Türkiye’de tüp bebek uygulamaları sonrasında üçüz hatta dördüzler normal karşılanıyor. Oysa bu bebeklerin çoğu erken doğum nedeniyle düşük doğum ağırlığıyla doğuyor, yoğun bakımda kalmak zorunda kalıyor, hatta bir kısmı hayatını kaybediyor. Uzmanlara göre, tüp bebek tedavisinde amaç çifti sağlıklı ama tek bebekle eve göndermek olmalı…

Çoğul gebelikler tüp bebek başarısızlığı mıdır?

Tüp Bebek - Üçüz

Tüp Bebek – Üçüz

Dr. Erdal Budak: Tüp bebek başarı şansını artırmak amacıyla, pek çok ülkede yasaların izin verdiği maksimum sayıda embriyo yerleştirme eğilimi ağır basıyor. Hatta ülkemizde, yasal ve etik sınırların zorlandığı vakalar zaman zaman gerek tıp dünyasında, gerek kamuoyunda tartışmalara yol açıyor. Türkiye’de tüp bebek uygulamaları sonrasında, üçüz, hatta dördüzler neredeyse normal karşılanıyor. Oysa bu bebeklerin pek çoğu erken doğum neticesinde düşük kiloyla doğuyor. İkizlerin yüzde 48’i, üçüz ve dördüzlerin yüzde 80’i yoğun bakımda kalıyor. Maalesef bu bebeklerin bazıları da hayatını kaybediyor. Anne ve bebeklerin sağlığını düşünürsek tüp bebek tedavilerinde başarıyı uygulama başına gebelik oranı olarak değil, uygulama başına sağlıklı canlı bebek oranı olarak algılamamız gerekiyor. Çünkü çoğul gebeliklerde anne adayı ve bebekte ciddi sorunların görülme oranı önemli ölçüde artıyor. Erken doğum ve düşük doğum ağırlığı gibi problemlerle karşı karşıya kalınıyor.

Anne adayına kaç tane embriyo transfer etmek gerekir?

Dr. Erdal Budak: Amaç tek ya da iki embriyo transfer ederek gebelik elde etmek olmalı.

Gereğinden fazla embriyo transferinin sebepleri nelerdir?

Embriyo transferi

Embriyo transferi

Dr. Erdal Budak: Bu, tüp bebek başarı oranlarının düşük olmasından, birçok tüp bebek merkezindeki dondurma tekniklerinin yeterince gelişmemiş olmasından, hastaya çoğul gebeliklerin riskleri hakkında yetersiz bilgi verilmesinden kaynaklanıyor. Bilim çevrelerince referans kabul edilen merkezlerde yasalar daha fazlasına izin verse bile kural olarak 2’den fazla embriyo transfer edilmez. Bütün dünyada eğilim, 1 veya 2 embriyo transfer etmek, diğer embriyoları dondurmak şeklinde.

Dondurulmuş embriyolarla şansı daha mı düşük?

Dr. Erdal Budak: Yakın zamana kadar embriyo dondurma teknikleri yeterince gelişmemişti. Bu nedenle çözdürme sonrası canlı kalma oranları düşüktü. Ancak 2007’den beri Cryotop yöntemiyle uyguladığımız hızlı dondurma tekniği (vitrifikasyon) sayesinde dondurulan embriyolar yüzde 95 oranda kanlılıklarını koruyor. Vitrifikasyon tekniğinin avantajı çok hızlı bir dondurma tekniği olmasına dayanıyor. Eskiden kullandığımız yavaş dondurma tekniklerinin aksine, vitrifikasyon tekniğinde, dondurma işlemi sırasında hücre yapışma zarar veren buz kristalleri oluşmuyor. Gebelik oranları da neredeyse taze embriyolarla aynı.

Embriyo seçme tekniklerinde yenilikler var mı?

Embriyo seçimi

Embriyo seçimi

Dr. Erdal Budak: Eskiden kullanılan yöntemler, embriyoları mikroskop altında inceleyerek, hücre sayısı ve şekillerine bakarak en ‘kaliteli’ olanı seçmek şeklindeydi. Embriyoların kromozomal olarak normal olup olmadığını veya yaşama şansını değerlendirmek, ancak biyopsi yoluyla alman bir veya iki hücrenin preimplantasyon genetik tanı yöntemiyle incelemesi ile mümkün olabiliyor. Ancak biyopsi sırasında embriyonun zarar görme riski söz konusu. Oysa bugün artık metabolomiks dediğimiz yöntemle, bilimsel anlamda en uygun embriyoyu risk oluşturmadan seçmek mümkün.

Metabolomiks yöntem nedir?

Dr. Erdal Budak: Bir hastanın kolesterolü, kan şekeri, tansiyonunu ölçer; nasıl beslendiğini, sigara içki içip içmediğini bilirsek hastanın genel sağlık durumu hakkında önemli bilgiler elde ederiz. Benzer bir yaklaşım, embriyolar için de geçerli. Bir embriyonun metabolizması, yani ne tükettiğini ve içinde geliştiği ortama ne salgıladığını analiz ederek sağlığı hakkında fikir ediniyoruz. Anne adayının rahmine yerleştirilecek en uygun embriyoyu, embriyonun içinde geliştiği ortamı inceleyerek, seçebiliyoruz. Bu yeni yöntemle embriyoların özellikleri biyopsi gibi yöntemlere gerek kalmadan saptanıyor. İlk araştırmalar, bu yöntemle Down Sendromu gibi kromozom bozukluklarının embriyo transferi öncesinde saptanabileceğine işaret ediyor.

Yaşam tarzı gebelik şansını nasıl etkiliyor?

Dr. Erdal Budak: Hareketsiz bir yaşam biçimi, kafein ve alkol tüketimi, aşırı şişmanlık gebelik şansını düşürüyor.

Hareketsiz yaşamın kısırlıkla ilişkisi nedir?

Hareketsizlik ve gebelik ilişkisi

Hareketsizlik ve gebelik ilişkisi

Dr. Erdal Budak: Hareketsiz hayat tarzı, kilo almaya neden oluyor ve bu yüzden üreme sağlığı açısından olumsuz sonuçlara yol açıyor. Araştırmalara göre, obez (aşırı şişman) kadınlarda kısırlık riski 3 kat daha fazla. Yine obez kadınların doğal yoldan ya da tüp bebekle gebelik denemelerinde başarısızlık oranı 3 kat daha yüksek. Fazla kilo, bebeğin sağlıklı gelişim şansını azaltıyor ve gebelikte Sorun olasılığını yükseltiyor. Hatta kilosu fazla olanlar yardımla üreme tedavilerinde yumurtlamayı uyarıcı tedavilere iyi yanıt vermiyor. Üstelik kilosu yüksek olanların yumurta ve embriyo kaliteleri genelde düşük. Bu da embriyonun rahme tutunmasında azalmaya yol açıyor. Çocuk sahibi olmak isteyenler yüksek kiloluysa şansı üçte bire düşüyor, oysa yüzde 5 kilo kaybıyla normal sonuç alabilirler. Yüzde 5 kilo veya daha fazla kilo kaybıyla yumurtlama ve hamilelik oranı artıyor, hatta normale geliyor.

Çok zayıflık da çocuk yapmayı olumsuz etkiliyor mu?

Dr. Erdal Budak: Aşırı kilo fazlalığında olduğu gibi, normal kilonun altında olmak da kadının çocuk sahibi olma yeteneğine zarar verebilir. Normal vücut ağırlığında yüzde 10-15 oranında azalma genellikle adet kesilmesine yol açıyor.

Bunu okuyanlar şunları da okudu: