I. CERAHİ TEDAVİ

Meme koruyucu ameliyat

Memenin tümüyle alınmadığı, memenin korunduğu ameliyatlardır. Meme kanserinde ameliyatın (cerrahi tedavinin) amacı, memeyi mümkün olan oranda korumaktır. Meme kanserinde genel olarak iki tür ameliyat yapılır.

Meme koruyucu ameliyat hangi durumlarda yapılır?

• Hastanın istemesi
• Memenin diğer kadranlarında başka tümör olmaması
• Tümör çapının 5 cm’den büyük olmaması
• Aynı kadranda birden fazla tümör varlığında aralarındaki uzaklığın 2 cm’den fazla olmaması
• Aşırı büyük ve deforme memeli olmaması

Meme koruyucu ameliyat yapılan hastalar memesini kaybetmeden eşit iyileşme şansına sahip olurken görünümü bozulmadığı için kendilerini daha iyi hissetmektedir.

Mastektomi

Ameliyatta memenin tümüyle alınmasıdır.

Masteknomi hangi durumlarda yapılır?

• Hastanın meme koruyucu ameliyatı istememesi
• Gebelik
• Meme bölgesine daha önceden radyoterapi uygulanmış olması
• Aynı memede birbirinden uzak iki veya daha fazla kitle olması
• Radyasyonun etkilerine vücudu daha duyarlı hale getiren aktif deri hastalığı olan kadınlar.
• 5 cm’den daha büyük tümörü olan kadınlar
• Küçük memede büyük tümör bulunması

Ameliyat ne zaman yapılır?

Ameliyatınız biyopsi ile hastalığınız kesin olarak saptandıktan sonra genellikle iki hafta içinde yapılır.

Ameliyat sonrası hastanede kalma süresi ne kadardır?

Meme koruyucu ameliyat sonrası hastanede kalma süreniz bir iki gündür. Eğer mastektomi geçirmişseniz, hastanede kalma süreniz yaklaşık iki-üç gündür. Bazı durumlarda bu süre bir haftaya kadar uzayabilir.

Ameliyat sonrası nelerle karşılaşacağım ve neler yapmam gerekir?

Alınan memenizde hoş olmayan kaşınma, iğne batması, basınç, ağrı ya da yanma hissedebilirsiniz. Bu durum sanal ağrı (fantom ağrısı) olarak adlandırılır. Bu sorunları yaşarsanız doktorunuza ve hemşirenize bildiriniz. Ameliyat sonrasında bir an önce yataktan çıkmak ve hareket etmek için gayret göstermelisiniz. Ameliyat sonrası erken dönemde hareket etmek iyileşmenizi hızlandıracak ve gaz, kabızlık, solunum sıkıntısı gibi sorunlar yaşamanızı engelleyecektir.

Koltuk altı lenf bezlerinin alındığı (aksiler diseksîyon) ameliyatlardan sonra, ameliyat sonrası erken dönemde parmak hareketleri, bilek hareketleri ve dirsek hareketleri yapabilirsiniz. Doktorunuz izin verdiğinde, genellikle dikişleriniz alındıktan ve dren çıkarıldıktan sonra daha aktif olarak omuz-kol egzersizlerine başlayabilirsiniz. Kendi bakımınızı kendiniz yapabilirsiniz (saçınızı tarama, yemek yeme, dişlerinizi fırçalama gibi).

Her iki ameliyat türünde de (meme koruyucu veya memenin tümünün alınması) kanser koltuk altı lenf bezlerine yayılmışsa “koltuk altı lenf bezleri” de çıkarılmaktadır.

II. RADYOTERAPİ TEDAVİSİ

Radyoterapi, ışın veya şua tedavisi olarak adlandırılmaktadır. Radyasyon adı verilen yüksek enerjili tanecilikler ile hastalıkların tedavi edilmesidir. Ameliyat bölgenizde, memenizde, koltuk altında kalmış olabilecek hastalıklı hücreleri öldürmeyi amaçlar. Radyoterapi durumunuza göre tek başına veya kemoterapi (ilaç tedavisi) ile birbirini takiben kullanılabilir.

Radyoterapi nasıl uygulanır?

  • Radyoterapi tedavisine, ameliyatı bölgenin iyileşmesine zaman tanımak amacıyla genelde ameliyattan bir ay sonra başlanır.
  • Tedavi süresince genellikle hastaneye yatmanıza gerek yoktur, tedaviye ayakta gidip gelirsiniz.
  • Özel kalemler bantlarla ışın verilecek bölge işaretlenir. Bu işlem özel bir aletle yapılır ve tedavide kullanılacak alan belirlenir.
  • Dışardan uygulanan radyoterapide bir makine üretilen yüksek enerjili ışınlar yaklaşık 100 cm uzaklıktan hastalıklı bölgeye verilir.
  • Radyoterapi memenin tümünün alındığı ameliyatlarda ise göğüs göğüs duvarınıda içeren memenin tümüne verilir. Durumunuza göre koltuk altı ile köprücük kemiğinin alt kısmını kapsayan alana da verilebilir.

Işın yayıcı (radyoaktif) hale gelirmiyim?

Radyoterapi aldığınız sürede yakınlarınıza veya çevrenize ışın yaymazsınız. Bu nedenle, tedavi gördüğünüz için diğer insanlarla birlikte olmanızda, bebekleri kucaklamanızda herhangi bir sakınca bulunmamaktadır.

Radyoterapinin yan etkileri nelerdir?

  • Radyoterapinin yan etkileri radyasyon uygulanan bölgeye, radyasyonun dozuna ve kişiden kişiye değişebilir.
  • Tedavi sırasında ortaya çıkan yan etkiler tedavi bittikten sonra birkaç hafta içinde geriler ve yok olur.
  • Tedaviniz süresince yan etkileri çok hafif yaşayabilir veya hiç yaşamayabilirsiniz.

III. KEMOTERAPİ TEDAVİSİ

Vücutta kanser hücrelerinin yok edilmesi veya kontrol altına alınması amacı ile ilaçlar yoluyla yapılan tedavilerin tümüne kemoterapi tedavisi denir.

Amacı:

  • Kanserli hücreleri yok etmek,
  • Kanserin yayılımını önlemek ve büyümesini yavaşlatmak,
  • Kanserin neden olduğu belirtileri gidererek yaşam kalitenizi yükseltmektir.

Kemoterapi nasıl ve nerelerde uygulanır?

Meme kanserinde kemoterapi tedavisi çoğunlukla damaryolu ile verilmektedir. Kemoterapi hastanede yatarak veya gündüz kemoterapi ünitelerinde uygulanır.

Kemoterapinin yan etkileri nelerdir?

Kemoterapi ilaçlan istenmeyen hücreleri yok ederken vücudun normal hücrelerini de etkiler. Normal hücrelerin verilen ilaçlara ve kişiye göre değişiklik gösterir. Bu nedenle her hasta için yan etkiler farklı olabilir. Hangi yan etkilerin görüleceği, ne kadar süreceği ise genel sağlık durumuna, alınan ilaçlara ve ilaçların dozuna bağlıdır.

Kemoterapi sonrası normal hücrelerin çoğu hızla iyileşir, yan etkiler de beraberinde kaybolur. Bazı yan etkiler hızla kaybolurken bazdan da uzun süre devam edebilir. Kemoterapi tedavisine bağlı olarak dolaşımdaki akyuvar sayısının azalmasına bağlı olarak enfeksiyonlara yatkınlığınız artar. Kişilerde 38 derecenin üzerinde ateş, cilt ısısında artış, üşüme, titreme, koltuk altı, kalça, makat bölgesinde şişlik, sık idrara çıkma, bulanık idrar, cilt ve dokularda kızarıklık gibi enfeksiyon belirti ve bulguları görülebilir.

IV. HORMON TEDAVİSİ

Hormon Tedavisi:

Hormon ekleme veya hormon engelleme ya da kaldırma tedavisidir. İki kadınlık hormonu östrojen ve progesteron kadınların adet görmesinde, üremesi ve normal meme dokusunun büyümesinde rol oynar. Bazı meme kanseri tipleri büyümeleri ve gelişmeleri için hormonlara gereksinim duyar. Bu kanser tiplerinde hormonların bağlandığı alanlar vardır. Hormonların bağlandığı bu alanlara reseptör denir. Hormonlar reseptörlere bağlanarak kanserin büyümesine, çoğalmasına ve yayılmasına neden olur.

Hormon tedavisi seçimini etkileyen faktörler nelerdir?

Kadınların menopoz durumu; Menopoz öncesi ve menopoz sonrasında östrojen üretimi farklıdır. Östrojen ve progesteron reseptörlerinin varlığı; Sizden alınan biyopsi dokusunun incelenmesi ile östrojen ve progesteron reseptörünün pozitif olup olmaması, hormon tedavisinin etkili olup olmayacağını belirlemektedir.

Hormon tedavisinin çeşitleri nelerdir?

Hormon tedavisine planlanan kemoterapi kürleri ve radyoterapi tamamlandıktan sonra başlanır.

1. Antiöstrojen ilaçların kullanılması;
• Hormonların ameliyattan sonra kalabilecek olan kanserli hücrelere ulaşmasını ve onları beslemesini,
• Kanserin büyümesini
• Diğer organlara yayılmasını
• Yeniden ortaya çıkmasını önlemek için kullanılır.

2. Yumurtalıklardan östrojen üretiminin durdurulması;
• Ameliyatla yumurtalıklar çıkarılarak
• Yumurtalıklara radyoterapi uygulanarak
• LH-RH antaponisti olarak adlandırılan ilaçlar kullanılarak östrojen üretimi durdurulur.

3. Aromataz inhibitörlerinin kullanılması;
Menopoz sonrası kadınlarda kullanılır.
• Menopoz sonrasında, böbrek üstü bezinden salgılanan erkeklik hormonu androjenin yağ, kas, kemik ve meme dokusunda östrojene dönüşmesini engeller.
• Kanserin tekrarının önlenmesinde östrojenli engelleyici ilaçlar gibi etki gösterir.

Meme sağlığınız için nasıl bir merkez?

Ülkemizde meme sağlığı konusunda en önemli sorunlardan biri; meme hastalıkları konusunda uzmanlaşmış sağlık merkezlerinin eksikliğidir. Çünkü meme sağlığı, tıbbın farklı dallarında uzmanlaşmış hekimlerin birlikte çalışmasını zorunlu kılan bir sağlık dalıdır. Bu hekimlerin arasındaki iletişim, sorunun doğru çözülmesi için büyük önem taşır, özellikle teşhis aşamasında muayeneyi yapan meme cerrahı ile mamografi. Meme ultrasonu gibi ileri tetkikleri uygulayan radyoloji uzmanı arasında çok yakın bir iletişimin bulunması gerekir. Bu hekimlerin aynı çatı altında, bitişik odalarda çalışması bu iletişimi çok kolaylaştırır. Bu sayede basit birkaç söz ile kurulan iletişim, hasta ile ilgili bilgilerin, kaygıların ve düşüncelerin kolaylıkla aktarılmasmı sağlar ve teşhiste hata payını azaltır.

Meme sağlığı için hangi hekime gidilir?

Hipokrat’tan bu yana tıbbın gösterdiği gelişim, hekimlerin farklı dallarda uzmanlaşmasını gerektirmiştir. Teknoloji ve bilimdeki gelişme bu dalların kendi içlerinde de alt dallara ayrılması sonucunu getirdi.

20 yıl önce meme sağlığı, genel cerrahinin uzmanlık alanı içine girerken, günümüzde sadece meme hastalıkları ve cerrahisi ile uğraşan bilim dalı gelişmiştir.

Batı ülkelerinde yapılan çalışmalarda meme cerrahisinde uzmanlaşmış genel cerrahların tedavi ettiği hastaların tedavi sonuçlarının, diğer cerrahlar tarafından tedavi edilen hastaların tedavi sonuçlarından çok daha iyi olduğunu göstermektedir.

Meme sağlığı için nasıl bir radyterapi uzmanı?

Meme sağlığında teşhis aşamasında büyük önem taşıyan mammografi, ultrason çekimlen ve bu tetkiklerin değerlendirilmesi de radyoloji dalında farklı bir uzmanlaşmayı gerektirmektedir.

Günlük çalışması içinde sadece mammografî ve meme ultrasonu değerlendiren bir radyoloji uzmanı, mutlaka konusunda diğer radyoloji uzmanlarından daha yetkin olacaktır. Batı ülkelerinde yıllık belirli bir sayı üzerinde meme tetkiki değerlendirmesi yapmayan radyoloji uzmanlarının meme sağlığı konusunda tek başına çalışmasına izin verilmemektedir.

Bunu okuyanlar şunları da okudu: