<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlıklı Yaşam &#187; Tansiyon-Şeker</title>
	<atom:link href="http://www.dersimizsaglik.com/category/tansiyon-seker/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dersimizsaglik.com</link>
	<description>Sağlıklı yaşamanın online yolu</description>
	<lastBuildDate>Fri, 27 Aug 2010 09:00:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Şeker ve astım hastaları kaplıcaya gitsin mi?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/seker-ve-astim-hastalari-kaplicaya-gitsin-mi/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/seker-ve-astim-hastalari-kaplicaya-gitsin-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2009 10:08:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tansiyon-Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[astım]]></category>
		<category><![CDATA[kaplıca]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastalığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=2259</guid>
		<description><![CDATA[Kaplıcalar hangi hastalıklara iyi geliyor? Romatizma, şeker, astım gibi uzun süre devam eden bir hastalığı olanların yılda 1-2 kez kaplıcaya gitmesinde yarar var. Kaplıca kürleri hem bu hastalıkların gidişatını olumlu hem de yaşam kalitesini yükseltiyor. ŞEKER VE ASTIM HASTALARI YILDA BİR İKİ KEZ KAPLICAYA İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff6600;">Kaplıcalar hangi hastalıklara iyi geliyor?</span></strong><br />
Romatizma, şeker, astım gibi uzun süre devam eden bir hastalığı olanların yılda 1-2 kez kaplıcaya gitmesinde yarar var. Kaplıca kürleri hem bu hastalıkların gidişatını olumlu hem de yaşam kalitesini yükseltiyor.<span id="more-2259"></span></p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">ŞEKER VE ASTIM HASTALARI YILDA BİR İKİ KEZ KAPLICAYA</span></strong></p>
<p>İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Ekoloji ve Hidroklimatoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türkiye Kaplıca Talasso ve Kür Merkezleri Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeki Karagülle sorularımızı yanıtladı:</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">Kaplıca süresi ne olmalı?</span></strong></p>
<p>Kaplıca tedavisi kür tarzında uygulanıyor. Bu süre en az 7-10 gün olmalı. 15 günlük, 3 ve 4 haftalık kürler de var. Süre hastalığın tipine, hastanın durumuna göre ayarlanıyor. Mesela diz kireçlenmesinde 7-10 gün süren uygulamayla 6 aya kadar varan iyilik elde edebiliyorsunuz. Ama romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi bir durum söz konusuysa bu kür 15 gün daha iyisi 3 hafta sürmeli. Yine sedef tedavisinde kaplıca kürü 3 hafta devam etmeli.</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">Kaplıca kürü sadece banyo uygulamasını mı kapsıyor?</span></strong></p>
<p>Hayır. Her gün 1 ya da 2 kez banyo var. Ama banyo bazen çamurla, bazen su içi egzersizlerle, bazen de hamam, sauna gibi uygulamalarla kombine edilebiliyor. Hastalığın tipine göre kişinin açık havada güneşe maruz kalmasını isteyebiliyoruz.</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">Sadece hafta sonları gitmek yarar sağlamaz mı?</span></strong></p>
<p>Son yıllarda yapılan çalışmalara göre, hafta sonu ya da hafta içi 1-2 gün kaplıca kürüne girmek faydalı. Ancak yararlı etkisinin ortaya çıkabilmesi 6-8 hafta boyunca her hafta sonu düzenli olarak kaplıcaya gitmek gerekiyor.</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">Kaplıcadan önce doktora başvurmak gerekir mi?</span></strong></p>
<p>İdeal olan kaplıca tedavisine bu konuda deneyimli bir doktorun karar vermesi. Doktor hastasını muayene ettikten, gerekli tetkikleri yaptıktan sonra hangi kaplıcanın hastalığına iyi geleceğini belirler. Ama kaplıca tedavisi bin yıllara varan geçmişiyle geleneksel bir yöntem olduğu için çoğunlukla doktora başvurulmuyor. Bu durumda en iyimser tahminle hasta kaplıcadan yarar görmüyor. Biz buna hekimlik pratiğimizde çok rastlıyoruz. Doğru kaplıcaya doğru hastalıkla gitse bile, uygulama doğru olmuyor. 2 gün kalabiliyor, çok yoğun ya da yetersiz uygulama yapabiliyor. Tavsiyemiz şu: Doktor genel tetkikleriyle birlikte hastayı kaplıcaya göndermeli. Kaplıca hekimi hastayı bir kez kür ortasında, bir kez de kür çıkışında kontrole almalı; daha sonra elde ettiği sonuçları hastanın doktoruna göndermeli. Kaplıca tedavisini sigortanın karşıladığı sistemlerde süreç böyle işliyor. Örneğin Norveç’ten gelen hastalar Balçova’da tamamen bu sistemle tedavi ediliyor.</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">Her kaplıcada doktor olur mu?</span></strong></p>
<p>Bir kaplıcanın mutlaka hekim denetiminde olması gerekir. Kaplıcalar bu şekilde Sağlık Bakanlığı’ndan çalışma belgesi alabilir. Hastalık bulaşır mı? Kaplıca ve hamamların sanki hijyenik olmayan, eski, iyi işletilmeyen, bakımsız mekanlarmış gibi bir imajı var. Oysa bizim bütün incelemelerimiz ve başka çalışmalar da gösteriyor ki, buralardan yan etki çok az çıkıyor. En çok korkulan hijyenle ilgili problemler aslında en az karşılaştığımız yan etki. Söz gelimi cilt sorunuyla ilgi düşündüğümüzde gerek su, gerek çamur uygulamaları zaten cildi destekleyici, sağlamlaştırıcı etki gösteriyor. Hatta bazı suların mikrop öldürücü özelliği var. Sonuçta kaplıcalardaki sular akan, yenilenen, doğal ve mineralli sulardır. İnsanların genellikle yüzme havuzlarıyla ilgili olumsuz deneyimleri var. Ama burada da endişelenmeye gerek yok. Normal bir yüzme havuzunda bir su dezenfekte edildikten sonra neredeyse 6 ay kullanılır. Oysa bir kaplıca havuzundaki su 48 saat sonra artık aynı su değildir. Tabii geleneksel ortamların da modernize edilmesi önemli. Artık kendinizi tedirgin hissetmeyeceğiniz, temiz görünümlü, havuz kenarında sürekli bir görevlinin bulunduğu modern kaplıcalar var.</p>
<p><strong><span style="color: #ff6600;">Kaplıcanın avantajları neler?</span></strong></p>
<p>Kaplıca kürü, kronik (uzun süreli) hastalıklarda hem tedavi amacıyla hem de koruyucu amaçlarla kullanılabilir. Örneğin kişi romatizma, şeker, astım gibi kronik bir hastalığı uzun süre vücudunda taşıyacaksa senede 1-2 kez kaplıca kürüne gönderilmeli. Böylece hastalık ve hastanın yaşam kalitesi üzerinde önemli yararlar ortaya çıkacaktır. Kaplıca kürü daha uygulanırken bir dizi avantaj sağlar:</p>
<ul>
<li>Kişi günlük iş ve aile yaşantısının yarattığı fiziksel-ruhsal streslerden uzaklaşır,</li>
<li>Kişi yaşadığı ortamda var olan ve hastalığını kötüleştirici etki gösteren birçok faktörden uzaklaşır,</li>
<li>Kaplıca yöresinin ve ikliminin olumlu ve yararlı faktörleri devreye girer,</li>
<li>Kişinin günlük yaşantısı (diyet, egzersiz, uyku, dinlenme) düzene sokulabilir,</li>
<li>Kişi hastalığıyla ilgili etkin bir sağlık eğitiminden geçirilebilir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/seker-ve-astim-hastalari-kaplicaya-gitsin-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nişasta bazlı şeker diyabete sebep olur mu?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/nisasta-bazli-seker-diyabete-sebep-olur-mu/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/nisasta-bazli-seker-diyabete-sebep-olur-mu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 13:00:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tansiyon-Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[insulin]]></category>
		<category><![CDATA[nişasta bazlı şeker]]></category>
		<category><![CDATA[tip 1 diyabet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=1813</guid>
		<description><![CDATA[Mısırdan üretilen şekerin (nişasta bazlı) fazla tüketilmesi, kan yağlarını yükseltebiliyor, şişmanlığa yol açarak diyabeti tetikleyebiliyor. Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ, hazır çorbalardan, bisküvilere kadar pek çok gıdanın üretiminde kullanılan nişasta bazlı şekere karşı uyardı: &#8220;Bu tür şekerle yapılan ürünleri çocuklarınıza mümkün olduğu kadar yedirmeyin!&#8221; Nişasta bazlı şeker nedir? Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ: Mısırdan elde edilen şekerdir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mısırdan üretilen şekerin (nişasta bazlı) fazla tüketilmesi, kan yağlarını yükseltebiliyor, şişmanlığa yol açarak diyabeti tetikleyebiliyor. Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ, hazır çorbalardan, bisküvilere kadar pek çok gıdanın üretiminde kullanılan nişasta bazlı şekere karşı uyardı: &#8220;Bu tür şekerle yapılan ürünleri çocuklarınıza mümkün olduğu kadar yedirmeyin!&#8221;<span id="more-1813"></span></p>
<h3>Nişasta bazlı şeker nedir?</h3>
<p>Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ: Mısırdan elde edilen şekerdir. Büyük bir oranı vücutta fruktoza dönüşür. Fruktoz çok masum olmayan bir şeker cinsi. Çünkü insülin direncini tetikleyerek aşırı şişmanlığa yol açabiliyor. Ayrıca kandaki trigüserid değerlerini artırabiliyor. Maalesef ülkemizde nişasta bazlı şeker kullanımı çok yoğun. Avrupa&#8217;da ciddi kotalar var, nişasta bazlı şekerin kullanımı yüzde 1’ler civarında. Amerika&#8217;da ise yüzde 2’lerde. Bizim ülkemizde ise yüzde 15’ler civarında. Şimdi bu rakam daha da yukarıya çıkartılmaya çalışılıyor.</p>
<h3>Nişasta bazlı şeker hangi gıdalarda var?</h3>
<p>Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ: Şeker 3 kaynaktan elde edilir.<br />
1) Şeker kamışı.<br />
2) Şeker pancarı.<br />
3) Mısırdan elde edilen nişasta bazlı şeker. Bu şeker türü mısır şurubu olarak da biliniyor. Ketçap, toz kahve kreması, bisküvi, meşrubat, şekerleme, hazır meyve suyu, çikolata, gofret, hazır puding, kek, hazır çorba gibi pek çok gıdanın üretiminde kullanılıyor. Şekerden daha ucuz olduğu için mısır şurubu tercih ediliyor. Ülkemizde aslında şeker pancarından ve şeker kamışından elde edilen glikozun (şeker) kullanılması gerekir. Nişasta bazlı şekerin çok düşük oranlarda olması gerekirken raflarda bulunan her üründe yüksek oranda bulunuyor. Bunun içindeki fruktozun zarar vermeyeceği söyleniyor. Ama tekrar ediyorum fruktoz masum bir şeker cinsi değil. Kilo almaya, insülin direncini tetikleyerek şeker hastalığına yol açabiliyor. Bu nedenle marketten aldığınız her ürünün içinde şeker diliminin ne olduğunu inceleyin. Özellikle çocuklara yedirdiğiniz her gıdada buna dikkat edin. Yani onları ıvır zıvır gıdalardan uzak tutun. Mümkün olduğunca evinizde hazırladığınız yiyecekleri verin.</p>
<h3>Tip 1 diyabetin tedavisinde yenilikler var mı?</h3>
<p>Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ: Birçok hastalıkta yenilik var. Ama tip 1 ve tip 2 diyabet tedavisinde çok da fazla dişe dokunur bir yenilik yok. Aslında 1920&#8242;de insülinin keşfi rahatlama sağladı. Çünkü vücutta eksik olan insülin verildiği zaman tedavi gerçekleştiriliyor. İnsülin hayat kurtarıcı bir madde. Başka hiçbir hastalıkta bu kadar kesin çözüm sunan bir tedavi yok. insülin keşfedildiği günden beri farklı şekillerde verilmeye çalışıldı. Göz yaşı damlası şeklindeki insülinden tutun da fitil tarzındaki insüline kadar aklınıza gelebilecek her türlü yöntem denendi. Ama herhangi bir sonuç elde edilemedi. Bugün en çok tercih edilen insülin, iğneyle verilen ünsülindir. Ancak iğne korkutucu geldiği için farklı bir yöntem aranmaya çalışılıyor. Mesela sprey insülin bunlardan biri.</p>
<h3>Sprey insülin nedir?</h3>
<p>Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ: Sprey insülinin 15 yıllık bir geçmişi var. Fakat yaklaşık 2 yıl kadar önce firmalar, sprey ünsülini üretmekten vazgeçtiklerini açıkladı. Çünkü sprey insülinin bazı olumsuz yanları var. Mesela insülin kana değişik oranlarda geçebiliyor. Eğer kişi sigara içiyorsa, herhangi bir enfeksiyonu varsa kana geçen insülin oranı değişiyor. Fiyatın pahalı olması da yine önemli. Bu nedenle sprey insülin şimdilik rafa kalkmış durumda.</p>
<h3>Kök hücre konusundaki araştırmalar ne aşamada?</h3>
<p>Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ: Bizim en büyük umutlarımızdan bir tanesi kök hücre ve adacık naklinde gelişmelerin sağlanması. Bir diyabet hastası karşıma geldiğinde şunu inanarak söylerim: &#8220;Yeni diyabet tanısı alan ya da şu anda diyabetini sorunsuz götüren bir kişi ömrünün sonuna kadar insülin kullanmayacaktır. Çünkü o kadar mükemmel tedaviler geliştirilmeye çalışılıyor ki, tip 1 diyabetin radikal bir şekilde ortadan kaldırılacağına inanıyorum.&#8221; <strong>Kök hücre tedavisinin esası şu:</strong> Vücudumuzdaki kök hücreler ve bazı karaciğer hücreleri pankreasta insülin salgılatacak bazı hücrelere dönüşecek şekilde birtakım işlemlerden geçiriliyor, işte bu hücreler artık insülin üreten hücreler haline geliyor. Ama bu şu an için rutine girmiş bir uygulama değil. Sadece laboratuarda denenen çalışmalar halinde. Fakat inanılmaz hızlı gelişmeler var. 10 yıl içinde tip l&#8217;in tedavisi buradan bir yerden çıkacak. O güne gelinceye kadar vücudumuzda bir hasar olmaması gerekiyor.</p>
<h3>Cihazlar konusunda yenilikler var mı?</h3>
<p>Prof. Dr. Kubilay Karşıdağ: Cihazlar giderek küçülüyor, daha kolay kan alır hale geliyor. Sadece parmak ucundan değil, kolun iç yüzeylerinden az miktarda kan alabilir, daha doğru sonuçlar verebilir hale geliyor. Bunun dışında ufak bir elektrotun cilt altına girdiği ve 24 saat boyunca kan şekerini takip eden sistemler var. Henüz yaygınlaşmaya başlamadı ayrıca çok pahalı. Ama kan şekerimizi çok kolay takip edebileceğimiz sistemler giderek yaygınlaşıyor.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Doğru bilinen yanlışlar!</span></h2>
<p>■ Ekşi meyvelerde daha az şeker var: (Yanlış) Ekşi veya tatlı meyvenin içerdiği karbonhidrat (meyve şekeri) miktarı farklı değil. Ancak meyveler olgunlaştıkça içindeki şeker miktarı artar ve emilimi hızlanır. Bu nedenle kayısı, armut, şeftali, muz gibi meyvelerin yumuşak ve sulu olduğu dönemlerde yenilmemesi veya daha sert olanların seçilmesi kan şekerinin kontrolü için önemli.<br />
■ İnsülin kullananlar bulantı ve ateşle seyreden hastalıklarda insülin tedavisini bırakmalı: (Yanlış) Aksine enfeksiyon insüline olan gereksinimi artırır.<br />
■ Çok şeker yiyen şeker hastası olur: (Yanlış) Fazla miktarda şeker alımı ile diyabetli olma arasında bir ilişki yok. Ancak şeker ve şeker içeren yiyeceklerin fazla miktarda yenilmesi şişmanlığa neden olur. Eğer kişinin diyabetli olmaya yatkınlığı varsa şişmanlık diyabetin ortaya çıkışını hızlandırır.<br />
■ Doğal balda şeker yoktur, serbestçe yenilebilir: (Yanlış) Hem doğal balda hem de yapay balda glikoz ve fruktoz vardır.<br />
Bal kan şekerini yükselten bir besindir.<br />
■ Bazı bitkiler kan şekerini düşürür? (Yanlış) Bitkilerin yenilmesi ya da kaynatıldıktan sonra içilmesi kan şekerini düşürmez.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/nisasta-bazli-seker-diyabete-sebep-olur-mu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şekerim ve sertleşme sorunum var</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/sekerim-ve-sertlesme-sorunum-var/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/sekerim-ve-sertlesme-sorunum-var/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Jun 2009 02:00:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Erkek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Tansiyon-Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=1426</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Sertleşme sorunum sürüyor, ne yapacağım? Ben uzun zamandır diyabet hastasıyım. Ancak 2-3 yıldır ilaç kullanıyorum. Şekerim kontrol altında ama açlık kan şekeri 100-110&#8242;u geçmiyor. Sertleşme sorunum devam ediyor. Yaşım 55. Geçmişte çok da çapkındım. Bu durumun tedavisi için ne yapmalıyım? Cevap: Diyabet yani şeker hastalığı sertleşme sorununa neden olabilen hastalıklardan biridir. Genel olarak iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Sertleşme sorunum sürüyor, ne yapacağım?<br />
Ben uzun zamandır diyabet hastasıyım. Ancak 2-3 yıldır ilaç kullanıyorum. Şekerim kontrol altında ama açlık kan şekeri 100-110&#8242;u geçmiyor. Sertleşme sorunum devam ediyor. Yaşım 55. Geçmişte çok da çapkındım. Bu durumun tedavisi için ne yapmalıyım?<span id="more-1426"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Diyabet yani şeker hastalığı sertleşme sorununa neden olabilen hastalıklardan biridir. Genel olarak iyi tedavi edilmeyen ve uzun süredir devam eden hastalarda sertleşme sorunu daha sık görülse de bazı hallerde sertleşme sorunu daha erken ve belirgin seyreder, hastalık kontrol altında olsa dahi görülebilir. Bu konuda bir üroloji uzmanına başvurmanızı öneririm.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/sekerim-ve-sertlesme-sorunum-var/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüksek tansiyon nasıl dengelenir?</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/yusek-tansiyon-nasil-dengelenir/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/yusek-tansiyon-nasil-dengelenir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 28 May 2009 07:30:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tansiyon-Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek tansiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=1090</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Yüksek tansiyonum var, hangi gıdaları alırsam tansiyonum dengelenir? Cevap: Yüksek tansiyon hastalarında veya tansiyonu kolay yükselen kişilerde sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, kırmızı eti, tuzu azaltmak tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur. Bu gıdalarda tansiyonu dengelemeye yardımcı potasyum oranı yüksektir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Yüksek tansiyonum var, hangi gıdaları alırsam tansiyonum dengelenir?<span id="more-1090"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Yüksek tansiyon hastalarında veya tansiyonu kolay yükselen kişilerde sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, kırmızı eti, tuzu azaltmak tansiyonun dengelenmesine yardımcı olur. Bu gıdalarda tansiyonu dengelemeye yardımcı potasyum oranı yüksektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/yusek-tansiyon-nasil-dengelenir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker hastalığı cinselliği etkiler mi</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/seker-hastaligi-cinselligi-etkiler-mi/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/seker-hastaligi-cinselligi-etkiler-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 May 2009 13:41:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tansiyon-Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[diyabet]]></category>
		<category><![CDATA[kan şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[sertleşme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=650</guid>
		<description><![CDATA[Soru: Şeker hastalığı ve yüksek kan yağları cinselliğimi etkiler mi? 39 yaşındayım. Hem şeker hastasıyım hem de geçen hafta yaptırdığım tahlilde kan yağlarım yüksek çıktı. Bu yüzden ilaca başladım. Bunlar benim zaten çok iyi olmayan cinsel gücümü nasıl etkiler? Cevap: Diyabeti olan erkek hastaların yarısında zaman içerisinde sertleşme sorunu gelişiyor. Tip 1 diyabeti olan, insülin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h3>Soru:</h3>
<p>Şeker hastalığı ve yüksek kan yağları cinselliğimi etkiler mi?<br />
39 yaşındayım. Hem şeker hastasıyım hem de geçen hafta yaptırdığım tahlilde kan yağlarım yüksek çıktı. Bu yüzden ilaca başladım. Bunlar benim zaten çok iyi olmayan cinsel gücümü nasıl etkiler?<span id="more-650"></span></p>
<h3>Cevap:</h3>
<p>Diyabeti olan erkek hastaların yarısında zaman içerisinde sertleşme sorunu gelişiyor. Tip 1 diyabeti olan, insülin bağımlısı genç hastalarda bu problem daha erken ortaya çıkabiliyor. Tip 2 diyabeti olan insüline bağımlı olmayan ve daha geç yaşlarda ortaya çıkan diyabette sertleşme sorunu daha yavaş gelişiyor. Diyabeti olan erkeklerde birkaç nedenle sertleşme sorunu ortaya çıkıyor. Öncelikle diyabet küçük kan damarlarına zarar vererek penise kan akımını azaltıyor. İkinci olarak çevre sinirlerde bozukluk oluşturarak penise sertleşme İçin gerekli uyarının iletilmesini engelliyor. Bu hastalarda penisten beyne giden uyarılarda da azalma oluyor ve sertlik elde etmek güçleşiyor. Son olarak diyabette genel sağlık daha kötü seyredebiliyor. Diyabetin yaratacağı bu kötü etkileri önlemenin en iyi yolu kan şekerini ve tansiyonu kontrol altında tutmaktır. Kolesterol vetrigliserid gibi kan yağlarındaki yükseklik İse kalp damar hastalığı yaratıyor; penise giden kan akımında azalmaya yol açarak sertleşme bozukluğuna neden oluyor. Özellikle kötü huylu kolesterolün yüksek oluşu sertleşmeyi olumsuz etkiliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/seker-hastaligi-cinselligi-etkiler-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tansiyon ve Şeker hastalıkları ile ilgili sorular</title>
		<link>http://www.dersimizsaglik.com/tansiyon-ve-seker-hastaliklari/</link>
		<comments>http://www.dersimizsaglik.com/tansiyon-ve-seker-hastaliklari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 May 2009 22:08:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tansiyon-Şeker]]></category>
		<category><![CDATA[glifor]]></category>
		<category><![CDATA[insulin]]></category>
		<category><![CDATA[lantus]]></category>
		<category><![CDATA[nova norm]]></category>
		<category><![CDATA[şeker]]></category>
		<category><![CDATA[şeker hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[stateplacekan]]></category>
		<category><![CDATA[tansiyon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dersimizsaglik.com/?p=436</guid>
		<description><![CDATA[Şekerim 122, risklimidir? Şu anda doktor tavsiyesinde ilaç kullanıyorum. Şekerinizin biraz daha düşmesi gerekir. Diğer risk faktörlerinizi de değerlendirmekte yarar vardır. (Tansiyon, kolesterol değerleri, sigara içimi, kilo, vs.) 7 yıldır şekerim var. 5 mg 850 mg kullanıyorum. 125-130&#8242;a çıkıyor. Normal mi? Daha düşük Stateplacekan şekerleri değerleri elde etmenizde yarar var. Doktorunuzun kontrolünde olmanız gerekir. Açlık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Şekerim 122, risklimidir? Şu anda doktor tavsiyesinde ilaç kullanıyorum.</strong></span><br />
Şekerinizin biraz daha düşmesi gerekir. Diğer risk faktörlerinizi de değerlendirmekte yarar vardır. (Tansiyon, kolesterol değerleri, sigara içimi, kilo, vs.)<span id="more-436"></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>7 yıldır şekerim var. 5 mg 850 mg kullanıyorum. 125-130&#8242;a çıkıyor. Normal mi?<img class="alignright" title="Şeker Hastası" src="http://img217.imageshack.us/img217/345/tansiyonilacisgk.jpg" alt="" width="150" height="100" /></strong></span><br />
Daha düşük Stateplacekan şekerleri değerleri elde etmenizde yarar var. Doktorunuzun kontrolünde olmanız gerekir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Açlık şekerim 120-130 arasında sabah aç kamına tek nova norm ilacı kullanıyorum, bol egzersiz yapıyorum ayrıca şeker ve mamullerini hiç kullanmıyorum.</strong></span><br />
Novanorm kısa etkili ve yemek sonu şeker yükselmelerinde yararlı. Gün boyu şekerinizin kontrolü gerekir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Şeker hastasıyım, sertleşme olmuyor. Ne yapmalıyım?</span><img class="alignright" title="İnsulin" src="http://img217.imageshack.us/img217/5052/insulin.jpg" alt="" width="100" height="150" /></strong><br />
Şekerinizin normal değerlerde olmasında yarar var. Bazı tansiyon ilaçları bu sorunu arttırabilir. Sigara içmemeniz gerekir. Aynca bir ürologla bu sorunu konuşabilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Annem 67 yaşında 8 ay önce bypass ameliyatı oldu. Şu anda şeker ilacı olarak sabah aç karnına amary 3 mg, sabah tok kanuna glifor 1000 mg kullanıyor. Ayrıca akşam 10.00&#8242;da 16 ünite lantus insülin vuruluyor. İnsulinle glifor tablet içilmiyormuş doğru mu? Şekerini ölçüyorum açlık 75 ile 85 arası çıkıyor.</strong></span><br />
Glifor ile birlikte insulin kullanabilirsiniz. Böbrek, karaciğer ve kalp yetersizliğinde glifor kullanılmaz. Glifor iştahınızı kapatır ve kilo almanızı bir miktar azaltır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dersimizsaglik.com/tansiyon-ve-seker-hastaliklari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
