Soru:

Babam yemek borusu kanseri. Tedavi sırasında nasıl beslenmeli?
Babam 54 yaşında. Yemekleri yutmada zorluk çekmeye başlayınca doktora gitti. Yemek borusunda 4 santim tümör tespit edildi. 2 gün sonra eş zamanlı radyoterapi ve kemoterapiye başlayacak. Tedavi sırasında babamın nasıl beslenmesi gerekiyor? Bağışıklık sistemini güçlendirmek için ne yapmalıyız?

Cevap:

Genellikle 50-70 yaş arasında görülen yemek borusu kanseri için risk altında olanları şöyle sıralayabiliriz:
■ Aşırı alkol tüketenler,
■ Sigara içenler, tütün çiğneyenler,
■ Tuzlanmış, tütsülenmiş et ile beslenenler,
■ Çok sıcak içecek içenler,
■ Sebze ve meyveden fakir beslenenler,
■ Uzun süreli kontrolsüz reflüsü olanlar.
Hastalık genellikle belirti vermeden yayılıyor. Erken belirti vermemesi nedeniyle hastalar doktora geç başvuruyor. Tanı konulduğunda hastalık çok ilerlemiş oluyor. Yaygın görülen belirtileri ise şunlar:
■ Hastaların yüzde 90’ından fazlasında yutma güçlüğü ve kilo kaybı olur.
■ Yediklerin ağza geri gelmesi,
■ Göğüs arkasında ağrı,
■ Ses kısıklığı.
Ülkemizde daha çok Doğu Anadolu Bölgesi’nde görülen yemek borusu kanserinin tedavisine gelince…
Erken devrede cerrahi ön plandadır. Tümörün bulunduğu kısım çıkarılır. Fakat çoğunlukla hastalar cerrahi devreyi atlattıktan sonra gelir. Bu dönemde kemoterapi artı radyoterapi yapılır. Tümör yemek borusunun orta bölümünde darlık oluşturuyorsa darlık stentle açılır. Yine radyoterapi ve kemoterapi sırasında yemek borusu ödem nedeniyle kapanabilir. Bu durumda hasta midesine açılan bir delikle beslenebilir. Ödem ve darlık sorunu yoksa hasta sıvı gıdalara ağırlık vermeli. Radyoterapi ve kemoterapinin eş zamanlı uygulanması, hastada büyük beslenme bozukluğuna yol açar. Yemek borusu kanseri olan hastalar en çok beslenme bozukluğundan kaybedilir. Bu nedenle hastaların beslenmesine çok dikkat etmesi gerekiyor. Babanıza tedavi sırasında önerilerim şunlar:
■ İçine yumurta, arpa, kıyma, balık gibi besleyici gıdalar eklenmiş çorbalar tüketin.
■ Kilo yapan ama yemek borusunda tahriş oluşturmayacak tatlı meyve sularını tercih edin. Ananas, tatlı kan portakalı, organik elma, kayısı suyu sizin için iyi seçeneklerdir.
■ Meyveleri yoğurdunuza karıştırarak da tüketebilirsiniz.
■ Beta karotenden zengin olan havuç ve domates suyunu her gün birer bardak için. Bu içecekler hem kilo almanızı sağlar hem de bağışıklık sisteminizi güçlendirir.
■ Boswellia bitkisi hapı, bromelain (ananas hapı), E vitamini, selenyum, coriolus versicolor mantarı hapı, shark liver oil (köpek balığı karaciğer yağı kapsülü), turmeric (zerdeçal hapı) gibi besin desteklerinizi doktorunuza danışarak dönüşümlü kullanabilirsiniz.
■ Kara erik, kara kayısı, karadut gibi kuru meyveleri komposto şeklinde tüketebilirsiniz.
■ Her gün 1-2 bıldırcın yumurta yiyin.
■ Günde 1 tatlı kaşığı bal ve 1 çorba kaşığı kara üzüm pekmezini sulandırarak tüketin. Karadut şurubunu unutmayın, her gün 2-3 çorba kaşığı tüketmek ödemi azaltır.
■ Her gün 2-3 kupa zencefil, papatya ve tarçın karışımından hazırlanan çay için. Çayınızın ılık olmasına özen gösterin.
■ Tedavi sırasında ağız yaraları oluşursa diyabetik dondurma yararlı olabilir.
■ Her gün yarım kilo yoğurt ya da ayran tüketin.

Bunu okuyanlar şunları da okudu: