Araştırmacılar, kilo verme yani obezite ameliyatının erkeklerde erkeklik hormonu olan testosteron seviyesini yükselttiğini, ancak sperm kalitesi üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmadığını buldular.

Obezite ameliyatını uzun vadede bir kilo verme aracı olarak gören erkekler, ameliyat sonrasında artan testosteron seviyelerini tecrübe ediyorlar. Ancak bu artan testesteron seviyesine paralel olarak artan bir sperm kalitesinden söz etmek mümkün değil. Bu veriler Uluslararası Obezite ve Metabolik Bozukluklar Federasyonunun (IFSO) resmi yayını olan Springer dergisi Obezite Cerrahisinde kapsamlı bir araştırmanın sonucu ortaya çıkıyor. Shahzeer Karmali tarafından yönetilen araştırmada, McMaster Üniversitesi’nden Yung Lee ile Kanada’daki Alberta Üniversitesi’nden Jerry Dang isimleri de geçiyor.

Öncelikle obezitenin olumsuz yanlarında bahsedecek olursak, ilk olarak hormonal değişiklikler, cinsel performansta düşüş ve yatakta daha az tatmin olma akla gelir. Özellikle obez erkeklerin, normal kilolu erkeklere kıyasla daha düşük testosteron seviyeleri, daha düşük cinsel tatmin ve azalan doğurganlık yaşadıkları bilinmektedir. Normal kilolu bir erkeğe göre kısırlık oranı, her 9 kilo artışta yüzde 10 artıyor.

Şimdiye kadar yapılan doğurganlık ve obezite ameliyatı arasındaki ilişki üzerine yapılan çalışmalar çoğunlukla kadınlar içindi. Bu yüzden Yung Lee ve meslektaşları, bu ameliyat sonrası sürecin erkeklerdeki testesteron oranı ve sperm kalitesi üzerindeki etkilerini inceleyen araştırmaları tekrar gözden geçirmeye karar verdiler.

Lee, “Hem erkek kısırlık hem de obezite ameliyatının yaygınlığı arttıkça, cerrahi müdahalenin doğurganlık sonuçlarını nasıl etkilediğine dair bilgi, bu süreci izleyerek hasta ve doktor kararlarını daha iyi yönlendirebilir” diyor.

İncelemeye 1998’den 2018’e kadar 1000’den fazla hastadan elde edilen verilerden elde edilen 28 çalışma dahil edilmiştir. Çalışmalar obez olan hastalarda ameliyatın erkeklik hormonları veya sperm özellikleri üzerindeki etkisini incelemiştir.

Lee ve arkadaşları, obezite ameliyatı geçirildikten sonra hastaların testosteron düzeylerinin önemli ölçüde arttığını buldu. Testosterondaki artışla tutarlı olarak, hormonların LH, FSH ve SHBG seviyeleri de artırıldı. Kadınlık hormonları estradiol ve prolaktin miktarı da önemli ölçüde düşmüştür. Bu hormonal değişiklikler, bariatrik cerrahiden sonra ereksiyon fonksiyonun da anlamlı olarak arttığı anlamına geliyordu. Ancak, obezite sonrası hacim, konsantrasyon, hareket kabiliyeti ve yapılaşma gibi sperm özellikleri pek değişmedi. Aslında, birkaç vaka bu tür sperm parametrelerinin kötüleştiğini bildirmiştir.

Lee’nin bu konudaki görüşü şöyle: “Bunun nedeni, bariatrik cerrahi sonrası herhangi bir pozitif hormonal değişimin beslenme yetersizliği ve yetersizlikleri ile dengelenmesi olabilir. Obezite ameliyatı, obez erkek hastalarda erkeklik hormonlarının artırılmasında ve kadınlık hormonlarının azaltılmasında etkili gibi görünmektedir. Ancak, bizim incelememiz, bariatrik cerrahinin sperm parametrelerinde hiçbir faydası olmadığını da öne sürmektedir. Obezite ameliyatının erkeklik hormonları ve sperm kalitesi üzerindeki etkisini daha fazla incelemek için uzun dönemli karşılaştırmalı çalışmalar ya da yeterince güçlü kontrollü çalışmalar yapılması gerekmektedir.”

Bunu okuyanlar şunları da okudu: