İlaç kullananlar kontrolden geçmeli

Kireçlenme şikayetlerini azaltan bazı ilaçlar, uzun süre kullanıldığında böbrek ve kalp yetmezliği gibi ciddi sorunlara yol açıyor. Bu nedenle yan etki riskine karşı hastaların yılda 2-3 kez kan testi yaptırması gerekiyor. Bu konuda Prof. Dr. Murat İnanç’ın Posta gazetesine verdiği röportajda bahsettiklerini paylaşıyoruz…

İlaç tedavisi gören hastaların nelere dikkat etmesi gerekir?

Kireçlenme

Kireçlenme

Osteoartrit (kireçlenme) tedavisinde kullanılan birkaç çeşit ilaç var. Bunlardan biri parasetamol içeren basit ağrı kesiciler. Parasetamol’lerin yan etkisi çok az olduğu için hastalar bu tür ağrı kesicileri, hekimin önerdiği dozlarda rahatlıkla kullanabilir. Fakat ağrılar daha şiddetliyse iltihap önleyici özelliği de olan romatizma ilaçlarına başvurabiliriz. Bu ilaçlar kortizon olmayan anti-inflamatuar ilaçlar olarak tanımlanır. Mesela naproksen, diklofenat bu gruptadır. Maalesef anti-inflamatuar Haçların uzun süre, kontrolsüz kullanılması iç organlarla ilgili ciddi tehlikeler yaratabilir. Örneğin böbreklerin çalışmasını yavaşlatabilir ya da böbrek yetmezliğine yol açabilir. Kalp yetersizliği varsa, bunu artırabilir. Özellikle damar tıkanmasına eğilim olan hastalarda damar tıkanıklığı riskini yükseltir. Ayrıca her yaşta mide ve bağırsak sorunlarına neden olur. Bu nedenle ilaçlar doktor önerisi ve kontrolü olmadan kesinlikle kullanılmamalı. Bu ilaçları uzun süre kullanacak kişilerde yan etki riskine karşı bazı tetkikler yapılmalı. Örneğin ilaca başlamadan önce, hastada kalp, böbrek yetmezliği var mı yok mu, mutlaka araştırılmalı.

Kalp ya da böbrek yetmezliği varsa, ilaç tedavisine başlanmıyor mu?

Buna hekim karar verir. Özel durumlarda, örneğin hastalık hafifse bu ilaçlar verilebilir. Ama ağır kalp ve böbrek hastalarında kullanılması kesinlikle sakıncalı. Diyelim hastanın kalp, böbrek gibi başka bir sağlık sorunu yok. Bu durumda da hastalar kontrol altında tutulmalı. İç organlarla ilgili önemli yan etkilerin ortaya çıkıp çıkmayacağı bazı kan testleriyle kontrol edilmeli. Bu testler yılda 2-3 kez tekrarlanmalı. Tabii, bu kontroller uzun süreli ilaç kullananlar için geçerli.

Peki uzun süreli ilaç kullanımından kasıt ne?

Kortizon olmayan anti-inflamatuar ilaçların etkileri genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkar. Ama bu ilaçları bazen aylarca kullanmak gerekebilir.

Eklem içine yapılan iğne tedavilerinin ne gibi riskleri var?

İğne tedavisinde eklem içine veya çevresine iğneyle ilaçlar verilir. Özellikle diz bölgesine uygulanır, iğne tedavisinde kullanılan 2 tür ilaç var: Kortizon ve hyaluronat preparatları. Eklem içine yapılan kortizonun vücuda pek zararı dokunmaz. Sadece lokal bir ağrıya, iğne yerinde küçük kanamalara sebep olabilir. Eklemde bulunan bir madde olan hyaluronat ise her enjeksiyonda olduğu gibi alerji, bölgesel küçük kanamalar gibi sorunlara yol açabilir. Kısacası, iğne tedavisi anti-inflamatuar ilaçlar gibi böbrekler ve kalpte ciddi sorunlara yol açmaz. Bu arada iğne tedavisi gerekli steril koşullarda ve bir uzman tarafından uygulanmalı. Aksi takdirde hasta mikrop kapabilir.

İğne tedavisi hangi aralıklarla yapılabilir?

Kortizon genellikle 3 ayda bir uygulanır. Hyaluronat prepatları ise genellikle 6 ayda bir yapılır. Hastaların bir bölümünde enjeksiyon tedavileri kısa sürede etkisini kaybederken, bir bölümünde uzun dönemde etkili olabilir. Bu nedenle enjeksiyon hekimin uygun gördüğü aralıklarla tekrarlanabilir.

İlaç tedavisinde yenilikler var mı?

Glukozamin diye bir ilaç var. Vitamin gibi kullanılıyor. Glukozamin vücutta doğal olarak bulunan ve eklem kıkırdağının biçimlenmesini, onarımını uyaran bir madde. Özellikle diz kireçlenmesine bağlı ağrıları azalttığı ispatlandı. Hastalığı yok etmese de, erken ve orta ileri dönemlerde ağrıyı giderme açısından yararlı bir ilaç.

Kireçlenme tedavi edilmezse sakatlık ortaya çıkabilir mi?

Ellerdeki şekil bozukluğu

Ellerdeki şekil bozukluğu

Eğer gerekli tedavi yapılmaz ve önlemler alınmazsa eklem kireçlenmesi sakatlığa yol açabilir. Örneğin yürümeyi engelleyebilir, ellerde şekil bozukluğuna sebep olabilir. Yürüyemeyen hastalar ortopedik olarak uygunsa protez ameliyatlarıyla sorunları giderilebilir. Ellerdeki şekil bozukluğu genellikle hareketi bozmaz, hastayı estetik açıdan rahatsız eder. Maalesef ellerdeki şekil bozukluğu için yapılabilecek çok fazla bir şey yok.

Hangi hastaların fizik tedaviye yönlendirilmesi gerekiyor?

Hiç hareket sorunu olmasa da kaslarını güçlendirmek için hastaya bir rehabilitasyon programı uygulanabilir. Ama hareket güçlüğü olan her hastada fizik tedavi yöntemleri yararlı olabilir.

Kaplıca tedavisi yararlı mı?

Tıpkı fizik tedavi gibi kaplıca tedavisi de hastalığı ortadan kaldırmaz ama şikayetleri geçici olarak azaltır veya düzeltebilir.

Sigara içmek hastalığı nasıl etkiliyor?

Sigara

Sigara direk olarak kireçlenme sebebi değil ama uzak durulmalı

Sigaranın kireçlenme yaptığına dair bir bilgi yok. Ama kireçlenme genellikle 50 yaşm üzerinde görülen bir hastalık. İlerleyen yaşla yüksek tansiyon, kalp gibi hastalıkların sıklığında artış görüldüğü için hastaların sigaradan uzak durması gerekiyor.

Özel bir diyet uygulamalı mı?

Özel bir diyete gerek yok. Ama fazla kilolu olanların zayıflamasında yarar var. Çünkü şişmanlık hem eklem üzerindeki yükü artırarak hem de vücutta yaptığı kimyasal değişiklerle eklem kireçlenmesini ortaya çıkarıyor. Kilo vermek isteyenlerin meyve ve sebze ağırlıklı bir beslenme planı benimsemesi, yağ, tuz, şeker içeren gıdalardan uzak durması gerekir. Ayrıca kırmızı et, yağlı ve unlu yiyeceklerden mümkün olduğunca kaçınmak lazım. Kendi kendine bu işi başaramayanların bir diyetisyene gitmesi en doğrusu.

Kireçlenme için riskli meslek grupları var mı?

Eklemlere darbe olabilen her türlü spor riskli

Eklemlere darbe olabilen her türlü spor riskli

Örneğin sporcular risk grubunda. Aslında eklemlere darbe olan her türlü spor riskli. Eklem kireçlenmesini önlemek için spor öncesinde gerekli ısınma hareketlerinin yapılması çok önemli. Bunun dışında “Belirli pozisyonda çalışanlarda kireçlenme sık görülür” gibi ispat edilmiş bir veri yok. Mesela sürekli ayakta kalmak ağrılara yol açabilir ama kireçlenmeye sebep olmaz.

Bel-boyun fıtığı kireçlenme nedeni mi?

Hayır. Her iki hastalık bir arada görülebilir ama biri diğerine yol açmaz. Kireçlenmenin sık karıştırıldığı bir diğer hastalık osteoporoz (kemik erimesi). Oysa osteoporoz ağrı yapan bir hastalık değil.

Bunu okuyanlar şunları da okudu: