Soru

Son yıllarda sürdürdüğümüz hayat biçiminin kalbe zarar verdiği ve kalp riskini artırdığı açık. Peki bu riskleri en aza indirmek için neler yapmalıyız?

Cevap

Metroya binmek bile kalbe iyi gelebiliyor.

Metroya binmek bile kalbe iyi gelebiliyor.

Tabi ki hayat biçimimizi değiştirmek çok zor. İş hayatı olsun günlük hayat olsun belli bir rutinde yaşamaktayız. Ancak günlük hayatımızdaki adrenalini azaltmakla kalp rahatsızlığı riskini azaltabiliriz.

Örneğin araba kullanmamak bunun en basit yoludur. Metro kullanarak günlük hayatın bir stresini ortadan kaldırmış oluruz.

Bunun yanı sıra gece geç yatmak modern hayatın getirdiği ikinci bir problem. Artık saat 9’da 10’da yatan insanlar yok. Her gece 2’de 3’de yatan insanlar mevcut. Bundan yaklaşık 50 yıl evvel, modern hayat daha meyvelerini vermeden insanlar sabah erken kalkar ve akşam 9-10 gibi uyurdu. Ancak böyle bir hayattan bahsetmek artık günümüzde yok denecek kadar az. Bu düzensizlik de kalbi etkileyen diğer bir etken. Yatma-kalkma saatlerimizi değiştirmek kalbimiz için atılan bir adım olabilir.

Öte yandan spor yapmak, yürüyüş yapmak, yoga yapmak ve sağlıklı beslenmek modern yaşamın kalbimize getirdiği sıkıntıları azaltan şeyler.

Soru

Her yıl kalp rahatsızlığı riski taşıyanların sayısı artıyorsa, tıp bu kadar gelişmişken bu tabloyu tersine çevirmek yani kalp rahatsızlıklarını ortadan kaldırmak mümkün mü?

Cevap

Erken teşhis kalp rahatsızlıklarını minimuma indirmede büyük öneme sahip.

Erken teşhis kalp rahatsızlıklarını minimuma indirmede büyük öneme sahip.

Daha önce insanlar kalp yüzünden sessiz sessiz ölüyorlardı. Ama modern tanı yöntemleriyle sessiz kalp hastaları yakalanmaya başlandı. Dolayısıyla hastalık artmış gibi görünse de, burda artan rakam sessiz kalp hastalarının ortaya çıkarılmasıdır. Kalp rahatsızlığı olan insanların sayısının artması biraz da bu yüzdendir. Her yıl yaklaşık olarak 250 bin kadar yeni hasta tanısı konmaktadır ve bu rakama erken teşhis konan hastalar da dahildir. Erken teşhisin ne kadar önemli olduğu göz önünde bulundurulursa, aslında kalp rahatsızlığına yakalanan hastaların sayısındaki artış negatif değil pozitif bir şeydir. Ne mutlu ki erken teşhis edilmişlerdir.

Bunu okuyanlar şunları da okudu: