Soru:

Babam şuan 53 yaşında. Yaklaşık bir ay önce mide kanseri teşhisiyle ameliyat oldu. Midesinin yüzde 80′i kadarı alındı. Üç gün sonra radyoterapi ve kemoterapiye başlanacak. Bababım beslenmesinde şu an için sıkıntı yok. Hangi gıdalara ağırlık vermemizi önerirsiniz? Acaba ne yemeli?

Cevap:

Yapılan araştırmalar, tuz tüketimiyle mide ve boğaz kanseri sıklığının anlamlı derecede arttığını göstermiş. Anadolu’da etlerin tuzlanması ve aşırı tuzlu, kurumuş etin kışın yenmesi mide kanserinin önemli sebeplerindendir. Ailesinde mide kanseri olanlar, sigara içenler, koyu çay tüketenler, sert alkol kullananlar risk altında. Tüm dünyada mide kanseri azalırken, ülkemizde görülme sıklığı artıyor. Bunun en önemli nedeni tuzlu kırmızı et ve çok koyu çay tüketimidir. Gastrite yol açan ‘helikobakter pilori’ mikrobu mide kanserine yakalanma riskini artırıyor. Bu nedenle beslenmeye dikkat etmek gerekiyor.

Mide kanserinin belirtileri ülser ya da gastritle karıştırılabiliyor. Endoskopi yapılmadan ilaç tedavisine başlanması kanserin ileri evrelerde teşhis edilmesine yol açıyor. Oysa mide kanseri erken teşhis edilirse sadece cerrahiyle şifa bulabiliyor. Bu nedenle 3 aydan daha uzun süren ya da geçmeyen mide şikayetleriniz varsa muhakkak endoskopi yaptırın, bilinçsizce mide ilaçları tüketmeyin. Mide kanserinin belirtilerine karşı uyanık olun: Midede ağrı ve hazımsızlık, nedeni bilinmeyen kilo kaybı, iştah azalması, erkenden doyma, kusma, bel ağrısı, sırt ağrısı, dışkının siyah olması, gaz şikayetleri. Bu belirtilerden yakınıyorsanız mutlaka doktora başvurup endoskopi yaptırın. Mide kanserinin tedavisinde ilk seçenek cerrahidir. Çok “sayıda lenf bezi temizlenmesi tedavi başarısını artırır. Babanızın lenf bezlerine tümörün atladığı görülüyor. Bu durumdaki hastalara kemoterapi artı radyoterapi ya da sadece radyoterapi yapılır. Kemoterapi artı radyoterapi yapılıyorsa doktorun ve hastanın çok dikkatli olması gerekir. Çünkü bu devrede ağız yarası ve beslenme bozukluğu ortaya çıkar.

Babanıza beslenme önerilerim şunlar:

Az ve sık aralıklarla beslenin. Yiyeceklerinizi 5-7 öğünde alın. Gıdaları birden tüketmek baş dönmesi, çarpıntı, terleme, fenalık hissine yol açar. Şekerli gıdalar şikayetleri daha da artırır. Bu nedenle havuç suyunu bile gün içinde azar azar için Kemoterapi ve radyoterapi sırasında acı, ekşi ve baharatlı gıdalardan uzak durun. Ağız hijyenine “dikkat edin. Yumuşak bir diş fırçası ve karbonatla dişlerinizi fırçalayın, karadut şurubu ve papatya çayı için. Beyaz un ve şekerli gıdalardan uzak durun.

Mutlaka içine bank, yumurta kıyma gibi proteinden zengin gıdalar ilave edilmiş sebze ya da tarhana çorbası tüketin. Özellikle havuç, domates, ananas, kara üzüm, karadut, elma suyu ve bol miktarda ayran için. Her gün 1-2 tane bıldırcın yumurtası yiyin. Sarımsak çok şifalıdır, yemeklerin içinde mutlaka tüketin.

Kilo kaybına mani olmak için omega 3 alın. Dönüşümlü olarak her gün birer çorba kaşığı çörekotu, keten tohumu, dereotu tohumu tüketin. Yemeklerine 1-2 çorba kaşığı zerdeçal ilave edin, tadını sevmiyorsanız hapını (turmeric) kullanın. Kilo kaybı olursa günde 1-2 kutu hazır mama tüketebilirsiniz. Meyan kökü de çok şifalıdır, kalp ve şeker sorununuz yoksa 1 çorba kaşığı tüketin. Doktoruna danışarak dönüşümlü bromelain (ananas hapı), dandelion (karahindiba hapı), shiitake ya da maitake mantarı hapı kullanın. Kemoterapi ve radyoterapi bittikten sonra yoğun bakım altında destek tedavisine devam edin. 3 ayda bir klinik ve uzak metastaz kontrollerinizi yaptırın. Bilgisayarlı tomografi, akciğer grafîsi, 3 ayda bir tümör markerlarından ca 72 4, cea 19 9, cea kontrolleri yapılmalı. Gerekirse PET de istenebilir. 3 sene sonra kontrol aralığı 6 aya çıkarılır.

Paylaş

0
Shares

Bu konuyla ilgili diğer yazılar: