Aktivite yetersizlikleri:
Tecrübelerime ve genelde klinik olarak yaptığımız gözlemlere göre, spor ve hareket sevmeyenlerde selülit oluşumu daha da artıyor veya oluştuysa derecesi ilerliyor. Çünkü spor ve hareket kasların kasılmasına ve hareket etmesine yol açarak doğal bir lenf drenaj sağlar. Hiç hareket etmeyen birinde bu doğal iç masaj ve drenaj gerçekleşmez. Hiç spor yapmayanlar için bir önerim gün içerisinde 2-3 kez ayaklarını 45 derece yukarı kaldırarak geriye doğru bir akım sağlamaları. Ayrıca oturdukları ya da durdukları yerde ayak, bacak, baldır, kalça ve karın kaslarını kuvvetlice sıkıp bırakarak doğal drenaja yardımcı olmaları. Her konuda olduğu gibi selülit konusunda da hareket etme gerekliliği karşımıza çıkıyor.

Geçirilmiş ameliyatlar:
Özellikle karın içi, bacak, kalça bölgesinden sık ameliyat geçirenlerde oluşan yapışıklıklar dokularda oluşan nedbeler vücudun doğal lenf drenajını olumsuz etkileyebilir ve selülit oluşumunu artırabilir.

Yanlış beslenme:
Belki de selülit oluşturan en önemli konulardan biri yanlış beslenmedir. Özellikle ağır yağlı gıdalar, hayvansal doymuş yağlar, aşırı yağ tüketimi, beyaz un, beyaz şeker gibi rafine gıdaların fazla tüketilmesi, kızartmalar selüliti artıran yiyeceklerin başında gelir. Selülitten sadece yiyecekler değü, aynı zamanda bazı içecekler de sorumludur. Yağlı ayran, yağlı süt, yağlı kefil”, şekerli meşrubatlar, aşırı asitli ve tatlı içecekler gibi pek çok içecek de selüliti artırıcı etki gösterebilir. Bu arada fazla içilen kahvenin de selüliti artırdığını belirtmeliyim, içecekler konusunda içeceğin kendisi kadar önemli olan bir unsur da o içeceğin içine eklenen krema, süt tozu, şeker gibi eklerdir. Bu nedenle sadece ne içtiğimiz değil, o içeceğe ek olarak ne kattığımız da önemlidir. Selülite karşı belki de en etkili korunma yöntemlerinden biri günde 2-2.5 litre civarında ılık sıcağımsı su içmektir. Ayrıca size özel bir bölümde tarifini vereceğim bitki çaylarından da günde 3-4 fincan içilmesi dreneja yardımcı olarak selülitin azalmasına fayda sağlar.

Hormonol nedenler:
Bazı tiroid hastalıkları, şeker hastalığı, jinekolojik hastalıklar, bazı hormon salgılayan tümörler, tıbbi olarak dıştan verilen bazı hormonlar gibi pek çok hormonal bozukluk da selülit oluşumunu artırıcı bir etki gösterebilir.

Kalıtımsal nedenler:
Bazı kişiler pek çok kurala dikkat etmese bile genetik açısından şanslıdır. Bedenlerinin yağ depolama ve lenf drenaj sistemleri avantajlı çalışır. Bazı kişiler ise, her ne yaparlarsa yapsınlar, en ufak bir yanlışta selülitlerinde oluşum ve artış görülebilir. Bu nedenle genetik önemli bir şans veya dezavantaj oluşturabilir. Selülit en çok Kafkas ırkı diye bahsedilen beyaz ırkta yaygındır. Zencilerde ve sarı ırkta ise daha az görülür. Tabii ki tünı suçu genetik faktörlere atmak yanlış olur. Çünkü Amerika’ya göç eden zenci ve Çinliler’de yanlış beslenme ve içme sonucu düzgün ve pürüzsüz vücutlar, yerini bol selülitli ve deforme ciltlere bırakmıştır. Bunun tersine Japonya gibi daha sağlıklı beslenilen ve kilo sorununun daha az olduğu yerlere göç eden beyaz ırkta ise selülitlerde bir artış olmadığı gözlenmiştir.

Dolaşım bozuklukları:
Heri aşamadaki varisler, lenf-damar hastalıkları, kalp, böbrek yetmezliği gibi dolaşım bozukluğu oluşturan pek çok faktör de selülit oluşumunu artırabilir.

Hipotiroidi:
Hipotiroidi özellikle yağ yakımının azalması, kolesterol düzeyinin, yağ depolanmasının artışı ve dolaşımın yavaşlaması, ödemin artması gibi nedenlerle selülitin oluşumunu artırabilir.

Kronik kabızlık:
Kronikleşmiş kabızlık da vücudun özellikle alt bölgelerindeki dolaşımı olumsuz etkileyerek benzer mekanizmayla selüliti artırabilir. Kabızlık, bedenin sağlıklı olması ve selülitin azalması için mutlaka mücadele edilmesi gereken bir tıbbi bozukluktur.

Doğum kontrol hapı kullanımı:
Doğum kontrol hapları da uzun süreli kullanıldıklarında özellikle kalça bölgesinde selülit oluşumunu zamanla artırabilir.

Karaciğer disfonksiyonu:
Yine çeşitli tıbbi mekanizmalarla özellikle de kan proteinleri ve yağ metabolizmasındaki bozukluklar selülit oluşumunu artırabilir.

Ruhsal problemler:
Stres her konuda olduğu gibi bedenin genel sağlığını ve metabolizmasını olumsuz etkileyerek bu konuda bir risk oluşturabilir.

Fazla alkol tüketimi:
Özellikle karaciğeri yorarak yağlanmayı artırarak, fazla kilo oluşumunu destekleyerek olumsuz bir etki yaratır.

Bunu okuyanlar şunları da okudu: