On senelik bir evlilik ve iki çocuktan sonra kendinizi sekse tamamen yabancı hissetmeye başladınız… Öte yandan bu duruma üzülüp kendinizi suçlu hissetmiyor da değilsiniz. Eşinizin hayal kırıklığının büyük olduğunun da farkındasınız, Ama olmuyor işte; elinizde değil. Nasıl olduysa aradaki bağ kopmuş bir kere, hem de siz farkında bile olmadan. Şimdi o bir zamanlar düşündükçe içinizi ısıtan yakınlığı tekrar yakalayabilmek istiyorsunuz ama bunun için ne yapılabilir bilemiyorsunuz.

Sanıyorum bu tablo çok sayıda evli kadının tecrübesine ayna tutuyor. En azından yapılan araştırmalar öyle gösteriyor. Geçen sene Avrupa Kadın Doğum, Jinekoloji ve Üreme Biyolojisi (European Journal of Obstetrics and Gynaecology and Reproductive Biology) adlı bilim dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre kadınların yüzde 48’i kırklı yaşların başında sekse karşı ilgilerini kaybetmeye başlıyorlar. Pek çok kadın için, ilk çocuğun dünyaya gelişinden sonra, seks gerekli ihtiyaçlar ve yapılması gerekenler listesinde yavaş yavaş en aşağılara kayıyor ve bir daha listedeki eski yerini asla alamıyor!

Elbette bütün kadınlar böyle değil. Ama siz de bu anlattığımız kadınlardan biriyseniz yaşadığınız sorunu kendi içinize gömüp, “Zaman her şeyi halleder nasıl olsa” demek yerine çabalayıp bir şeyleri düzeltmeye çalışmak daha iyi olmaz mı?

Seks terapisti Dr. lan Kemer “Seks hayatının sönüp yok olmasına neden olan faktörler ne olursa olsun sonuçta ortaya çıkan durumun ilişkiyi zehirlediğine hiçbir şüphe yok. Ve pek çoğumuzun bu zehirden kendimizi ancak yeni bir ilişki sayesinde kurtarabileceğimize dair bir inanca saplandığımıza da!” diyor. Aslında ilk bakışta böyle düşünmek olayların akışının doğal bir sonucu gibi görünebilir: Evdeki partnerinizle denemeye kalkıyorsunuz ve her yakınlaşma çabası öfke, acı ve kırgınlıkla bitiyor!

Uzmanlara göre bunun altında yatan nedenler çok uzun zamandır temizlemek yerine halının altına süpürdüğünüz kırıntılar. Zaman içinde, çözüm bulunamayan ve birer ikişer yığılan sorunlar bir bakmışsınız günün birinde dağ oluvermiş karşınızda. Fakat çözüm partner değiştirmek değil diyor Dr. Kemer. Ve sihirli çareyi söylüyor: Cinsel detoks!

Yani belirli bir süreliğine her türlü cinsel çaba ve yaklaşımı kesip, cinsel ilişkiyi zehirleyen sorunları eşeleyip ortaya koymak gerekiyor…

Yakınlığı tekrar inşa edebilmek

Dr. Kemer tedavi olarak öngördüğü k cinsel detoks’ (cinsel oruç da diyebiliriz) hakkında, “Kendini tutmak ve buna zihinsel olarak kanalize olmak ister istemez arzu ve istek doğuracaktır” diyor. Araya giren mesafe ise sizin herhangi bir vicdan azabı çekmeden, suçluluk duymadan eşinizle aranızdaki sorunları çözmenize fırsat verecek. Cinsel detoksta ilk yapılması gereken, fiziksel sağlığınızın yerinde olup olmadığını anlamak. Çünkü çok büyük bir sıklıkta cinsel uyuşmazlık, libido düzeylerinin farklılığından, hormona! dengesizlik, kansızlık, uykusuzluk ve stresten kaynaklanıyor.

Cinsel kimliğinizin kökleri

Partnerinizin de aynı terapiden geçmesinin elde edeceğiniz sonucu çok daha etkili hale getireceğini unutmamak gerekiyor. Karşılıklı konuşun; plan yapın ve kendi arzunuza göre bir zaman belirleyin. Bir iki ay civarında cinsellikten uzak durmak işe yarayacaktır. Çocuklukta görüp tanık olduğunuz sevgi gösterme biçimleri (cömert veya eli sıkı) sizin olgun yaşlarda ne kolaylıkta ilişki kurup gevşeyebileceğinizi gösteriyor. Çocukluk albümlerine bakın ve hafızanızı zorlayın. Fotoğraflara bakarken notlar alın. Sonunda küçüklüğünüzde tecrübe ettiğiniz şeylerin sizi nasıl etkilediğini ve dünyanızı değiştirdiğini yazın. Ve bunu yaparken şunu aklınızdan çıkarmayın: Cinsel açıdan sizi siz yapan tecrübeler ilk defa seks yaptığınızda ortaya çıkmadı!

Cinsel kişiliğinize şekil veren ‘ilk’ler

Terapinin bu aşamasında üzerinde düşünmeniz gereken, cinsel kişiliğinizin oluşumunda ilk adımları nasıl attığınız. İlk öpüşme, el tutuşma, erotik dokunuşlar, flört ediş stilleri derin izler bırakabiliyor üzerimizde. Bu aşamada geçmişe bir yolculuğa çıkmanız gerekecek ve hatıraları mümkün olduğunca çok detay hatırlayarak yazıya dökmeniz gerekecek. Yazma işlemi bittiğinde hatıralarınızı muhteşem, pozitif, nötr, negatif veya korkunç sıfatlarını kullanarak değerlendirin.

Erotik parmak izinizi keşfedin!

Seks orucunuzun süresini siz kendi durumunuza göre belirleyin. Yeniden cinsel ilişki kuracağınıza karar verdiğiniz günden önceki birkaç günü cinsel kişiliğinizi daha iyi tanımaya ayırın. Sizi uyaran imajlar, kokular, sesler üzerinde yoğunlaşın. Bu sizi cinsel açıdan istekli hale getirmeye yarayacaktır. Ancak bunu yapmadan önce size rehber olabilecek aşağıdaki küçük egzersizi mutlaka yapın!
• Favoriniz olan cinsel fanteziyi ve her birindeki en seksi öğenin ne olduğunu yazın. Bu zaman içinde değişen bir şey mi yoksa hep aynı mı kalmış?
• Hayatınız boyunca tecrübe ettiğiniz cinselliği düşünün ve 3 erotik an seçin. Bu cinsel ilişki anı, film sahnesi veya bir tablo bile olabilir.
• Küçük bir günlük tutun ve geçmişte yaşadığınız uyarılma anlarından 5 tanesini hatırlamaya çalışın ve bunları not alın.
• Son olarak, bütün yazdıklarınızı gözden geçirin ve karşılaştırın.
Detoks süresince yaptığınız kişisel değerlendirmelerin ortaya çıkardığı sonuçlar cinsel açıdan kim olduğunuzu ve nerede bulunduğunuzu gösterecek. Neye ihtiyacınız var ve neler eksik? Partneriniz ile el ve gönül birliği yapıp ihtiyaçlarınızı gidermek ise unutmayın bu terapinin hedefi…
A.Farquharson

Bunu okuyanlar şunları da okudu: