<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam &#187; Panik Atak</title>
	<atom:link href="http://www.dersimizsaglik.com/category/panik-atak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dersimizsaglik.com</link>
	<description>Sağlıklı yaşamanın online yolu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Aug 2010 09:00:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Panik atak teşhisi, Panik atak tedavisi ve tavsiyeler</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/panik-atak-teshisi-panik-atak-tedavisi-ve-tavsiyeler/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/panik-atak-teshisi-panik-atak-tedavisi-ve-tavsiyeler/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Jun 2009 15:08:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Panik Atak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=1806</guid>
		<description><![CDATA[Panik atak hastaları &#8216;Asla iyileşemeyeceğim&#8217; diye düşünmemeli. Çünkü hastalık psikoterapi ve ilaç tedavisine başarılı yanıt veriyor. Ancak panik atakların tekrarlamaması için hastaların en az 2 yıl ilaç kullanması gerekli&#8230; Panik atağın diğer psikiyatrik rahatsızlıklarla ilişkisi var mı? Prof. Dr. Esat O&#38;uz Göktepe: Panik ataklar çoğu kez alkol kullanılarak yatıştırılmaya veya önlenmeye çalışılıyor. Bu durum alkolizme [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Panik atak hastaları &#8216;Asla iyileşemeyeceğim&#8217; diye düşünmemeli. Çünkü hastalık psikoterapi ve ilaç tedavisine başarılı yanıt veriyor. Ancak panik atakların tekrarlamaması için hastaların en az 2 yıl ilaç kullanması gerekli&#8230;<br />
<span id="more-1806"></span></p>
<h3>Panik atağın diğer psikiyatrik rahatsızlıklarla ilişkisi var mı?</h3>
<p><img class="alignright" title="Panik atak" src="http://img44.imageshack.us/img44/3806/5b15d7520081521314923.jpg" alt="" width="268" height="320" />Prof. Dr. Esat O&amp;uz Göktepe: Panik ataklar çoğu kez alkol kullanılarak yatıştırılmaya veya önlenmeye çalışılıyor. Bu durum alkolizme yol açabilir. Panik ataklar ve panik bozukluğu belirtileri genellikle depresyonla birlikte görülür. Fobiler panik bozukluğunda gelişen korkulardan kaynağını alır.</p>
<h3>Panik atağın tekrarlama riski neyle ilgili?</h3>
<p>Prof. Dr. Esat Oğuz Göktepe: Aslında en kritik konulardan biri bu. Bir kere panik atak geçiren bir kişi tekrar geçirebileceği ihtimalini aklından uzaklaştıramıyor. Bu yüzden kaçınma davranışlarında bulunuyor. Biz de ne kadar sonra tekrarlayabildiğim öngöremiyoruz. Panik: ataklar tedavi olduktan sonra belli bir süre görülmeyebilir. Ancak tekrarlayacaktır. Bu nedenle önlem almak ve tedavi etmek gerekir.</p>
<h3>Peki tekrarlamaması için neler yapılabilir?</h3>
<p>Prof. Dr. Esat 06uz Göktepe: En önemlisi hastalık hakkında bilgi sahibi olmaktır. Burada hastalığın tekrar riski nedeniyle uzun süreli tedavisinin gerekeceğini baştan kabullenmek en iyi seçimdir. Gevşeme egzersizlerini öğrenmek ve kaçınma davranışına karşı koymak hastaya ciddi bir mesafe kat ettirir. Hekime danışmak, psikiyatrist kontrolünde olmak, ilacını düzenli almak da alınabilecek önlemler arasında.</p>
<h3>Panik atak nasıl teşhis edilir?</h3>
<p>Prof. Dr. Esat Ofcuz Göktepe: Öncelikle panik atakla karışan bazı hastalıkları gözden geçiririz. Örneğin tiroid bezinin fazla çalıştığı hipertiroidi dediğimiz bir hastalık çarpıntı, terleme gibi belirtileri yüzünden panik bozukluğuyla karıştırılabilir. Yine kanda kortizol hormonunu artıran hastalıklara bakarız. Bunları ekarte ettikten sonra hastanın ruh halini anlamak için bazı testlerden yararlanırız. Hastanın öyküsünü dinlemek de çok önemli. Bu aşamada hastanın yakınlarını da dinleriz. Çünkü psikiyatri hastaları kendilerine ait bir durumun farkında olmayabilir. Örneğin ilişkilerinin nasıl etkilendiğini, geçmişe göre nasıl değiştiklerini ayırt edemeyebilirler. Yakınlarından aldığımız &#8216;Eskiden bu kadar sinirli değildi&#8217; gibi bilgiler bizim için çok önemli. Bir de bizim hastalarımızın bir kısmı belirtilerini saklama eğilimdedir. Farkında olmadan, kendilerini kötü bir halde göstermemek için durumlarım inkar ederler. Bu nedenle varsa eşiyle, anne-babasıyla, veya onu yıllardır tanıyan arkadaşlarıyla görüşüyoruz. Tanı koyarken, ruhsal hastalıkları, kişilik özelliklerini, yaşanmış fiziksel hastalıklar, son bir yılın nasıl geçirdiğini, sosyal uyumunu bilmek bizim için çok önemli.</p>
<h3>Peki nasıl tedavi edilir?</h3>
<p>Pref. Dr. Esat Oğuz Göktepe: Tedavi iki başlık altında toplanabilir: İlaçlar ve psikoterapi. İlaç tedavisinde yatıştırıcılar ve özellikle antidepresanlar kullanılıyor. İlaçlar bir süre alındıktan sonra etkileri ortaya çıkar ve hastanın yaşamı yeniden rayına girer. Yatıştırıcıları mümkün olduğunca kısa süre için kullanır, asıl tedavi edici etkisi olan antidepresifleri ise sürdürürüz. Psikoterapi hastaya yaşamını sağlıklı olarak devam ettirmesinde önemli rol oynar. Ailenin tedavinin içinde olması, hekimin işini kolaylaştırır.</p>
<h3>İlaç tedavisi ne kadar sürüyor?</h3>
<p>Prof. Dr. Esat Oğuz Göktepe: Panik atak geçiren hastalarda tedavi süremiz iki yıldan az olmamalı. İlk aşamada 2 yılı duymak bazı hastalar için moral bozucu olabiliyor. Ancak ilaç tavsiye edildiği gibi kullanılmazsa hastalığın tekrarlaması kaçınılmaz.</p>
<h3>İlaçların yan etkileri var mı?</h3>
<p>Prof. Dr. Esat Oğuz Göktepe: Sağladığı avantajlar göz önünde bulundurulduğunda yan etkiler çok önemli boyutta değil. Hastalar uzun süreli kullandıklarında ilaç aldıklarını bile fark etmezler. Her ihtimale karşı yılda bir kez karaciğer testlerinin yapılması uygundur. Bir de ilacın mutlaka azaltılarak kesilmesi gereklidir.</p>
<h3>Tedaviye rağmen tekrarlama olasılığı ne kadar?</h3>
<p>Prof. Dr. Esat Oğuz Göktepe: Tedavi birkaç ay gibi kısa sürelerle yapılmışsa hastalığın tekrarlama riski yüzde 100&#8242;dür. Uzun süreli tedavide küçük bir tekrarlama riski vardır, ancak bu tür olaylarda belirtilerin şiddeti çok daha düşüktür.</p>
<h3>Psikoterapide neler oluyor?</h3>
<p>Prof. Dr. Esat Oğuz Göktepe: Kişinin kendisini tanıması, hangi savunma mekanizmalarını kullandığının öğretilmesi, her stresin zararlı olmadığının anlatılması, panikle başa çıkma teknikleri konusunda bilgi verilmesi gibi yararları vardır. Güven duygusunun geliştirilmesi amaçlanır.</p>
<h3>Hastalara önerileriniz neler?</h3>
<p>Prof. Dr. Esat Oğuz Göktepe: Hastalar uyarıcı olan çay-kahve kullanması azaltmalı, koyu kahve, çay kullanımından vazgeçmelidir. Hastalık belirtilerinin bastırılmasında alkol kullanılmamalı, Stresi yasamanın kaçınılmaz olduğu düşünülerek başa çıkma yollan (örneğin gevşeme egzersizleri) öğrenilmeli ve uygulanmalı. Sigaranın sıkıntıyı giderdiği düşüncesi yanlıştır, sigaraya hiç başlanmamalı.</p>
<h3>Hasta yakınlarına öneriler?</h3>
<p>Prof Dr. Esat Oğuz Göktepe: &#8216;Bir şeyin yok, evham yapıyorsun, her şey senin elinde&#8217; gibi cümlelerle hastaya yaklaşmamak, paniğin kişinin kontrolü dışında olduğunu bilmek ve onu anlamak gerekir. Eleştirmek, küçük düşürücü davranışlarda bulunmak hastayı daha da güç bir duruma düşürebilir. Ona zor durumdayken yardımcı olup tedavinin sürdürülmesi için onu teşvik edin. Gerektiğinde uzmanından yardım almaktan kaçınmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/panik-atak-teshisi-panik-atak-tedavisi-ve-tavsiyeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Panik atak sebepleri ve etkileri (Panik bozukluğu)</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/panik-atak-sebepleri-ve-etkileri-panik-bozuklugu/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/panik-atak-sebepleri-ve-etkileri-panik-bozuklugu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Jun 2009 21:00:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Panik Atak]]></category>
		<category><![CDATA[panik bozukluğu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=1792</guid>
		<description><![CDATA[Panik bozukluğu olan hastalarda ortaya çıkan beklenmedik panik ataklar, kişinin &#8220;Aklımı kaybedeceğim&#8221;, &#8220;Kalp krizi geçiriyorum&#8221;, &#8220;Ölmek üzereyim&#8221; gibi hisler yaşamasına sebep oluyor. Bir kez panik atağı geçiren hastaların büyük kısmı tek başına sokağa çıkmaz hale geliyor. Panik bozukluğu nedir? Prof. Dr. Mert Savrun: Panik bozukluğu, panik ataklarıyla seyreden bir psikiyatrik rahatsızlık. Panik bozukluğunda beklenmedik panik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Panik bozukluğu olan hastalarda ortaya çıkan beklenmedik panik ataklar, kişinin &#8220;Aklımı kaybedeceğim&#8221;, &#8220;Kalp krizi geçiriyorum&#8221;, &#8220;Ölmek üzereyim&#8221; gibi hisler yaşamasına sebep oluyor. Bir kez panik atağı geçiren hastaların büyük kısmı tek başına sokağa çıkmaz hale geliyor.<br />
<span id="more-1792"></span></p>
<h3><img class="alignright" title="Panik bozukluğu" src="http://img34.imageshack.us/img34/9291/9797010681.jpg" alt="" width="225" height="320" />Panik bozukluğu nedir?</h3>
<p>Prof. Dr. Mert Savrun: Panik bozukluğu, panik ataklarıyla seyreden bir psikiyatrik rahatsızlık. Panik bozukluğunda beklenmedik panik atakları görülür. Bu ataklar sırasında kişi ya aklını kaybedeceğini, delireceğini, kontrolünü kaybedeceğini düşünür. Ya da o sırada kalp krizi, beyin kanaması geçirdiğini, ölmek üzere olduğunu hisseder. Ayrıca daha önce bahsettiğimiz çarpıntı, terleme, boğuluyor gibi olma gibi panik atağının diğer belirtilerini de yaşar. Panik bozukluğu tanısının konması için hastanın en az 1 ay süreyle sürekli panik atağı geleceği endişesiyle yaşaması gerekiyor.</p>
<h3>Panik bozukluğu kişinin günlük yaşamını nasıl etkiler?</h3>
<p>Prof. Dr. Mert Savrun: &#8220;Aklımı kaybedeceğim&#8221;, &#8220;Öleceğim&#8221; gibi düşünceler hastanın moralinin sürekli bozuk olmasına yol açar. Panik atağı geleceği endişesi, günlük hayatım değiştirir. Örneğin hastaların büyük bir kısmı, bir kez panik atağı geçirdikten sonra yalnız kalmaya çekinir. Tek basma sokağa çıkamaz. Yanında sürekli su veya ilaç taşır. Elleri sürekli nabızlarını sayar. Sık sık tansiyon ölçtürür. Cep telefonsuz asla duramaz. Uzun mesafeli seyahatlere gidemez. Genellikle uçağa, otobüse, minibüse binemez. Metro gibi kapalı alanlarda şiddeüi sıkıntı duyar. Hastalanacağı korkusuyla cinsel ilişkiye girmekten kaçınır. Bütün bu davranış değişikliklerinin sonucunda hastanın iş ve aile performansı bozulur. Olabildiğince ev dışına çıkmamaya çalışır. İşlerim erteler. Tedavi edilmemiş hastaların bir kısmı mevcut işlerini bırakarak ya çalışmazlar ya da aslında kendilerine uygun olmayan ama evlerine yakm olan işlerde çalışır. Bu hastalığın psikiyatrik olmadığına inanan hastalar sürekli hastaneleri dolaşır. En ufak bir belirti yaşadığında hemen acile koşar. Genellikle gezmeye gittikleri yerlerin çevresinde hastane bulunmasına dikkat eder. <img class="alignright" title="Panik atak" src="http://img34.imageshack.us/img34/8083/panikataksinir.jpg" alt="" width="150" height="150" />Hastaneye uzak olduğu için evini satıp hastane yanında bir eve taşman hastalar bile biliyorum.</p>
<h3>Panik ataklarının sayısı var mı? Günde kaç kez panik atak geçirilir?</h3>
<p>Prof. Dr. Mert Savrun: Panik bozukluğu olan hastalarının panik atağı geçirme sayısı değişir. Bazı hastalar haftada veya 15 günde bir atak geçirirken, bazı hastalar günde 5-10 kez panik atağı yaşayabilir.</p>
<h3>Panik bozukluğu toplumda hangi sıklıkta görülür?</h3>
<p>Prof. Dr. Mert Savrun: Öncelikle kendi klinik gözlemlerinden bahsedeyim. Psikiyatriye ilk başladığım yıllarda çok az sayıda panik bozukluğu yaşayan hastayla karşüaşıyordum. Ancak ilerleyen yıllarda panik bozukluğu olan hastalarımın sayısı çok arttı. Bugün klinik pratiğimde zamanımın çoğunu panik bozukluğu olan hastalara ayırıyorum. Bu gözlem panik bozukluğunun yıllar içinde arttığı anlamına gelmemeli. Muhtemelen bu hastalık daha yakından tanındıkça, hastaların psikiyatriye başvurma oranları artıyor. Yapüan çalışmalarda toplumda panik bozukluğu görülme oranı yüzde 3-5 arasında değişiyor. Kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanıyor.</p>
<h3><img class="alignright" title="Küçük yaşlarda panik atak" src="http://img34.imageshack.us/img34/3401/dergi005.jpg" alt="" width="150" height="134" />Panik bozukluğu hangi yaşlarda daha sık görülür?</h3>
<p>Prof. Dr. Mert Savrun: Panik bozukluğu her yaşta görülebilmekle birlikte, 15-25 ve 25-45 yaş arasında daha sık ortaya çıkıyor. 20-30 yaş arasında başlaması sık görülür. Ancak hastalar ayrmtüı olarak muayene edildiğinde, ilk belirtilerin çok daha önce başladığı fark edilebüir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte panik bozukluğu görülme oranı düşer.</p>
<h3>Panik bozukluğunun sebebi nedir?</h3>
<p>Prof. Dr. Mert Savrun: Panik bozukluğunun nedeni bugün için henüz kesin olarak bilinmiyor. Ancak bu, hastalığın nedeni konusunda hiçbir şey bilmediğimiz anlamına gelmiyor. Hastalığın sebepleri konusunda çok sayıda veriye sahibiz. Panik bozulduğuyla ilgüi bilgileri daha ayrmtüı anlatmak istiyorum. Ancak sadece panik bozukluğunda değü bütün psikiyatrik hastalıkların ortaya çıkışında genel kabul gören bir bilgiyi sizinle paylaşmak istiyorum. Psikiyatrik hastalıkların oluşumunda iki temel şart, bünyesel yatkınlık ve bunun üzerine binen stres faktörleridir. Eğer kişide hastalığa bünyesel yatkınlık çok ileri düzeydeyse, en ufak bir zorlanmada dahi hastalık ortaya çıkabilir. Çevremizde gördüğümüz veya kendimizde fark ettiğimiz, hiçbir derdimiz yokken hastalanma durumu bu şekilde izah edilebilir. Eğer kişinin hastalığa bünyesel yatkınlığı yoksa bu kişiler ancak çok zorlanma durumlarında hastalanabilir. Hastalığın başlangıcında hangi hayat olaylarının, hastalığı etkilemekte olduğu bilinmiyor. Fakat aile efradından birinin, bir komşunun veya tanıdık birinin ölümüyle panik bozukluğunun tetiklendiğine sıkça şahit oluyoruz.</p>
<h3>Panik bozukluğu bir beyin hastalığı mı?</h3>
<p>Prof. Dr. Mert Savrun: Bütün psikiyatrik rahatsızlıklar beynin hastalığıdır. Panik bozukluğunda da, o sırada veya geçmişte ne yaşarsak yaşayalım, bir şekilde beynimiz etkilendiği için hastalanırız. Dua okurken de beynimizde değişiklik olur, sigara içtiğimizde de, üzüldüğümüzde de, terapi gördüğümüzde de veya ilaç kullandığımızda da beynimizin kimyası değişir. Yani kısaca şunu söylemek isterim ki, psikolojik veya fiziksel gibi ayrımlar yapaydır. Ne olursa olsun, bütün davranış, <img class="alignright" title="Panik atak" src="http://img34.imageshack.us/img34/5442/saglika.jpg" alt="" width="295" height="320" />duygu ve düşüncelerimiz, beynimizin kimyasının değişmesiyle meydana gelir.</p>
<h3>Ailesinde panik atak olanlarda bu soruna daha mı sık rastlanıyor?</h3>
<p>Prof. Dr. Mert Savrun: Evet, bazı ailelerde panik atağına daha sık rastlanabilir. Ancak hastalık direkt olarak genlerle geçmez. Sadece panik atağa duyarlılık genetik olarak geçer. Peki, niye bazı ailelerde daha fazla rastlanıyor? Muhtemelen o ailenin bireyleri aynı çevre koşullarını paylaşıyor ve yine benzer streslerle karşı karşıya geliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/panik-atak-sebepleri-ve-etkileri-panik-bozuklugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
