolay yakalanırlar ve nezle, soğuk algınlığı gibi basit hastalıklar bile böyle kişilerde daha ağır seyreder, ilaç kullanmak, evde yatarak dinlenmek zorunda kalabilirler.&#8221;</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>&#8220;YARALARIN İYİLEŞMESİ SÜRE ALIR&#8221;</strong></span></p>
<p>Zayıflık sorununun aynı zamanda çocuk ya da ergenlik döneminde büyüme ve gelişmeyi de olumsuz etkilediğine dikkati çeken Prof. Dr. Yorulmaz, şöyle devam etti: &#8220;Yaraların iyileşme süresi daha uzun zaman alır.</p>
<p>Zayıf kişiler çabuk yorulurlar, iş verimleri düşük olup, okuduklarını anlamada, problem çözmede güçlük yaşarlar. İşe, derse yeterince konsantre olamadıklarından daha sık başarısızlık yaşarlar.</p>
<p>Böyle kişilerde kansızlık daha sık görüldüğünden, soğuğa dayanıksızdırlar. Tansiyon düşmeleri ve buna bağlı olarak ayağa kalktıklarında göz kararması ve baş dönmesi sık görülür.</p>
<p>Zayıf kişilerde deliksiz uyuyamama, az ya da fazla uyuma, dinlenmiş olarak kalkamama gibi uyku sorunları da daha sık görülmektedir. Tüm bu sorunlar zayıf insanları daha gergin, daha sinirli yapar ve daha fazla ruhsal sorun yaşamalarına neden olur.&#8221;</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>ZAYIFLIĞIN NEDENLERİ</strong></span></p>
<p>Zayıflıkta uygulanan katı vejetaryen diyetler, gün içinde içilen 5 bardaktan fazla çay, kahve, kola gibi içeceklerin etkili olduğunu bildiren Prof. Dr. Yorulmaz, sigara ve alkolün, vücudun alınan besinlerden yeterince faydalanmasını engellediğini söyledi.</p>
<p>Prof. Dr. Yorulmaz, böbrek, kalp, şeker hastalığı, siroz, kanser gibi kronik hastalıkların, mide ve bağırsak hastalıklarının, alınan besinlerin vücutta hızla tüketilmesine yol açan tiroit bezinin fazla hormon ürettiği hipertiroidin, bazen özellikle genç kızlarda görülen ruhsal bir sorun olan yemek yememe hastalığının kişileri zayıflattığını kaydetti.</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>ZAYIFLIĞA 6 ÖĞÜNDE ÇÖZÜM</strong></span></p>
<div id="attachment_2513" class="wp-caption alignright" style="width: 210px"><img class="size-full wp-image-2513" title="Öğün" src="http://www.dersimizsaglik.com/wp-content/uploads//ogun.jpg" alt="Ara öğünler önemli" width="200" height="216" /><p class="wp-caption-text">Ara öğünler önemli</p></div>
<p>Zayıflığın nedenini bilmeden kalıcı çözüm bulmanın mümkün olmadığını belirten Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, şu bilgileri verdi: &#8220;İçeriği yeterli ve dengeli besinlerden oluşan yiyecekler, günde 3 ana ve 3 ara öğün olmak üzere 6 öğünde tüketilmeli.</p>
<p>İdeal kilosundan daha zayıf olan kişiler yemeklerini, günlük harcadıkları enerjiden daha fazlasını alacak biçimde düzenlenmeli. Bunun için de her ana öğünde kalori ve protein yönünden zengin besinler seçilmeli, öğün atlanmamalı.</p>
<p>Ara öğünlerde bol kalorili, yağlı ve şekerli yiyecekler az tüketilmeli. Midede dolgunluk ve doyma hissine neden olacağı için yemekle birlikte sıvı alımı azaltılmalı ve gaz yapıcı yiyeceklerden kaçınılmalı. Salam, sosis, sucuk, hamburger gibi yağlı ve bol kalorili yiyeceklerden mümkün olduğunca kaçınmalı.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/zayif-olmak-iyi-midir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kolesterolü düşürmek için beslenme ve tedavisi</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/kolesterolu-tedavisi-beslenme/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/kolesterolu-tedavisi-beslenme/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Dec 2009 14:00:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Kolesterol]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2460</guid>
		<description><![CDATA[Kolesterol için kullanılan ilaçları ömür boyu kullanmak gerekiyor Diyet ve egzersiz kolesterolün düşürülmesinde yeterli olmazsa hastaya ilaç tedavisi uygulanıyor; ancak ilaçları ömür boyu kullanmak gerekiyor MEMORIAL HASTANESI İÇ HASTALIKLARI BÖLÜMÜ’NDEN PROF. DR. YAVUZ BAYKAL ANLATTI: Kolesterolden korunmak için nasıl beslenmeliyiz? Prof. Dr. Yavuz Baykal: Kolesterol düzeyini düşürmek için diyete dikkat etmek gerekiyor. Ve tabii bazı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kolesterol için kullanılan ilaçları ömür boyu kullanmak gerekiyor</strong></p>
<p>Diyet ve egzersiz kolesterolün düşürülmesinde yeterli olmazsa hastaya ilaç tedavisi uygulanıyor; ancak ilaçları ömür boyu kullanmak gerekiyor</p>
<p><em>MEMORIAL HASTANESI İÇ HASTALIKLARI BÖLÜMÜ’NDEN PROF. DR. YAVUZ BAYKAL ANLATTI:</em></p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Kolesterolden korunmak için nasıl beslenmeliyiz?</span></h3>
<p>Prof. Dr. Yavuz Baykal: Kolesterol düzeyini düşürmek için diyete dikkat etmek gerekiyor. Ve tabii bazı yiyeceklerden yani kolesterol açısından zengin yiyeceklerden kaçınmak gerekiyor. Yumurtanın sarısı, hayvansal yağlar, sakatatlar, mayonez, kırmızı et gibi besinlerde kolesterol oranı yüksektir.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;"><span style="color: #ff6600;">Kolesterolden korunmak </span>Ne tür ekmek yemeliyiz?</span></h3>
<p><span id="more-2460"></span><br />
Prof. Dr. Yavuz Baykal: Kolesterolün düşürülmesi ve kalori miktarının azaltılması açısından kepekli ekmek yenilmesi iyi olur.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Ceviz ve fındık kolesterolü düşürür mü?</span></h3>
<p>Prof. Dr. Yavuz Baykal: Fındık ve ceviz gibi gıdaların çok fazla tüketilmesi kolesterol üzerinde olumlu etkiler yapmaz. Ama az miktarda yenilmesi yararlı olur. Özellikle de günde 2-3 adet ceviz yemenin kolesterol üzerine olumlu etkileri olduğu söylenebilir.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;"><span style="color: #ff6600;">Kolesterolden korunmak </span>Hangi meyve ve sebzeleri tüketelim?</span></h3>
<p>Prof. Dr. Yavuz Baykal: Meyve ve sebzeleri mutlaka yeterli miktarlarda tüketmek gerekiyor. Normal beslenme de meyve ve sebzelerin rolü büyüktür.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Tuz kullanımı kolesterolü yükseltir mi?</span></h3>
<p>Prof. Dr. Yavuz Baykal: Tuz kolesterolü yükseltmez. Direkt bir bağlantısı yoktur ama çok fazla tuz tüketen kişilerin tansiyonlarında bir yükselme görülebilir. Tansiyonu yüksek olan kişilerde bir de kolesterol yüksek olursa kalp ve damar hastalıkları için risk faktörleri artış gösterir.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Kolesterol ve yağ arasında nasıl bir ilişki var?</span></h3>
<p>Prof. Dr. Yavuz Baykal: Katı yağlardan kaçınmak gerekiyor. Doymamış yağları tercih etmek gerekiyor. Bunların en başında zeytinyağı geliyor. Eğer zeytinyağı yiyemiyorsanız o zaman fındık, soya, mısırözü gibi yağları tercih etmeniz gerekiyor.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Kırmızı et kolesterolü yükseltir mu?</span></h3>
<p>Prof. Dr. Yavuz Baykal: Yükseltiyor ama canınız çok kırmızı et yemek istiyorsa haftada 1 ya da 2 kez aşırıya kaçmamak koşuluyla yiyebilirsiniz. Ancak et yemek istiyorsanız beyaz et ve balık yemek daha yararlı olur.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Kimler kolesterolünü ölçtürmeli?</span></h3>
<p>Prof. Dr. Yavuz Baykal: Ailesinde kolesterol problemi olanlar genç yaşlarında kolesterolünü ölçtürmeye başlamalı. Yani 20’li, 30’lu yaşlarda mutlaka ölçüm yaptırmalı. Yüksek olanlar ise önlem almalı. Kolesterolü yüksek olmayan kişilerin yılda bir kez kolesterollerini ölçtürmeleri yeterlidir.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Yılda bir kez kolesterol ölçtürmek kişiyi hastalıklardan korur mu?</span></h3>
<p>Prof. Dr. Yavuz Baykal: Evet, korur. Hiçbir risk faktörü olmayan, genetik yatkınlığı olmayan kişilerde tek başına kolesterole bağlı ölüm riski binde bir. Ama diğer faktörler eklenince bu oran da artış gösteriyor. Kolesterolün düşürülmesi ile kalp krizi, felç, böbrek hastalıkları, nadir de olsa şişmanlığa bağlı kanser gelişimi gibi hastalıklardan korunmak mümkün olabilir.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Kolesterol nasıl teşhis ediliyor?</span></h3>
<p>Prof. Dr. Yavuz Baykal: Kişiden kan alınıyor ve laboratuvar sonuçlarına göre değerlendirme yapılıyor. Genetik yatkınlık, sigara, alkol kullanımı, şeker hastalığı, hipertansiyon ve erkek olunması gibi risk faktörleri varsa kişinin total kolesterolünün 100’ün altında olmasını tercih ediyoruz. Herhangi bir risk faktörü yoksa kolesterol oranı 200 olabilir. Yüksek kolesterollü ve risk faktörleri olan hastalarda ilaç tedavisine başlıyoruz.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;"><span style="color: #ff6600;">Kolesterolde </span>İlaç tedavisi nasıl yapılıyor?</span></h3>
<p>Prof. Dr. Yavuz Baykal: Hastalarda kolesterolü düşürmek amacıyla birçok ilaç kullanılmakta ise de, en fazla kullanılan ilaç grubu statinlerdir.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Kolesterol tedavisi ne kadar sürüyor?</span></h3>
<p>Prof. Dr. Yavuz Baykal: Bu ilaçlar kullanıldığı sürece faydalı olurlar. Dolayısıyla ilaçlar bırakıldığı zaman kolesterol düzeyi tekrar yükselir. Bu yüzden bu ilaçları ömür boyu kullanmak gerekiyor.</p>
<h3><span style="color: #ff6600;">Peki ya ilaç kullanımına rağmen kişinin kolesterolü düşmezse?</span></h3>
<p>Prof. Dr. Yavuz Baykal: Bazı kişilerde ilaç kullanımına rağmen kolesterol düşmüyorsa bu hastalarda genetik tedaviler ve plazmaferez denilen tedavi uygulanabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/kolesterolu-tedavisi-beslenme/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Obeziteye karşı diyet nasıl yapılır?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/obezite-diyeti/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/obezite-diyeti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 22:52:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>
		<category><![CDATA[obezite]]></category>
		<category><![CDATA[şişmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2420</guid>
		<description><![CDATA[Obezite ve aşırı kilolara karşı geliştirilen yepyeni ve çok basit bir diyet türü büyük umut olacak. Diyetin ana felsefesi şu basit kelimelerle özetleniyor: &#8216;Bir gün sabret, bir gün ziyafet&#8217;. Dünyada gün geçtikçe daha büyük bir sorun halini almaya başlayan obezite ve aşırı kilolara karşı yeni bir diyet türü büyük umut olacak. Bu diyete göre, bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em>Obezite ve aşırı kilolara karşı geliştirilen yepyeni ve çok basit bir diyet türü büyük umut olacak. Diyetin ana felsefesi şu basit kelimelerle özetleniyor: &#8216;Bir gün sabret, bir gün ziyafet&#8217;.</em><span id="more-2420"></span></p>
<p><img class="alignright" title="Obezite" src="http://95.168.186.136/wp-content/uploads/obezite.jpg" alt="" width="230" height="319" />Dünyada gün geçtikçe daha büyük bir sorun halini almaya başlayan obezite ve aşırı kilolara karşı yeni bir diyet türü büyük umut olacak. Bu diyete göre, bir gün oruç tutar gibi aç gezmek, ikinci gün iste canınız ne çekerse afiyetle yemek yeterli.</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">DAHA UZUN BİR YAŞAM SAĞLIYOR</span></strong></p>
<p>“The Alternate-Day Diet” (Günaşırı Diyet) adlı kitabın yazarı Dr. James Johnson ile ABD’deki Stamford Üniversitesi ve Ulusal Yaşlanma Enstitüsü uzmanlarının yaptığı araştırmalar, bu yeni diyet türünün, ince ince kalori hesabı yapılan diğer diyetlere oranla çok basit olduğunu; kan şekerini düşürüp astım semptomlarını azaltmaya kadar birçok faydası bulunduğunu; beyin hücrelerini koruduğunu ve bütün bunlar sayesinde daha uzun bir yaşam sağladığını ortaya koyuyor. Diyetin faydaları arasında, kalp hastalıklarını ve meme kanserini uzak tutması da bulunuyor.</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">ZAYIFLIK GENİNİ TETİKLİYOR</span></strong></p>
<p>Bir gün, normal aldığınız kalori miktarının yarısına eşit miktarda kalori alıp, diğer günse istediğiniz kadar yeme prensibine dayalı bu diyetin başarısı, SIRT-1 adlı bir zayıflama geninde yatıyor. Kalori alımındaki ani ve sert düşüş, ‘zayıflık geni’ olarak da bilinen SIRT-1’i tetikliyor; bu da yağ depolamaya neden olan geni bloke ederek yağ yakımına zemin hazırlıyor.</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">SÜREKLİ DİYETTEN DAHA KOLAY</span></strong></p>
<p>Uzmanlar, ‘bir gün oruç, bir gün ziyafet’ diyetini uygulamanın, sürekli düşük kalori alınan diyetlere göre çok daha kolay olduğunu belirtiyor. Diyete alışmanın yaklaşık 2 hafta sürdüğü, bundan sonraki dönemde ise, &#8216;oruç&#8217; günlerde açlık duygusunun artık hissedilmemeye başladığı ifade ediliyor.</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">ÇOK DAHA FAZLA KİLO KAYBI</span></strong></p>
<p>Illinois Üniversitesi tarafından 16 hasta üzerinde 10 hafta boyunca yapılan araştırmanın sonuçları da bu diyet sayesinde, beklenenden çok daha fazla kilo verilebildiğini gösterir nitelikte. Araştırmada, her biri 90 kilonun üzerinde olan hastalar, bir gün boyunca, normal aldıkları kalorinin yüzde 20sini aldılar, diğer gün ise sağlıklı ve normal beslenmelerine devam ettiler.</p>
<p>Normalde 10 haftada 2.2 ila 2.7 arasında kilo vermeleri beklenirken, bu hastaların, diyet sayesinde 4.5 ila 13.5 kilogram arasında kilo kaybetmeleri uzmanları bile şaşırttı.</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">DİYETİ NASIL YAPACAKSINIZ?</span></strong></p>
<p><img class="alignnone" src="http://img193.imageshack.us/img193/9774/redarrowtransparent.gif" alt="" width="12" height="15" /> Diyet kitabının yazarı Dr. Johnson, zayıflama geninin tetiklenebilmesi için ‘oruç’ günlerinin ilkinde, kesinlikle 500 kaloriyi aşmamak gerektiğini belirtiyor.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://img193.imageshack.us/img193/9774/redarrowtransparent.gif" alt="" width="12" height="15" /> Daha sonraki aç gezilen günlerde ise amacınıza bağlı olarak ne kadar kalori alacağınıza kendiniz karar verebilirsiniz. Normal bir günde aldığınız kalori miktarının yüzde 35’ini alacak şekilde beslenmek kilo kaybetmenizi sağlarken; normal beslenmenin yüzde 50 ya da yüzde 60’ı kadar kalori almak, sadece mevcut kilonuzu muhafaza etmenize yardımcı oluyor.</p>
<p><img class="alignnone" src="http://img193.imageshack.us/img193/9774/redarrowtransparent.gif" alt="" width="12" height="15" /> Aç gezilen günü takip eden günde, çok da abartmamak koşuluyla istediğini kadar yiyebilirsiniz. Aklınızdan çıkarmamanız gereken bir husus ise sebze ve meyveyi ihmal etmemek…</p>
<p><img class="alignnone" src="http://img193.imageshack.us/img193/9774/redarrowtransparent.gif" alt="" width="12" height="15" /> Özellikle ‘yeme’ günlerinde, bol bol su içmek ve egzersiz yapmak da gerekiyor. Sadece haftada bir tartılın, bunu da ‘oruç’ gününün bittiği sabah yapın. Böylece moraliniz daha yüksek olacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/obezite-diyeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diyete başlayıp bırakanlardansanız, işte öneriler</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/diyete-baslayip-birakanlardansaniz-iste-oneriler/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/diyete-baslayip-birakanlardansaniz-iste-oneriler/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2009 11:02:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=1581</guid>
		<description><![CDATA[Bırakın yemek tabağınızda kalsın! Diyete her pazartesi başlayıp çarşamba ya da perşembe bırakanlardansanız, unutmayın size sizden başka kimse yardımcı olamaz. İradeniz çok zayıfsa işte öneriler&#8230; 1) Bir psikologdan yardım alın. İyi bir psikolog sizin her pazartesi verdiğiniz sözü niye yerine getiremediğinizi, neden başladığınız işi bitiremediğinizi altta yatan nedenleriyle anlatır. Benim zayıflama konusunda takip edip de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bırakın yemek tabağınızda kalsın!<br />
Diyete her pazartesi başlayıp çarşamba ya da perşembe bırakanlardansanız, unutmayın size sizden başka kimse yardımcı olamaz. İradeniz çok zayıfsa işte öneriler&#8230;<span id="more-1581"></span></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"><img class="alignright" title="Psikolog yardımı" src="http://img30.imageshack.us/img30/2121/psikologh.jpg" alt="" width="150" height="117" />1)</span></strong> <span style="color: #339966;">Bir psikologdan yardım alın.</span> İyi bir psikolog sizin her pazartesi verdiğiniz sözü niye yerine getiremediğinizi, neden başladığınız işi bitiremediğinizi altta yatan nedenleriyle anlatır. Benim zayıflama konusunda takip edip de zorlandığım, altında psikolojik bir neden olduğundan şüphelendiğim bazı hastalarımda psikolojik tedavi sonrasında ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Bazı genç hanımlar kilo veriyorken zayıflama programım bırakıyorlardı. Sonrasında ortaya çıktı ki, bu kişiler daha genç ve güzel olacaklarını hissettikleri zaman kendilerini bazı konularda tehdit altında görüyormuş. Duygusal, cinsel veya mimiklerle tacize uğrayacakları, rahatsız edilecekleri korkusunu bilinçaltında taşıyorlarmış. Tedaviyle düzeldiler.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><img class="alignright" title="Diyet partneri" src="http://img30.imageshack.us/img30/913/fft20mf205884.jpg" alt="" width="150" height="120" />2)</strong> </span><span style="color: #339966;">Kendinize mutlaka bir zayıflama partneri bulun.</span> Bazen kendimizi kolay kandırabiliriz ama birlikte zayıflamaya karar verdiğimiz kişileri kandıramayız. Sabah birlikte yürüyüşe çıkacağınız bir komşu, akşam iş çıkışı birlikte spora gideceğiniz bir mesai arkadaşı, spor salonundan, yazlıktan, okuldan bir arkadaş, dost sizi motive eder. Birbirinizi kontrol edersiniz. Hedefe giden yolu paylaşmak başarı şansınızı artıracaktır. Gün içinde telefonla, mesajla diyetin nasıl gittiğini haber vermek bile sizi motive edecektir. Gözlemlerime göre, bir zayıflama arkadaşıyla yola çıkanlar daha az sıkılıyor ve daha başarılı oluyor.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">3)</span> </strong>Eğer kendinize hiç güveniniz yoksa, <span style="color: #339966;">yatılı bir zayıflama merkezine gitmek</span> belirli bir süre için yararlı olabilir. Buradaki ortak ruh ve konu sizi doğal olarak içine çekecektir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">4)</span></strong> <span style="color: #339966;">Her hafta kendinize yeni bir itici güç bulun.</span> Örneğin diyete başladınız, 1&#8242;inci hafta doğal bir zayıflama hapı, 2&#8242;nci hafta farklı bir spor yöntemi, 3&#8242;üncü hafta değişik bir zayıflamaya yardımcı çay, 4&#8242;üncü hafta bir öncekinden farklı <img class="alignright" title="Hedefinizden şaşmayın" src="http://img30.imageshack.us/img30/911/diyet2.jpg" alt="" width="150" height="113" />diyet, 5&#8242;inci hafta her gün tartılmak ve bel civarınızı ölçmek gibi yeni konular ekleyerek monotonluktan kurtulmaya çalışın.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">5)</span></strong> <span style="color: #339966;">Tehlikeli durumlara karşı uyanık olun.</span> Eğer diyete başladığınız hafta içinde akşam yemeğe misafir alıp, mezuniyet töreni, düğün, nişan, söz, sünnet gibi kutlamalar yapacaksanız bu durumlar iradenizi aşırı zorlar. En iyisi bu dönemin geçmesini bekleyin. Çünkü yemeklere karşıdan bakarak mutsuz olursunuz ya da dayanmayıp yersiniz.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">6)</span></strong> &#8216;Bir kereden bir şey olmaz&#8217;, &#8216;Aman bugünü mü buldun yemeyecek&#8217;, &#8216;Hatırım için ye, akşam yemezsin&#8217;, &#8216;Aman tabağında kalmasın, bitir&#8217; gibi cümleler size tanıdık geliyor değil mi? Türk toplumu olarak ısrara alışkınız. Ayıp <img class="alignright" title="Diyet günlüğü tutmayı denediniz mi?" src="http://img30.imageshack.us/img30/6523/gunluk.jpg" alt="" width="133" height="150" />olmasın diye Yiye yiye&#8217; sonunda diyet uygulanamıyor. <span style="color: #339966;">Bir kereden bir şey olmaz demeyin.</span> Diyeti bozduysanız bir sonraki öğünde çorba, zeytinyağlı, hafif sebze yemeği tüketin ki kilo almayın.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">7)</span></strong> <span style="color: #339966;">Bir zayıflama ve diyet günlüğü tutun.</span> Kaçıncı gündesiniz, neler iradenizi zorluyor, hangi gün ne yaparsanız daha çok kilo veriyorsunuz gibi konuları bu deftere yazın. Zamanla kendinizi daha iyi tanıyacaksınız.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/diyete-baslayip-birakanlardansaniz-iste-oneriler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düşük glisemik indeks ne demek?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/dusuk-glisemik-indeks-ne-demek/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/dusuk-glisemik-indeks-ne-demek/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2009 08:00:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[glisemik indeks]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=1577</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Düşük glisemik indeks ne demek? Cevap: Son yıllarda gıdaların şişmanlatıcı etkisini anlatırken özellikle şekerli ve karbonhidratlı gıdaların kana barışma hızını vurgulayan &#8216;glisemik indeks&#8217; terimi çok dikkat çekiyor. Glisemik indekse bir yiyecekteki şeker miktarının kana karışmasını gösteriyor diyebiliriz. Bu şeker ne kadar hızla kana karışırsa kan şekerini düşürmekle görevli insülün salgısı daha hızlı ve şiddetli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Düşük glisemik indeks ne demek?<span id="more-1577"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Son yıllarda gıdaların şişmanlatıcı etkisini anlatırken özellikle şekerli ve karbonhidratlı gıdaların kana barışma hızını vurgulayan &#8216;glisemik indeks&#8217; terimi çok dikkat çekiyor. Glisemik indekse bir yiyecekteki şeker miktarının kana karışmasını gösteriyor diyebiliriz. Bu şeker ne kadar hızla kana karışırsa kan şekerini düşürmekle görevli insülün salgısı daha hızlı ve şiddetli hale geliyor. Böylelikle o şekerin kilo aldırıcı etkisi artıyor. Burada temel olarak beyaz şeker alınır. Beyaz şekerin glisemik indeksi 100 olarak kabul edilir. Diğer besinlerin glisemik değerleri de buna göre değerlendirilir.</p>
<p><strong>Meyve yerken çağla, kivi ve çileği tercih edin</strong></p>
<p>Örneğin; patates gibi nişastası çok yiyecekler, şekerli tatlılar, unlu, yağlı ürünlerin (börek, kek, pasta, sütlü çikolata gibi) glisemik indeks epey yüksektir. Doğada yaratıldığı haliyle gıdaların glisemik indeksi daha düşüktür. Ama bir gıda ne kadar çok işlenirse, rafine hale getirilirse, yani doğal halinden ne kadar çok farklılaşırsa o kadar kötüdür. Tam tahılların ve bakliyatların ise glisemik indeksi daha düşüktür. Havuç, patates dışındaki sebzelerin de glisemik indeksi 40&#8242;ın altı civarıdır. Meyveler ise epey değişkendir. Muz, incir, üzüm, karpuz, tatlı kavun gibi şekerli meyvelerde glisemik indeks yüksektir. Kayısı, elma, portakal, şeftali gibi meyvelerin glisemik indeksi 50 dolaylarındadır. Kivi, erik, hamımsı, diri vişne, çilek, çağla, badem gibi meyvelerin ise glisemik indeksi düşüktür. Beslenmenizi oluştururken genelde düşük glisemik indeksli gıdaları tercih etmenizde yarar var.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/dusuk-glisemik-indeks-ne-demek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Peynir veya Karpuz kilo yapar mı, kilo aldırır mı?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/peynir-kilo-yapar-mi/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/peynir-kilo-yapar-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Jun 2009 08:00:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[diyet]]></category>
		<category><![CDATA[kilo]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=1403</guid>
		<description><![CDATA[Yağlı peynirleri seviyor olabilirsiniz ama kalbinizi düşünün! Satın alırken yağsız ya da az yağlı peynirleri tercih edin. Bu peynirleri yemeden önce üzerine biraz sızma zeytinyağı dökerek lezzetini artırabilirsiniz. Böylece daha az yağ tüketmiş olursunuz. Ayrıca tükettiğiniz yağ, hayvansal doymuş yağ olmaz. Kalp ve damar hastalıkları açısından yüksek kolesterolün riskli olduğunu unutmayın. Eğer aldığınız peynir çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" title="Peynir" src="http://img6.imageshack.us/img6/372/beyazpeynir.jpg" alt="" width="150" height="114" />Yağlı peynirleri seviyor olabilirsiniz ama kalbinizi düşünün! Satın alırken <strong>yağsız</strong> ya da <strong>az yağlı</strong> peynirleri tercih edin. Bu peynirleri yemeden önce üzerine biraz <strong>sızma zeytinyağı</strong> dökerek lezzetini artırabilirsiniz. Böylece daha az yağ tüketmiş olursunuz. Ayrıca tükettiğiniz yağ, hayvansal doymuş yağ olmaz. Kalp ve damar hastalıkları açısından yüksek kolesterolün riskli olduğunu unutmayın. Eğer aldığınız peynir çok tuzlu bir peynir ise önceden ılık suda bekleterek fazla tuzu azaltmanın da yararı olabilir. Özellikle yaz aylarında fazla hayvansal doymuş yağ almak sağlıklı değildir.<span id="more-1403"></span></p>
<h3>Az yemek yediğinizi düşünürken kilo almayın</h3>
<p><img class="alignright" title="Karpuz" src="http://img6.imageshack.us/img6/2045/karpuzdetoksu.jpg" alt="" width="150" height="147" />Yazın öğünü geçiştirmek isteyenlerin veya diyet yapanların belki de en lezzetli ve pratik kurtarıcısı <strong>karpuz-peynir</strong> ikilisidir. Ancak karpuz çok miktarda yenirse ve tam da sevdiğiniz gibi kan kırmızı ve şekerli olursa bu kez bedene<strong> fazla şeker</strong> yüklenmiş olur. Peynir eğer yağlıysa (eski kaşar, tulum, rokfor, gouda, yağlı lor) ve fazla tuzluysa o zaman bu ikili değil diyet yapmak, <strong>fazla yağ ve şekerle kilo aldırıcı bile olabilir</strong>. Karpuz-peynir ikilisinin yanına eğer ekmek veya simiti de eklerseniz o zaman bu masum gibi gözüken yaz ara öğünü veya</p>
<p><span style="color: #ff0000;">&#8220;<strong>Akşamı karpuz-peynir-ekmekle geçiştiririz&#8221; = </strong> <strong>kilo faciası</strong></span></p>
<p>olabilir. Ama birkaç kurala dikkat ederseniz <span style="text-decoration: underline;">yazın kilo almadan da karpuz peynir veya meyve-peynir ikilisini tüketebilirsiniz.<br />
</span><br />
<strong>1)</strong> <span style="text-decoration: underline;">Karpuz-peynirin</span> yanına <span style="text-decoration: underline;">simit, ekmek</span> gibi hızlı bir karbonhidrat <span style="text-decoration: underline;">eklemeyin</span>.</p>
<p><strong>2)</strong> Karpuzu yerken bir normal dilimden <span style="text-decoration: underline;">fazla olmamalı</span>. Peynirden kendi parmağınızla 4 parmaktan fazla <span style="text-decoration: underline;">tüketmeyin</span>.</p>
<p><strong>3)</strong> Karpuzun daha çok kırmızı, şekerli olan tarafı değil, daha pembe, az şekerli, diri olan kısmı hatta çok yararlı olan <span style="text-decoration: underline;">beyaz kısımlarını da yiyin</span>.</p>
<p><strong>4)</strong> Peynirler taze lor, çökelecek, taze dil, suda mozarella gibi az tuzlu, az yağlı olmalı. Eğer karpuz sevmiyorsanız ama meyve peynir ikilisinden de vazgeçemem diyorsanız o zaman seçtiğiniz meyveler sert, diri, aşırı şekerlenmemiş, taze mevsim meyveleri olsun. Erik, şeftali, nektarin, karadut, çilek, vişne, kiraz gibi.</p>
<p>Sağlıklı günler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/peynir-kilo-yapar-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Lazer lipolizle yağları eritmenin yolları</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/lazer-lipolizle-yaglari-eritin/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/lazer-lipolizle-yaglari-eritin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 12:00:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik-Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[Selülit]]></category>
		<category><![CDATA[lazer lipoliz]]></category>
		<category><![CDATA[liposuction]]></category>
		<category><![CDATA[vaser]]></category>
		<category><![CDATA[yağ eritme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=1383</guid>
		<description><![CDATA[Lazer lipoliz: Son dönemlerde kullanılan bu teknoloji lazerlerin yağı eritici etkisinden yararlanıyor. Aynı sıvı uygulaması sonrası çok ince bir lazer ışını cilt altından, damarlar ve diğer dokulara zarar vermeden selektif olarak yağ dokuyu sıvılaştırıyor. Bu yöntemin avantajları şunlar: Tamamen lokal anestezi altında yapılabiliyor. Çok kısa süren işlem sonrası hasta ertesi gün normal hayatına dönüyor ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><img class="alignright" title="Lazer lipoliz" src="http://img194.imageshack.us/img194/7393/cc58d69f96bedd2a.jpg" alt="" width="200" height="140" />Lazer lipoliz:</strong> Son dönemlerde kullanılan bu teknoloji lazerlerin yağı eritici etkisinden yararlanıyor. Aynı sıvı uygulaması sonrası çok ince bir lazer ışını cilt altından, damarlar ve diğer dokulara zarar vermeden selektif olarak yağ dokuyu sıvılaştırıyor. Bu yöntemin avantajları şunlar:<span id="more-1383"></span><br />
Tamamen lokal anestezi altında yapılabiliyor. Çok kısa süren işlem sonrası hasta ertesi gün normal hayatına dönüyor ve damarlar kesilmediğinden morluk, şişlik çok az ve kısa süreli oluyor. Bu uygulamanın benzeri ultrason enerjisi kullanan VASER sistemleri kullanılarak yapılabilmekte.</p>
<p><strong>Morluk ve şişlik oluyor mu?</strong></p>
<p>Hayır olmuyor. Selülit östrojen ve progesteron hormonlarının varlığına bağlı, kadın cildinin doğal bir yapısıdır. Tam sebebi bilinmediği gibi kesin bir tedavisi yoktur. Liposuction bu sorunda tedavi edici özelliklere sahip bir yöntem değildir. Ancak kullanımı sonucu bir derece sonuç alman tedaviler, radyofrekans cihazları ve LPG uygulamalarıdır. Radyofrekans teknolojisi bu dalgaların seçici ısıtıcı etkisi prensibi ile çalışır. Cilde, sinirlere ve kan damarlarına zarar vermeden, kolajenin üretildiği derin dermiş ve yağ dokusuna etki eder. Ağrısız olan bu uygulama ile dokuda belirgin bir sıkılaşma ve yağ hacminde azalma elde edilir. Diyet sorunu azaltmada önemli etkiye sahiptir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/lazer-lipolizle-yaglari-eritin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Liposuction: Bölgesel yağlanmaya, kilo almaya çözüm</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/liposuction-bolgesel-yaglanmaya-kilo-almaya-cozum/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/liposuction-bolgesel-yaglanmaya-kilo-almaya-cozum/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Jun 2009 13:00:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Form-Kilo-Diyet]]></category>
		<category><![CDATA[Güzellik-Bakım]]></category>
		<category><![CDATA[bölgesel yağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[kilo vermek]]></category>
		<category><![CDATA[liposuction]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=1348</guid>
		<description><![CDATA[Güzellik ve çekicilik tarihin çeşitli dönemlerinde, dünyanın çeşitli bölgelerinde farklı algılanan bir kavramdır. Ancak globalleşen dünyada her konuda olduğu gibi güzellik anlayışı da gitgide evrenselleşmekte. Sağlıklı ve doğa ile uyumlu yaşamanın her günden daha popüler olduğu günümüzde doğru beslenme, fazla kilolardan kurtulma ve doğru kiloda kalmak önemli bir konu. İnanılanın aksine vücudun belirli yerlerindeki yağ [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Güzellik ve çekicilik tarihin çeşitli dönemlerinde, dünyanın çeşitli bölgelerinde farklı algılanan bir kavramdır. Ancak globalleşen dünyada her konuda olduğu gibi güzellik anlayışı da gitgide evrenselleşmekte. Sağlıklı ve doğa ile uyumlu yaşamanın her günden daha popüler olduğu günümüzde doğru beslenme, fazla kilolardan kurtulma ve doğru kiloda kalmak önemli bir konu. İnanılanın aksine vücudun belirli yerlerindeki yağ birikimleri bize genetik olarak miras kalan ve küo vererek kurtulamayacağımız parçalarımız. Dolayısı ile yaşı ve boyu açısından doğru, sağlıklı kiloda olan ancak bazı bölgelerinde aşırı birikimler olan birinin estetik görüntüsünü düzeltmek için kilo vermeye çalışması, en azından sağlıksız bir yöntem.<span id="more-1348"></span></p>
<p><strong>Peki ne yapmak gerekiyor?</strong></p>
<p>Öncelikle bu birikimlerin sebebini anlamak gerekli. Vücudumuzu saran deri altı yağ dokusunun, asli görevi bizi soğuktan korumak. Ancak aynı anda dış kontürümüzü belirleyen bir nevi uyku tulumu. Bu tulum hepimizin vücudunu ortalama 2 santim kalınlığında saran bir tabaka oluşturuyor. Ancak bu tabaka, belirli bölgelerde kalınlaşarak bazen 6-7 santime ulaşıyor. Görevi enerji ve besin deposu olan bu bölgeler tamamen genetik olarak belirleniyor. Kişi kilo alsa da, verse de normal cilt kalınlığı ile bu bölgesel depolar arasındaki fark hep aynı kalıyor. Sağlığımızdan ödün vermeden erkeklerde bel ve göbek, kadınlarda ise bel, basen, bacak içi ve diz içinden oluşan bu depolardan kurtulabilmenin tek yolu, lazer lipoliz ya da liposuction yöntemleri. Bu yöntemler ile bölgesel yağ kalınlaşmasını incelterek homojen bir cilt kalınlığına sahip olmak mümkün.</p>
<p><strong>Kontör düzeltmede kullanılıyor</strong></p>
<p><img class="alignright" title="Liposuctiondan önce ve sonra" src="http://img197.imageshack.us/img197/5104/liposaksin.jpg" alt="" width="375" height="284" />İstenmeyen yağların vücudun değişik bölgelerinden alınarak vücuda yeni bir form kazandırılmasına liposuction (telafuz: liposakşın) denir. Karın, kalçalar, basen, üst bacaklar, dizler, üst kollar, çene, yanaklar ve boyun liposuction yöntemi uygulanabilecek bölgelerdir. Liposuction, kontür düzeltme işlemi olup, genel bir zayıflama yöntemi olarak algılanmamalıdır. Bu uygulama bölgesel yağlanmanın olduğu sahanın, damarları büzerek kanamayı azaltan ve hastanın ağrı duymasını engelleyen bir sıvı ile şişirilmesi ile başlıyor. Daha sonra büyüklüğe göre lokal anestezi ya da genel anestezi altında çok ince kamiller ve bir vakum cihazı yardımı ile fazlalık yağ doku alınarak problem çözülüyor. Uygulama 30 dakika ile 2 saat arasında sürüyor. Hasta genellikle aynı akşam eve gidebiliyor ve 3-4 gün içerisinde normal hayatına dönüyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/liposuction-bolgesel-yaglanmaya-kilo-almaya-cozum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
