Amerikalı uzmanlar özellikle evli kadınlarda görülen isteksizliği araştırdı…

Kadının canı başlayınca istiyor

Araştırmaların kadınların sekse karşı isteksizliğini ‘salgın’ olarak adlandırdığını biliyor muydunuz? Salgın söz konusuysa tedavi de şart o halde! Ama uzmanlar tedaviyi ilaçta aramayın, yani çözüm dişi Viagra değil. Viagradan çok daha basit bir çözüm önerilen: Sadece yeni bir bakış açısı! Araştırmaların günümüz kadınının, ilişkinin başlangıcında cinselliğe karşı duyduğu istek ve arzunun bir iki sene sonra azalmaya başladığını gösteriyor. İlginç olan kadınların bu istek azlığının partnerleriyle alakalı olmaması!

Peki neden kadınlar?

Erkek ve kadının cinsel istek miktarındaki farklılığı yaratan büyük ölçüde biyolojik farklılık” diyor Minnesota Üniversitesi profesörlerinden psikolog Laurie Mintz. Seks dürtüsünü harekete geçiren ve hareketli tutan en önemli unsur testoteron miktarı ve bilindiği gibi bu hormon kadınlarda çok daha az.

Yorgunluk ve stres testosteronun baş düşmanı!

Yorgunluk ve stres testosteron miktarını olumsuz yönde etkiliyor. Buna ek olarak yine araştırmalar kadınların erkeklere kıyasla çok daha fazla erotik blokaja maruz kaldıklarını gösteriyor. Yani kadınların cinselliği sosyal, kültürel ve durumsal gerçeklere dayalı olarak şekil değiştiriyor. Erkek cinselliği ise daha doğal ve kadınlara kıyasla dış etkilere çok daha kapalı. Stres ve yorgunluk gibi dış etkenler de kadınları çok daha fazla etkiliyor. Buna bir de kadınların “Seks doğal olarak başlamalı; isteğin yoksa ne yapabilirsin ki?” inanışı eklenince, sorun içinden çıkılmaz bir durum alabiliyor. Yıllar içinde her şey değiştiği gibi cinsel olarak uyarılma şekillerimiz de değişiyor. Akıllıca olan içinde bulunduğumuz duruma uygun olarak yeni bir cinsel kimlik geliştirmemiz. Ve şunu kabullenmek gerekiyor: Cinsel istek cinsel temas başlamadan önce sizi yakıp tutuşturan türden olmasa bile çoğu zaman olay başladıktan sonra gelişecek ve alacağınız zevk eskisinden farklı olmayacak!

Ya görev olarak yapanlar?

Profesör Laurie Mintz “Görev olarak da başlıyorsanız sekse bir zararı yok. Yapılan araştırmalar görev olsun diye cinsel ilişkiye başlayan kadınların çoğunun teması büyük zevk alarak noktaladığını gösteriyor. Görev olarak başlayıp zevkle bittiği sürece ne zararı olabilir ki?” diyor ve ekliyor, “İlerleyen yıllar içinde sekse karşı körelmeye başlayan ilgimizi canlandırmanın anahtarı düşüncelerimizde”.

İşin cinsellik boyutu bir yana, kadınların içinde bulunduğu bu durumun ilişkiye ciddi zararları olabiliyor. Sürekli cinsel teması başlatmaya çalışan ve sürekli reddedilip gururu kırılan koca bir zaman sonra sormamayı tercih ediyor. Bu da ilişkilerin uzun vadede ciddi hasarlar almasına neden olabiliyor. Düşünüş tarzımızı değiştirerek işe başlamamız gerekiyor. Bir kere başladı mı zevkin kendiliğinden geleceğini düşünüp, kabul edip ona göre davranmamız şart.

Gün boyunca zaman buldukça seksten alacağınız zevki düşünmekle başlatabilirsiniz bu değişikliği. Cinsel ilişki sırasında da sadece alacağınız zevke odaklanmanız gerekiyor. Eşinizden beklentileriniz ve onun bu beklentileri yerine getirmeyerek sizi nasıl çileden çıkardığı değil!

Cinsel teması başlatmadan önce 5 dakikalık bir hazırlık tavsiyesi var Profesör Mintz’in: Geçmişte sizi etkileyip aklınızda kalmış olan bir cinsel ilişki hatırasını ya da sizi hakikaten uyaran bir fanteziniz varsa onu düşünün. Eğer düşünceleriniz sizi doğru tarafa yönlendirmeye başladıysa, egzersizi deneyin. Vajina kaslarınızda Kegel metodunu uygulayın. Yani vajina kaslarınızı peş peşe hareketlerle kasıp rahatlatın. Doğru kasları hedeflemek için idrarınızı başlatmak ve istediğiniz anda durdurmak için kullandığınız kasları hedefleyin.

Bunu okuyanlar şunları da okudu: